Incuse türkçesi Incuse nedir
- [#damga Damgalama].
- Damgalamak.
- Para damgalama.
- Para damgalamak.
Incuse ingilizcede ne demek, Incuse nerede nasıl kullanılır?
Incus : Enklum. Ortakulakta örse benzeyen kemik. Örskemiği. Orta kulakta membrana timpaniyi iç kulağa bağlayan kemikçiklerden biri. Örs. Orta kulakta çekiç kemiği ve üzengi kemiği ile birlikte bulunan örs biçimindeki üçüncü küçük kemik. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Örs, örs kemiği. İnkus. Örs kemiği.
Pincushion : İğnelik. İğne yastığı. İğnedenlik.
Pincushion distortion : Yastık distorsiyonu. İçbükey bozulma. Bir dördülün köşelerinin dışarıya doğru uzanır, kenarları içbükey durum alması biçiminde ortaya çıkan mercek kusuru. Yastık biçiminde bozunum. Yastık sapması. İğnedenlik çarpıtımı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Pincushions : İğne yastığı. İğnedenlik. İğnelik.
Incubate : Üretmek. İnkübe etmek. Kafasında kurmak. Kuluçkaya yatmak. Kafasında plan kurmak. Civciv çıkarmak. Kuluçkaya yatırmak. Tasarlamak.
Incubation period : Bir mikroorganizmanın gelişmesini tamamlaması için belirli sıcaklık ve belirli atmosfer ortamında tutulma süresi. kuluçkada yumurtaların çıkması için gerekli süre. Oluşma periyodu. İnkübasyon periyodu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hastalık yapan virüs, bakteri ya da diğer etkenlerin bulaşması ile arazların görülmesi arasında geçen süre. döllenmeden itibaren embriyonun çıkışına kadar geçen yumurta evresi. inkübasyon periyodu. İnkübasyon süresi. Kuluçka dönemi. Kuluçka süresi. İnkübasyon dönemi. Bir mikrobiyal etkenin vücuda girmesiyle bu etkene özgü belirtilerin canlıda görülmeye başladığı zaman dilimi arasında geçen süre, inkübasyon dönemi.
Incubations : Enkübasyon. Kuluçka dönemi. Civciv çıkarma. Kuluçka. İnkübasyon. Tasarlama. Kuluçkaya yatma.
Incubated : Kuluçkaya yatmak. İnkübe. Üretmek. Kuluçkaya yatırmak. Tasarlamak. Civciv çıkarmak. Kuluçkalanmış. Kafasında kurmak.
Incubation channel : Kuluçka kanalı. Mersin balığı gibi balıkların yumurtalarının kuluçkalanmasında kullanılan, su yatağında oluşturulmuş, yumurta bırakmaya elverişli yapay kanallar.
Incubation : Civciv çıkarma. Hastalık etkeninin vücuda girişiyle hastalık belirtilerinin meydana çıkışı arasında patojen mikroorganizmanın vücutta gelişimi. mikroorganizmaların besi yerlerinde üretilmesi canlı doku parçasının besi yerinde geliştirilmesi. Mikroorganizmaların belirli sıcaklıkta tutularak gelişmesini sağlama işlemi. Kuluçka dönemi. Tasarlama. Kuluçka. Kuluçkaya yatma. Hastalık etkeninin vücuda girişiyle hastalık belirtilerinin meydana çıkışı arasında patojen mikroorganizmanın vücutta gelişimi. mikropların kültür ortamında gelişmesi. canlı doku parçasının kültür ortamında geliştirilmesi. bir kuş embriyosunun, yumurta içerisinde belli bir sıcaklıkta ve belli bir sürede gelişme dönemi. Kuluçka işlemi.
İngilizce Incuse Türkçe anlamı, Incuse eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Incuse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Impresses : Kamulaştırmak. Aklına sokmak. Zorla askere almak. Sıkıştırmak. Hayran bırakmak. Göz doldurmak. Etkilemek. El koymak. Basmak.
Cover : Bastırmak. Üzerini kapatmak. Güvence. Sakınmalık. Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek. yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi. göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması, örnek : eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa, o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa oyuncu lambayı gövdesiyle görüşe kapayıp yakar gibi yapar. Yetmek. İçermek. Karşılık. Üstünü kapatmak. Örtmek.
Sealing : Ölçülerin ayarı. Mühürleme. Su izolasyonu. Tıkama. Conta. Kapama. Aynı anda açılan kapalı zarf teklifi. Kapatma.
Stamps : Damgalar. Onaylamak. Pullamak. Tepinmek. Çiğnemek. Etiketlemek. Ezmek. Mühürlemek. İşlemek.
Stampings : Kalıpta kabartma. Kabartma basma. Basma. Kalıptan dövme. Pullama. Derin çekme. Pres etme. Markalama.
Reckon : Hesaba katmak. Sanmak. Gözüyle bakmak. Saymak. Tahmin etmek. Tutmak. ...gözüyle bakmak. Hesap etmek. Hesaplamak. Hükmetmek.
Coining : Madeni para basma eylemi. Metali madeni paraya dönüştürme. Darp etme. Darplama. Pullama. Para basımı. Kabartma baskı. Yeni kelime veya ifade icat etme. Para basma.
Stigmatise : Dağlamak. Belirli bir şeyin damgasını vurmak. Yaftalamak. Lekelemek. Küçük düşürmek. Kınamak. Belirli bir şekilde damgalamak.
Count : Sayılmak. Dava maddesi. Değeri olmak. Kont. Sayı. Kapsamak. Hesap. Varsaymak. Göz önünde tutmak.
Watermarking : Su işaret koymak. Soğuk damgalama. Filigran basma. Su ile işaretleme.
Incuse synonyms : comprise, inhere in, incorporate, brands, impressing, consider, bear, hold, prints, embrace, regard, seals, involve, carry, stamping, mark, contain, comprehend, impress, stigmatization, subsume, have, feature, attach to, stigmatisation, encompass, colligate, view, stamp, print, see, seal, brand.
Incuse zıt anlamlı kelimeler, Incuse kelime anlamı
Exclude : Dışarıda bırakmak. Hariç tutmak. Önlemek. Dahil etmemek. Saymamak. Dışlamak. Kovmak. İçeri almamak. Hesaba katmamak. Kapsamdan çıkarmak.
Lack : Olmamak. Yoksun kalmak. Eksiklik. İhtiyacı olmak. -e sahip olmamak. -den yoksun olmak. -sizlik. Olmayış. Yokluk. Eksik olmak.
Incuse ingilizce tanımı, definition of Incuse
Incuse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To form, or mold, by striking or stamping, as a coin or medal. Cut or stamped in, or hollowed out by engraving.

Bu kısımda Incuse kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Incuse ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Incuse anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Incuse ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.