Incomplete türkçesi Incomplete nedir

  • [#kusur Kusurlu].
  • Eksik.
  • Bitmemiş.
  • Noksan.
  • Natamam.
  • Sonuçlanmamış.
  • Tamamlanmamış.
  • Yarım kalan.

Incomplete ile ilgili cümleler

English: I am incomplete.
Turkish: Ben eksiğim.

English: Carbon monoxide is a poisonous substance formed by the incomplete combustion of carbon compounds.
Turkish: Karbon monoksit karbon bileşiklerinin tam yanmamasından oluşan zehirli bir maddedir.

English: It was incomplete.
Turkish: O eksikti.

English: This report seems to be incomplete.
Turkish: Bu rapor eksik gibi görünüyor.

English: This report is incomplete.
Turkish: Bu rapor eksik.

Incomplete ingilizcede ne demek, Incomplete nerede nasıl kullanılır?

Incomplete abortion : İnkomplet abortus.

Incomplete block design : Tamamlanmamış blok tasarımı. Tamamlanmamış blok deseni.

Incomplete dominance : Alel genlerden birinin etkisi, diğerini tam olarak önleyemediği zaman ortaya çıkan baskınlık durumu. sığırlarda siyah renk beyaza eksik başları olduğu için siyah x beyaz melezlerinde vücut siyah, fakat kuyruk ucu, karın ve alında beyaz lekeler bulunur. Eksik baskınlık.

Incomplete fracture : Tam olmayan kırık. Kırılan kemiğin yerden tam olarak ayrılmadığı kırık tipi, inkomplet kırık. İnkomplet kırık.

Incomplete gamma function : Eksik gama fonksiyonu. Tamamlanmamış gama fonksiyonu.

 

Incompletely : Tamamlanmadan. Yarım yamalak. Eksik olarak.

Incomplete linkage : Kısmi bağlantı. Aynı kromozom üzerinde bulunan ve krosingover ile rekombinasyona giren genler.

Incomplete program : Tamamlanmamış bağdarlama. Tamamlanmamış program.

Incomplete information : Eksik bilgi. İktisadi karar birimlerinin karar alırken bazı özel bilgilere ulaşamamaları durumu. krş. tam bilgi, bakışımsız bilgi.

Incomplete moment : Tamamlanmamış moment.

İngilizce Incomplete Türkçe anlamı, Incomplete eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incomplete ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Faulty : Sakat. Kabahatli. Defolu. Özürlü. Hatalı. Arızalı. Bozuk. Çürük.

Absented : Bulunmayan. Gaip. Namevcut. Yok (mevcut olmama). Dalgın. Devamsız. Bulunmayan (kişi) (orada artık). Bulunmamak. Yoklamada bulunmayan.

Inaccurate : Hatalı. Doğru olmayan. Yanlış.

Interrupted : Kesintili. Kesintiye uğramış. Yarıda kesilmiş. Aksak. Sözü kesilen. Kesilmiş. Kesilen. Kesik.

At fault : Yanlış. Kabahatli. Yanılmış. Şaşırmış. Hatalı. Doğru değil.

Deficient : Güdük. Zayıf. Yetersiz. Açık. Eksik kalan. Gerekli olan. Kifayetsiz. Gerekli.

Defective : Yetersiz. Özürlü. Sakat, noksan, kusurlu, hatalı, eksik. Arızalı. Kalık. Sakat.

Unaccomplished : Beceriksiz. Hünersiz. Yapılmamış.

Fractional : Kesirlere ait. Kesirli. Önemsiz. Cüzi. Çok küçük. Küçücük. Kademeli. Çok ufak. Kısmi. Azıcık.

Minus : Negatif. -den küçük. Çıktı. Çıkarsa. Eksi işareti. Aşağı. Çıkarma işareti. -den aşağı.

Incomplete synonyms : uncomplete, unelaborated, outstanding, pendant, imperfective, deficiency, defects, culpable, defect, impairment, sketchy, pendent, abortive, pendents, deficit, rudimentary, unachieved, broken, lacunal, missing, amiss, deficiencies, fragmental, partial, imperfects, inadequate, completeness, gappy, blameworthy, absent, short coming, crude, uncompleted.

 

Incomplete zıt anlamlı kelimeler, Incomplete kelime anlamı

Incompleteness : Tam olmama durumu. Eksiklik. Noksanlık. Noksan olma durumu. Eksik. Kusurluluk. Mükemmel olmama durumu. Bozukluk.

Whole : Yarasız beresiz. Tüm. Toplu. İyi. Tam. Sağlıklı. Sağlığı yerinde. Toplam. Tek parça. Bitev.

Complete : İyice. Bitev. Tam. Tamamı. Tekmillemek. Mükemmel. Tamamlamak. Yerine getirmek. Bitmiş. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır.

Incomplete antonyms : finished.

Incomplete ingilizce tanımı, definition of Incomplete

Incomplete kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Imperfect. Not having all its parts, or not having them all adjusted. Not complete. Defective. Not filled up. Not finished.