Momentaneous türkçesi Momentaneous nedir

İngilizce Momentaneous Türkçe anlamı, Momentaneous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Momentaneous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fleetings : Çabuk geçen. Kısa süreli. (zaman) kısa. Kısa. Uçup giden. Fani. Anlık.

Deciduous : Her yıl yapraklar dökülen. Yaprağını döken. Belli dönemlerde dökülen. Yaprak döken. Kışın yapraklarını döken bitki. Kışın yaprak döken. Dökülen. Kışın yapraklarını döken. Belirli mevsimlerde dökülen.

Extrinsic : Dışarıdan. Esaslı olmayan. Dış. Dış kaynaktan. Dışarda. bir organ ya da bir parçasının içinde olmayan kas. 3.hücre zarının dışında ya da kısmen dışarı doğru bulunan proteinler. periferal proteinler. Yabancı. Dıştan gelen. Dış güdümlü.

Casual : Kaçamak. Tesadüfen olan. Dizgeli bir işlemin ürünü olmayan ya da bir kurala bağlı olmadığı için oluşumu ya da sonucu önceden kestirilemeyen. Yoksul kimse. Üstünkörü. Gayriresmi. İlgisiz. Rasgele. Gündelik giysi. Geçici işçi.

Contagious : (hastalık) temasla geçen. Bulaşıcı. İnsanlar veya hayvanlar arasında taşınabilen hastalıklar için kullanılan terim. Hastalık bulaştıran (insan). Kontajiyöz. Mikroplu. Doğrudan veya temas yoluyla bulaşan, kontajiyöz. Hastalık bulaştıran. Salgın.

 

Caducous : Hükümsüz. Kadük. Gelişimin erken aşamalarında düşme (biyoloji terimi).

Fugitive : Kısa ömürlü. Kaçak kimse. Muhacir. Kaçan. Anımsanması güç. Uzun sürmeyen. Firari. Tutulmaz. Gidici.

Ephemerae : Eski olan her şey. Kısa süreli. Efemera. Ömrü kısa olan. Sadece bir gün süren.

Fleeting : Uçup giden. (zaman) kısa. Anlık. Kısa. Kısacık. Çabuk geçen. Kısa süreli. Fani.

For a while : Bir süre için. Kısa bir süre için. Kısa bir süre. Kısa süreliğine. Bir süre. Bir süredir.

Momentaneous synonyms : short, momentary, caducity, ad hoc, curable, short winded, caduceus, band aid, ephemeral, accidental, fading, for a season, ad interim, day fly, passing.

Momentaneous zıt anlamlı kelimeler, Momentaneous kelime anlamı

Long : Hasret kalmak. Hasretini çekmek. İstemek. Can atmak. Arzu etmek. Özlemini çekmek. Susamak. Hasret olmak. Gözlemek. Uzun.

Momentaneous ingilizce tanımı, definition of Momentaneous

Momentaneous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Momentary.