Incus türkçesi Incus nedir

  • İnkus.
  • Örskemiği.
  • Örs.
  • Ortakulakta örse benzeyen kemik.
  • Örs kemiği.
  • Orta kulakta çekiç kemiği ve üzengi kemiği ile birlikte bulunan örs biçimindeki üçüncü küçük kemik.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Enklum.
  • Orta kulakta membrana timpaniyi iç kulağa bağlayan kemikçiklerden biri.
  • Örs, örs kemiği.

Incus ile ilgili cümleler

English: Why are so many pincushions made to like a tomato?
Turkish: Neden bunca iğnedenlik domates biçiminde yapılıyor?

English: Jale’s cat is so sweet that I really don’t mind him curling up in my lap, but the way he insists on kneading my legs with his claws makes me feel like a pincushion.
Turkish: Jale'nin kedisi o kadar tatlı ki onun kucağımda kıvrılıp yatmasını gerçekten umursamıyorum fakat pençeleriyle bacaklarımı ovmakta ısrar etme tarzı bana iğne yastığı gibi hissettiriyor.

Incus ingilizcede ne demek, Incus nerede nasıl kullanılır?

Incuse : Para damgalamak. Damgalamak. Para damgalama. Damgalama.

Pincushion : İğne yastığı. İğnelik. İğnedenlik.

Pincushion distortion : Yastık sapması. Bir dördülün köşelerinin dışarıya doğru uzanır, kenarları içbükey durum alması biçiminde ortaya çıkan mercek kusuru. Yastık biçiminde bozunum. Yastık distorsiyonu. İçbükey bozulma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İğnedenlik çarpıtımı.

 

Pincushions : İğnelik. İğne yastığı. İğnedenlik.

Incubate : Civciv çıkarmak. Kuluçkaya yatırmak. Kafasında plan kurmak. Kafasında kurmak. Tasarlamak. Kuluçkaya yatmak. İnkübe etmek. Üretmek.

Incubational : Kuluçkaya yatma ile ilgili. Kuluçkalama sürecine özgü. İnkübasyonla ilgili. Kuluçkalayan. Kuluçkalama ile ilgili.

Incubation channel : Mersin balığı gibi balıkların yumurtalarının kuluçkalanmasında kullanılan, su yatağında oluşturulmuş, yumurta bırakmaya elverişli yapay kanallar. Kuluçka kanalı.

Incubation : Kuluçka işlemi. Civciv çıkarma. Kuluçka. İnkübasyon. Kuluçka dönemi. Enkübasyon. Hastalık etkeninin vücuda girişiyle hastalık belirtilerinin meydana çıkışı arasında patojen mikroorganizmanın vücutta gelişimi. mikropların kültür ortamında gelişmesi. canlı doku parçasının kültür ortamında geliştirilmesi. bir kuş embriyosunun, yumurta içerisinde belli bir sıcaklıkta ve belli bir sürede gelişme dönemi. Mikroorganizmaların belirli sıcaklıkta tutularak gelişmesini sağlama işlemi. Tasarlama.

Incubates : Civciv çıkarmak. Üretmek. Kuluçkaya yatırmak. Kuluçkaya yatmak. İnkübe etmek. Kafasında kurmak. Kafasında plan kurmak. Tasarlamak.

Incubation period : İnkübasyon periyodu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kuluçka devri. Kuluçka evresi. Oluşma periyodu. Hastalık yapan virüs, bakteri ya da diğer etkenlerin bulaşması ile arazların görülmesi arasında geçen süre. döllenmeden itibaren embriyonun çıkışına kadar geçen yumurta evresi. inkübasyon periyodu. İnkübasyon dönemi. Bir mikroorganizmanın gelişmesini tamamlaması için belirli sıcaklık ve belirli atmosfer ortamında tutulma süresi. kuluçkada yumurtaların çıkması için gerekli süre. Bir mikrobiyal etkenin vücuda girmesiyle bu etkene özgü belirtilerin canlıda görülmeye başladığı zaman dilimi arasında geçen süre, inkübasyon dönemi. Kuluçka dönemi.

 

İngilizce Incus Türkçe anlamı, Incus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anviling : Altlık. Kulaktaki örs kemiği. Anvil.

Tympanum : Bir çeşit büyüf tef. Ortakulak. Orta kulak. Kulak zarı. Orta kulağı oluşturan davul şeklindeki boşluk. böceklerin işitme organı; timpanal organ. kazların boynundaki şişebilen hava kesesi. bazı yosunlarda kapsülü kapayan zar. Alın (kapı vb.). Baskı plakı. Timpanum. Baskı plağı.

Anvils : Kulaktaki örs kemiği. Anvil. Altlık.

Anvil : Altlık. Kulaktaki örs kemiği.

Tympanic cavity : Timpan oyuğu. Kulakta bir taraftan kulak zarı, diğer taraftan iç kulak kemik duvarı ile çevrili, östaki borusuyla yutağa bağlanan boşluk. içinde işitme kemikçikleri denen üç küçük kemik (çekiç, örs ve üzengi kemikleri) iki taraf arasında uzanarak ses titreşimlerinin kulak zarından iç kulağa iletilmesini sağlar. oval ve yuvarlak pencere ile iç kulağa bağlanır. Ortakulak. Orta kulağı oluşturan davul şeklindeki boşluk. böceklerin işitme organı; timpanal organ. kazların boynundaki şişebilen hava kesesi. bazı yosunlarda kapsülü kapayan zar. Timpanum. Orta kulak.

Middle ear : Ortakulak. Kulakta bir taraftan kulak zarı, diğer taraftan iç kulak kemik duvarı ile çevrili, östaki borusuyla yutağa bağlanan boşluk. içinde işitme kemikçikleri denen üç küçük kemik (çekiç, örs ve üzengi kemikleri) iki taraf arasında uzanarak ses titreşimlerinin kulak zarından iç kulağa iletilmesini sağlar. oval ve yuvarlak pencere ile iç kulağa bağlanır. Orta kulak.

Incus synonyms : auditory ossicle, stithy.

Incus ingilizce tanımı, definition of Incus

Incus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An anvil.