Inbreeding türkçesi Inbreeding nedir

  • İç-melezleme.
  • Aynı soydan çiftleştirme.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Bir bireyin kendi kendini döllemesi ya da kendisiyle çok yakın genotipte olan bir bireyle çaprazlanması.
  • Aynı soydan hayvan veya bitkilerin çiftleştirilmesi.
  • Yakın akraba ilişkisinden çocuk sahibi olma.
  • Kendileşme.
  • Akrabalı yetiştirme.
  • Akrabası ile çiftleştirme.
  • Soy-içi üretme.
  • Melezleme.
  • Aynı ırktan akraba olan bireyler arasında birleştirmeyi öngören saf yetiştirme yöntemi, kan yakınlığı.

Inbreeding ingilizcede ne demek, Inbreeding nerede nasıl kullanılır?

Inbreeding coefficient : Akrabalık derecesini belirten değer. Akrabalı yetiştirme derecesi. Akraba evliliği katsayısı.

Inbreeding depression : Akrabalı yetiştirme boyunca düşük başarımın gözlenmesi, oluşması. Akrabalı yetiştirme depresyonu. Akrabalı yetiştirme baskısı.

Inbreed : Akrabası ile çiftleştirmek. Akrabası ile çiftleşmek. Aynı soydan çiftleşmek. Aynı soydan çiftleştirmek.

Inbreeder : Yakın soyla çiftleşen. Yakın akrabalarla çiftleşen.

Inbreeds : Akrabası ile çiftleştirmek. Aynı soydan çiftleşmek. Akrabası ile çiftleşmek. Aynı soydan çiftleştirmek.

İngilizce Inbreeding Türkçe anlamı, Inbreeding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inbreeding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Line breeding : Aynı soyda olan hayvanların çiftleşmesiyle yapılan yetiştirme biçimi. Hat yetiştirme. Kan yakınlığı.

Mating : Erkek hayvanın dişiyle çiftleşmesi, çiftleştirme. Eşleme. Çiftleşme. Erkek ve dişinin yavru meydana getirmek üzere çiftleşmesi, koitus, koyitus, kopulasyon. Birleşme. Aşım. Çiftleştirme.

Cross breeding : Melez ırk yetiştirme. Birbirinden farklı iki hayvan türünü çiftleştirme. Farklı cinslerden veya türlerden olan iki hayvanı veya bitkiyi melezleme. Çaprazürem.

Backcrossing : Hibritleşme. Saf yapılı iki bireyin birleştirilmesinden elde edilen melez yavrunun ata soyunda yer alan bir ebeveynle tekrar birleştirilmesi. Irk karıştırma. Çaprazlama. Geriye melezleme.

Hybridity : Melezlik.

Pairing : Çiftleşme. Eşlenme. Eşleşen. Özdecik oluşumuna giren ayrı öğeciklerin eksicikilerinden birinin ya da birkaçının çiftler halinde eşlenerek bağlanmayı sağlamaları. Çiftleme. Eşleme.

Engraftment : Türleri karıştırma (tarımda - aşılama, bir bitkinin bir parçasını bir başka bitkiye nakletme). Melezleşme. Yamanma. Hibritleşme.

Ingraftment : Hibritleşme. Melezleşme.

Coupling : Kuplaj. Bağlayan. Eşleme. Kancalama. Bağlama. Eşleşme. Birliktelik. Bileşim. Manşon. Kenetleme.

Hybridization : Hibridizasyon. Katışıklama. Melez olma. Hibridasyon. Hibritleşme. Melezleşme. Melezleştirme. Tek bir özdek yörüngemsilerinin, kırma adı verilen yeni yörüngemsiler oluşturmak üzere doğrusal birleşimi. Açısal devinirlikleri (nicem sayısı) değişik olan öğecik yörüngeçlerinin, özdecik içinde doğrusal bileşip istenen doğrultulara uzanan yörüngeçler yapmaları. Kırmalaşım.

Inbreeding synonyms : sexual union, miscegenations, crossbreeding, backcross, engraftation, hybridisation, hybridizations, union, conjugation, close breeding, miscegenation.