Including türkçesi Including nedir
Including ile ilgili cümleler
English: Everyone has the right to rest and leisure, including reasonable limitation of working hours and periodic holidays with pay.
Turkish: Her şahsın dinlenmeye, eğlenmeye, bilhassa çalışma müddetinin makul surette sınırlandırılmasına ve muayyen devrelerde ücretli tatillere hakkı vardır.
English: Everyone has the right to a standard of living adequate for the health and well-being of himself and of his family, including food, clothing, housing and medical care and necessary social services, and the right to security in the event of unemployment, sickness, disability, widowhood, old age or other lack of livelihood in circumstances beyond his control.
Turkish: Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.
English: At this language centre, about 15 international languages are taught, including English.
Turkish: Bu dil öğrenme merkezinde İngilizce dahil 15 uluslararası dil öğretilir.
English: An astute reader should be willing to weigh everything they read, including anonymous sources.
Turkish: Akıllı bir okuyucu, anonim kaynaklar dahil, okudukları her şeyi tartmak için istekli olmalıdır.
English: Ali fooled everybody, including me.
Turkish: Ali ben dahil herkesi aldattı.
Including ingilizcede ne demek, Including nerede nasıl kullanılır?
Structured question including choices : Örümlü yapılı soru. Olanaklı ya da verilebilecek yanıtları kendi içinde ve kendisiyle birlikte sunan yapılı soru.
Water jump including the hurdle : Çit ile su hendeğinden oluşan engel. Hendekli engel.
Includible : İçerilebilir. Kapsama alınabilir.
Include : Katmak. Dahil etmek. Yer vermek. İçermek. Kapsamına almak. İçine almak. Kaplamak. Kapsamak.
Include chapter number : Bölüm numarasıyla. Bölüm numarası ile birlikte.
Include col : Sütun içer.
Include linked files : Bağlantılı dosyaları ekle.
Include formatted text in clipboard : Biçimli metni pano'da bulundur.
Include date : Tarih içer.
Include on page : Sayfaya ekle.
İngilizce Including Türkçe anlamı, Including eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Including ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Enfolding : Çevreleme. Kucaklama. Sarmalama. Çevresini sarma. Sarılma. Katlama. Kaplama. Kuşatma. Kat kat sarma.
Motility : Kendiliğinden hareket edebilme. Hareket edebilme yeteneği, hareket gücü, hareketlilik. Hareketlilik. Motilite.
Containments : Önleme. Tutma.
Inclination : Eğim. Eğilim gösteren hareket. Fizik, uzay alanlarında kullanılır. Yönelim. Yatma. Birdüzlem üzerinde devinen bir gökcismine ilişkin yörünge düzleminin tutulum'a ya da bakış doğrultusuna dik düzleme; ya da belirtilmiş herhangi bir düzleme göre yaptığı açı. Eğinim. Meyil. Eğilme. Bir düzlemin yatayla yaptığı açısının teğetliği (tanjanlı). bir eğrinin türevinim belirli bir noktada aldığı değer.
Motion : El ile işaret etmek. Bir nesnenin konumunun zamana bağlı olarak değişimi; olay çatkısına göre incelenir. İşleme. Önerge. Hareket ettirmek. Hareket. Her türlü değişimi gösteren özdeğin bir varlık biçimi. ötelenme, dönme, titreşim gibi konum değiştirme. Toplumdaki nesne ve olayların temel özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin tümü. Güdü. Çalışma.
Deep down : Kalbinin derinliklerinde. Yüreğinde. Esasında. Beyninin derinliklerinde. Duygularının derinliklerinde. Aslında. Düşüncelerinin derinliklerinde. Bilincinin derinliklerinde. Yüreğinin derinliklerinde.
Inclusions : Kalıntılar. İçine alma. Yabancı madde. Kapanımlar. Dahil etme.
Endon : Endon.
Inclusion : İçleme. Etrafı kapsül, zar benzeri bir yapıyla çevrilme; başka bir şey içine hapsolunma, içine alma veya girme. kalıntı. sitoplazmada depolanmış besin maddeleri, salgı maddeleri ve renk maddelerinden oluşan cansız yapılar. Alınma. İnklüzyon. Dahil etme. Dahil edilme. Derç. Hücre içinde bulunan mikrozom, virüs, pigment granülleri, yağ damlacıkları gibi cisimler.
Nod : Uyuklamak. Kafa sallamak (olumlu anlamda). Kafa sallamak (olumlu). Başını sallamak. Baş sallama. Dikkatsiz davranmak. Baş sallamak. Evet anlamında başını sallamak. Başıyla selam vermek. Başıyle selam vermek.
Including synonyms : deep inside, subsuming, inly, included, containment, in, movement, from within, with the inclusion of, last, containing, involved, subsumption, amongst, terminal, sub, mongst, move, comprising, wraparound, closing, interior, intra, consisting of, bagging, embracing, baggings, encapsulating, stoop, inclusiveness, hence, implication, comprisal.
Including zıt anlamlı kelimeler, Including kelime anlamı
Opening : Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının genişlik durumu bakımından taşıdığı özellik a, e, o, ö, ünlüleri ile ı, i, u, ü ünlüleri açıklık dereceleri birbirinden farklı olan ünlülerdir. bk. genişlik derecesi || bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: ayar/ayar, bayan /bayan, yarın / yarın, dünya / dünya, gafil / gafil, marul / marul, sevda / sevda vb. Açıklık. Açıklık derecesi. Genişlik derecesi. Ünlülerin oluşmasında iki çene arasındaki açıklık, ünlülerin oluşma koşulları bakımından taşıdıkları açık olma özelliği. ünlüleri açıklık bakımından a, e, o, ö, u, ü, ı, i biçiminde sıralamak mümkündür; a ve e ünlüleri açıklık bakımından ı ve i ünlüleri ile aynı sıraya konamaz. bk. ve krş. genişleme, ünlü genişlemesi. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının açıklık bakımından gösterdiği özellik: a ve e ünlülerinin genişlik dereceleri o ve ö, ı ve i ünlülerinden daha fazladır. bir dil sesinin özellikle bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: alfabe/alfābe, ayar/āyar, bayan/bāyan, yarın/yārın, dünya/dünyā, gafil/gāfil, marul/mārul, sevda/sevdā vb. burada ünlülerin kısa veya uzun söylenişlerinde, uzunluktan çok ağız açıklığı söz konusudur.
Protrusive : Dışa çıkık. Protrusif. Fırlak. Pörtlek. Uzantılı. Dışarı çıkan. Çıkıntılı.

Bu kısımda Including kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Including ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Including anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Including ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.