Inconstant türkçesi Inconstant nedir

Inconstant ingilizcede ne demek, Inconstant nerede nasıl kullanılır?

Inconstantly : Değişken bir şekilde. Vefasızca. Kararsız bir şekilde. Kaypak bir şekilde. Oynak bir şekilde. Kararsızca. Değişerek.

Inconstancy : Sabit olmama. Değişkenlik. Kararsızlık. Sadakatsizlik. Döneklik.

Inconscious : Bilinçdışı. İnsan ruhunun, baskı altında tutulan isteklerle bunlara bağlı düşüncelerden oluşan ve bilince ulaşamayan bölümü. bilinçten yoksun olan ya da henüz bilincine erişilmemiş olan.

Inconsciousness : Bilinçdışı. İnsan ruhunun, baskı altında tutulan isteklerle bunlara bağlı düşüncelerden oluşan ve bilince ulaşamayan bölümü. bilinçten yoksun olan ya da henüz bilincine erişilmemiş olan.

Inconsequence : Mantıksızlık. Birbirini tutmama. Tutarsızlık.

Inconsiderable : Dikkate değmez. Önemsiz. Az. Ufak. Küçük.

Inconsequential : Alakasız. Önemsiz. Tutarsız. Yersiz. Sonuçsuz. Mantıklı bir sonuca varmayan. Konu dışı. İncir çekirdeğini doldurmaz. Mantıksız.

Inconsequent : Mantıksız. Alakasız. Birbirini tutmayan. Tutarsız. Konu dışı. Önemsiz.

Inconsiderateness : Nezaketsizlik. Anlayışsızlık. İzansızlık. Densizlik. Saygısızlık. Düşüncesizlik. Tedbirsizlik.

 

Inconsiderate : Nezaketsiz. Düşüncesiz. İhtiyatsız. Tedbirsiz. Bencil. İzansız. Anlayışsız. Başkalarını düşünmez. Saygısız. Münasebetsiz.

İngilizce Inconstant Türkçe anlamı, Inconstant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inconstant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Off balance : Dengede olmayan. Hazırlıksız (yakalanmış).

Momentary : Bir anlık. Süreksiz. Geçici. Sadece bir an devam eden. Sürekli olmayan. Bir an süren. Anlık. Çok az süren.

Amphoter : Amfoter. Asitli ortamda baz, bazlı ortamda asit özelliği gösteren kimyasal bileşikler. örn. aminoasitler. Asitli-bazlı.

Choppy : (deniz) çırpıntılı. İstikrarsız. Değişen. Tutarsız. Yön değiştiren (rüzgar). Çırpıntılı. Durmadan yön değiştiren. Dalgalı. (rüzgar) değişken.

Nonstable : Sarsılabilir. Sağlam olmayan. Kararlı olmayan. Dengesiz. Dengeli olmayan. İstikrarsız.

Ambivalent : Çelişik duygular taşıyan. Çelişik duygu taşıyan. İkircikli. Birbirine zıt hisleri olan. Karışık hisleri olan. Duyguları çelişen. Karışık duygular besleyen. Zıt duygu taşıyan.

Whimsey : Kaprisli. Kapris. Heves. Geçici istek. Acayip fikirli.

False hearted : Hain.

Excursive : Gelişigüzel. Konudan sapan. Düzensiz. Dolaşan.

Inconstant synonyms : astable, snatchy, apostates, absented, constancy, hollow hearted, amphoteric, changeful, deserter, stability, capricious, hollowhearted, chinless, double minded, absents, astatic, instable, erring, unsteadier, desultorious, discursive, flyaway, baffling, flukier, temperamental, unfaithful, fickle, errant, alterants, insincere, blow hot and cold, flukey, discontinuous.

 

Inconstant zıt anlamlı kelimeler, Inconstant kelime anlamı

Constant : Bir denklem, fiziksel yasa vb. bulunup, değeri değişmeyen sayı ya da simge. Israrlı. Sebatkar. Dursayı. Aralıksız. Metin. Sabit şey. Durgan. Değişmez. Bilgisayar, ekonomi, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Faithful : Doğru. Vefakar. Güvenilir. Aslına uygun. Dürüst. Dinine bağlı. Yanlışsız. Mümin. İmanlı. Güven veren.

Inconstancy : Döneklik. Sabit olmama. Değişkenlik. Sadakatsizlik. Kararsızlık.

Inconstant antonyms : invariable, nonvolatile, stable, unchangeable.

Inconstant ingilizce tanımı, definition of Inconstant

Inconstant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fickle. Not firm. Not stable or uniform. Subject to change of character, appearance, opinion, inclination, or purpose, etc. Unsteady. As, inconstant in love or friendship. Changeable. Said of persons or things. Not constant. Variable.