Fanned türkçesi Fanned nedir

Fanned ile ilgili cümleler

English: Fanned by the strong wind, the flames spread in all directions.
Turkish: Rüzgarla körüklendiği için, alevler her yöne yayıldı.

English: The wind fanned the flames.
Turkish: Rüzgar alevleri körükledi.

English: He fanned the fire into flame.
Turkish: O ateşi körükledi.

English: Tom fanned himself with his notebook.
Turkish: Tom, dizüstü bilgisayarı ile kendini yelledi.

Fanned ingilizcede ne demek, Fanned nerede nasıl kullanılır?

Fanned by wind : Rüzgar tarafından şişirilen. Rüzgar tarafından ayağa kaldırılan. Rüzgar tarafından savrulan veya havalandırılan.

Fanner : Üfleç. Vantilatör. Havalandırma.

Fanners : Üfleç. Havalandırma. Vantilatör.

Fannie : Kadın ismi.

Fannie lou hamer : (1917-1977) abd'li ortakçı ve insan hakları aktivisti. Mississippi özgürlük demokratik partisi kurucu ortağı.

Fannie mae : Borç veren kimselerden ipotek satın alan ve onları ipotek teminatlı menkul değer olarak yatırımcılara geri teklif eden abd hükümet sözleşmeli şirket ( bankaların devamlı olarak ipotek ödeneği sağladığını garanti eder).

Fan antenna : Yelpaze anten.

 

Fannypack : Kayış benzeri bir kemerle bel çevresine bağlanan küçük çanta veya kese. Bel çantası.

Fanning mill : Tınaz makinesi.

Fan belt : Pervane kayışı. Anadingil kasnağından devinim alarak üfleç, su basacı ve akım üretecini çeviren kayış. Üfleç kayışı. Vantilatör kayışını. Fan kayışı. Vantilatör kayışı.

İngilizce Fanned Türkçe anlamı, Fanned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fanned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

De aerate : Havasını değiştirmek.

Enkindling : Yakma. Alevlendirme. Tutuşturma. Tutuşturmak.

Emblaze : Aydınlatmak. Görsel bilgileri sıkıştırmak için kullanılan teknoloji (internet ortamında ilave bir göz atıcı programa ihtiyaç duyulmadan). Tutuşturmak.

Disturbs : Altüst etmek. Taciz etmek. Huylandırmak. Düşündürmek. Aksatmak. Bozmak. Üzmek. Rahatsız etmek. Huzursuz etmek.

Whiffle : Islık sesi çıkarmak. Üflemek.

Fan : Yelpaze. Hasta. Körük. Tahıl savurma makinesi. Yaba. Serinletmek. Taraftar. Yelvuran.

Egg : Yumurta. Kışkırtmak. Genellikle yuvarlak şekilli, dişi eşey organında mayoz bölünmeleri sonucu teşekkül eden haploit kromozom sayılı, erkek eşey hücresi ile birleşerek zigotu meydana getiren, büyük, hareketsiz, bir hücre. ovum. Teşvik etmek. Damarına basmak. Torpido. Taslak. Yumurta atmak. Dürtmek.

Waken : Farkına varmak. Gözünü açmak. İkaz etmek. Görmesini sağlamak. Anlamak. Uyandırmak. Canlandırmak. Görmek. Uyarmak.

Arborise : Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak (ayrıca arborize). Ağaca benzemek. Ağaç gibi dal şeklinde yayılmak. Dallanmak. Dal budak salmak.

Beam : İşık ışınlarının oluşturduğu demet. Yüzü sevinçle parlamak. Işık demeti. Işın. Parlamak (yüzü). Gözleri parlamak. Işık saçmak. Sinyal vermek. Yatay ağaç.

 

Fanned synonyms : emblazing, abetted, sets, blaze, aerating, breathe, let some fresh air into, winnow, clear the air, ventilate, be rife, flame, embitters, be out at grass, engenders, engender, egging, arborized, enkindles, wake, vented, enkindled, air, instigates, circulate, give tone to, air condition, aired, breathes, disturb, blew, arborizes, excites.

Fanned zıt anlamlı kelimeler, Fanned kelime anlamı

Concentrated : Yoğunlaşan. Konsantre olmuş. Yoğun. Yoğuşuk. Dikkatini vermiş. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çok güçlü. Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek). Derişik. Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan.