Indows türkçesi Indows nedir
- Bağışta bulunmak.
- Bağışlamak.
Indows ile ilgili cümleler
English: Ali closed all the windows.
Turkish: Ali tüm pencereleri kapattı.
English: Ali asked me if he could close the windows.
Turkish: Ali pencereleri kapatabilip kapatamayacağını sordu.
English: Ali advised Mary not to leave her windows open at night.
Turkish: Ali Mary'ye pencereleri gece açık bırakmamasını tavsiye etti.
English: Ali did a really good job cleaning the windows.
Turkish: Ali pencereleri temizleyerek iyi bir iş yaptı.
English: Ali asked Mary to help him reinstall Windows.
Turkish: Ali Mary'den Windows'u yeniden yüklemesi için ona yardımcı olmasını rica etti.
Indows ingilizcede ne demek, Indows nerede nasıl kullanılır?
Abstract windows toolkit : Awt (bilgisayar). Java uygulamalarına tüm platformlarda yekpare bir görüntü veren java program arayüzler seti.
Arrange minimized windows : Simgeleşen pencereleri yerleştir.
Arrange windows : Pencereleri yerleştir.
Arranging windows : Pencereleri yerleştirme. Pencereleri düzenleme.
Avi video for windows : Avı windows için video biçimi.
Bcwipe windows : Bilgisayar dosyalarını dönüşü olamayacak şekilde silen program (diskteki diğer sembollerin silinmekte olduğu alan). Bcsilme windows.
Flying windows : Uçan pencereler.
Export word for windows merge : Window için word birleşimi ver.
Commands for arranging windows : Pencereleri yerleştirme komutları.
Cascade windows : Pencereleri basamakla.
İngilizce Indows Türkçe anlamı, Indows eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Indows ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Contributed : Katkıda bulunmak. Payı olmak. Vermek. Katılmak. Yazı vermek.
Case : Kutu. Neden. Adın cümle içinde bulunduğu dil bilgisi şekli; yalın veya eklerle genişletilmiş olarak aldığı geçici durum. türkçede adlar yalın, yükleme, ilgi, bulunma, yönelme, çıkma ve vasıta durumlarına girerler: || yalın durum kapı (kapı kırıldı). || yükleme durumu kapıyı (kapı+y+ı çaldı). || ilgi durumu kapının (kapı+nın kolu). || yönelme durumu kapıya (kapı+y+a gitti). || bulunma durumu kapıda (kapı+da kaldı). || çıkma durumu kapıdan (kapı+dan döndü). || vasıta durumu kapıyla (kapı+y+la kolu, çocuk+la annesi) vb. || ad durumu ekleri, yukarıda belirtilen temel görevleri dışında daha başka bazı işlevler ile de kullanılır: sen+den küçük, su+dan cevap vb. türkçenin tarihi dönemlerinde eşitlik (equativus: +ça); yön gösterme (direktivus: +garu) ve vasıta (instrumentalis: +(ı)n/+(u)n durumları, belirtilen özel eklerle karşılanırdı. bugün bu durum ekleri türkiye türkçesinde yerlerini edatlara bırakmıştır. eatde uçın>üçin edatı da sıklıkla ekleşerek + çun/+çün sebep gösterme ekine dönüşmüştür. buna bk. Dava. Görüş. Vaka. Örnekolay. Hal. Sokmak. Eğitim, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Window lock : Cam kilidi. Pencere kilidi.
Rose window : Gülbezek. Gül pencere. Gülpencere. Renkli camlarla süslü yuvarlak pencere. Rengarenk camlı yuvarlak pencere.
Kick in : Payına düşeni ödemek. Para verme. (yorgunluk vb) çökmek. (uyuşturucu vb.) etkisini göstermek. Tekme atmak. Sonuç vermeye başlamak. (hap vs.) patlamak. Etkisini göstermek.
Condones : Onamak. Kusura bakmamak. Affetmek. Örtmek. Görmezlikten gelmek. Göz yummak. Telafi etmek. Hoş görmek. Tasvip etmek.
Donated : Bağışlanmış. Vermek. Hibe edilmiş. Bağış olarak verilen. Hediye etmek.
Windowpane : Pencere camı.
Bay window : Cumba penceresi. Göbek. Çıkma pencere. Cumba.
Sliding window : Sürme pencere. Sürgülü cam. Sürgülü pencere. Kayar cam.
Indows synonyms : louvered window, passenger vehicle, motorcoach, pivoting window, double hung window, storm sash, indow, pane, machine, absolved, charabanc, bestowed, mullion, car window, concedes, endows, pane of glass, endow with, bus, contributes, fanlight, jalousie, condoned, shopwindow, motorbus, oeil de boeuf, building, framework, dormer, coach, bestow, motorcar, absolves.
Indows zıt anlamlı kelimeler, Indows kelime anlamı
Disable : Yasal olarak ehliyetsiz kılmak. Yeteneksiz kılmak. Sakatlamak. Yetkisini almak. Hizmet dışı bırakmak. Alıkoymak. Ehliyetini almak. Pasifleştirme. Seçilemez kılmak.
Outdoor : Bina dışı. Açık hava. Dışarıda. Açık havada. Açıkhava. Dış mekan. Açık. Dış. Yapı dışı. Ev dışında.
Exterior : Gösteriş. Dış kaynaklı. Dışyüz. Dış görünüş. Harici. Dış. Zahiri. Hariç. Dış taraf. Dışardan gelen.

Bu kısımda Indows kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Indows ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Indows anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Indows ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.