Incensing türkçesi Incensing nedir

Incensing ingilizcede ne demek, Incensing nerede nasıl kullanılır?

Incension : Kundaklama.

Incense : Tütsülemek. Hiddetlendirmek. Pohpohlamak. Tütsü kokusu. Kızdırmak. Yağlama. Alevlendirmek. Öfkelendirmek. Tütsü yakmak. Buhur.

Incensed : Kızgın. Öfkeli. Kızdırılmış.

Incensement : Bıkkınlık. Çileden çıkma. Hiddet. Sinir. Öfke. Kızışma. Kızgınlık.

Incenser : Provoke eden. Harekete geçiren. Kışkırtan kimse. Fitne sokan. Tahrik eden. Ayartan.

Burning incense : Tütsüleme. Birini kötülüklerden arıtma, büyüden kurtarma ya da kimi sayrılıklardan sağaltma amacıyla içinde etkili güç bulunduğuna inanılan otları, yaprakları ateş üzerine atarak yakma, duman çıkarma. Hoş ve güzel ıtırlı bir koku yaratması için yakılan tütsü.

Incendiarism : Kundakçılık. Kışkırtıcılık. Kızıştırma.

Incendiary bomb : Kundak bombası (molotov kokteyli). Yangın bombası.

Incensory : Buhurdan. Buhurluk. Buhar kabı. Tütsü kabı. Tütsülük.

Incenter : İç daire merkezi. İççevrel özek.

İngilizce Incensing Türkçe anlamı, Incensing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incensing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Basted : Erimiş yağ dökmek. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Sopa atmak. Azarlamak. Haşlamak. Yağ sürmek. Dayak atmak. Teyellemek. Paylamak.

Fanned : Tahıl savurmak. Yelpaze şeklinde açılmak. Körüklemek. Yelpazelenmek. Yayılmak. Esmek. Tahrik etmek. Havalandırmak. Hava vermek.

Enkindled : Yakılmış. Tutuşturulmuş. Tutuşturmak. Alevlendirilmiş.

Tacmahack : Kokulu reçine. Kuzey amerika'da bazı ağaçlardan çıkarılan reçineli madde.

Discomfit : Yenmek. Şaşırtmak. Mosmor etmek. Sinir etmek. Bozmak. Mağlup etmek. Mosmor etmek (argo terim). Bozum etmek.

Enrage : Delirtmek. Kudurtmak. Fitillemek. Çok kızdırmak.

Lubricated : Yağlı. Yağlanmış.

Lubricates : Kaygan yapmak. Yağdanlık. Yağlama yapmak. Yağlama. Kayganlaştırmak.

Antagonise : Kışkırtmak. Düşmanlığa sebep olmak. Düşman etmek. Aleyhine çevirmek. Husumete sebep olmak. Husumeti tahrik etmek. Önlemek (ayrıca antagonize). Karşı koymak. Karşı çıkmak.

Multiplicative : Çarpımsal. Multiplikatif. Çarpmayla ilgili. Çarpımlı. Çarpılır.

Incensing synonyms : profit maximizing, profit maximising, excites, lube, fumigates, anger, anointing, fumigating, aeonian, enraging, incenses, augmentative, enkindles, emblazing, kippering, fumigants, bastes, adulating, annoy, fanning, anointed, everlasting, enkindling, adulates, aggravate, permanent, fumigations, acceleratory, antagonizing, oil, progressive, lubricate, impassion.

Incensing zıt anlamlı kelimeler, Incensing kelime anlamı

Decreasing : Azalış. Düşen. Azaltan. Azalan. Küçülen. Mütenakıs. Eksilen. Alçalan.

Impermanent : Geçici. Devam etmeyen. Devamsız. Kalımsız. Kalıcı olmayan. Daimi olmayan. Süreksiz.