Momentary türkçesi Momentary nedir

Momentary ile ilgili cümleler

English: That thought was momentary.
Turkish: Bir anlığınaydı o düşünce.

Momentary ingilizcede ne demek, Momentary nerede nasıl kullanılır?

Momentary contact : Anlık kontak.

Momentarily : Çok kısa süren. Anlık olarak. Anlık. Geçici olarak. Bir anlık. Bir an için. Kısaca.

Momentariness : Geçicilik.

Momentaneous : Bir süreliğine. Kısa süren. Geçici.

Equimomental : Eşit atalet momentlerine sahip olan iki veya daha fazla cisim.

Just a moment ago : Demin. Demincek.

Ahn schmidt moment condition : Ahn-schmidt moment koşulu.

Moment of truth : Kritik an. Kader anı. Büyük an. Boğanın öldürüldüğü an. Önemli karar anı. Karar anı.

Conditional moment restriction : Koşullu moment kısıtlaması.

Moment of inertia : Bir cismin, açısal hızlanmaya kanşı gösterdiği eylemsizliğin ölçüsü; devinen cismin her parçasının kütlesinin, parçaların dönme eksenine olan uzaklıklarının üstikilleriyle çarpımı toplamına eşittir. Atalet momenti. Fizik, uzay alanlarında kullanılır. Eylemsizlik momenti. Kütlesi m olan bir cismin r uzaklığındaki bir eksen çevresinde dönmesi halinde ı = m r² niceliği. Eylemsizlik anı. Eylemsizlik döngüsü.

 

İngilizce Momentary Türkçe anlamı, Momentary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Momentary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deciduous : Yaprağını döken. Her yıl yapraklar dökülen. Dökülen. Kışın yapraklarını döken bitki. Yaprak döken. Belli dönemlerde dökülen. Belirli mevsimlerde dökülen. Kışın yapraklarını döken. Kışın yaprak döken.

Fugitive : Gidici. Kısa ömürlü. Muhacir. Uçan. Tutulmaz. Firari. Mülteci. Anımsanması güç. Kaçan.

Contagious : Doğrudan veya temas yoluyla bulaşan, kontajiyöz. Salgın. Bulaşıcı hastalığı bulunan. İnsanlar veya hayvanlar arasında taşınabilen hastalıklar için kullanılan terim. Zehirli. Kontajiyöz. Hastalık bulaştıran (insan). Yayılan.

Absents : Dalgın. Bulunmayan. Gaip. Yoklamada bulunmayan. Namevcut. Yok (mevcut olmama). Bulunmamak. Eksik. Bulunmayan (kişi) (orada artık).

Fleetingly : Hızlıca. Geçici bir şekilde. Bir an için. Kısaca.

Spasmodic : Süreksiz olan. Kopuk kopuk. Düzensiz. Spazmodik. Kasılma ile ilgili. İstikrarsız. Daldan dala konan. Spazmı andıran. Aralıklı.

Immediate : Hazır. Şu an ki. Hemen ardından gelen. Doğrudan. Çabuk. En yakın. Acil. Araçsız. Hemen.

Transient : Kısa süreli konuk. Kısa bir süre kalan. Fani. Kısa süreli. Çabuk gelip geçen kimse. Çabuk geçen. Kısa bir süre kalan kimse. Ölümlü. Gelip geçici.

Intellects : İdrak kabiliyeti. Zihin gücü. Zeki kimse. Müdrike. Akıllı kimse. Akıl sahibi. İntelekt. Zeka. Akıl.

Momentary synonyms : tricentenary, episodic, fleeting, day fly, fugacious, transitory, tricentennial, discontinuous, inconstant, momently, accidental, irregular, ad interim, short, curable, absentee, extrinsic, absenting, snatchy, tricentennials, impermanent, absented, fading, absent, nonpermanent, casual, transiently, instantaneous, intermittent, momentarily, adhoc, ad hoc, intellect.

 

Momentary zıt anlamlı kelimeler, Momentary kelime anlamı

Long : Arzu etmek. Gözlemek. Can atmak. İstemek. Özlemek. Özlemini çekmek. Uzun. Hasret kalmak. Susamak. Hasretini çekmek.

Momentary ingilizce tanımı, definition of Momentary

Momentary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Continuing only a moment. Done in a moment. As, a momentary pang. Lasting a very short time.