Industrial goods türkçesi Industrial goods nedir

  • Sanayi malları.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Sanayi ürünleri.
  • Sınai mallar.
  • İşletmeler tarafından üretimde girdi olarak kullanılmak ve/veya hanehalkları tarafından sonul mal olarak tüketilmek üzere sanayi kesiminde üretilen mallar.

Industrial goods ingilizcede ne demek, Industrial goods nerede nasıl kullanılır?

Industrial : Sınai. İşleyimsel. Endüstriyel. Sanayi. Endüstri. Sanayici. Sanayisel.

Goods : İyi mallar. Yük. Ayniyat. Gümrük sınırından geçirilen her türlü canlı, cansız nesne ve değer. Gümrük mevzuatı kapsamında anılan her türlü madde. Doyumsuzluk varsayımının geçerli olduğu, diğer bir deyişle daha çok malın daha azına tercih edildiği mallar. İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne. geniş anlamda, insan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılayan mal ve hizmetler. bk. eşya. Mal mülk. Meta. Mal.

Industrial accident : Bazı durumlarda güvenceliyi hemen ya da sonradan beden ya da ruhça sakatlığa uğratan olay. Endüstriyel kaza. İş kazası. Endüstri iş kazası.

Industrial action : İşi yavaşlatma. Grev.

Industrial alcohol : Sanayi alkolü. Endüstriyel amaçlar için uygun olan alkol (içmek için değil). Endüstriyel alkol.

Industrial area : Bir kent, bölge ya da ülkede işleyim çalışmalarının en yaygın etkinlik biçimi olduğu alan. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Sanayi alanı. Sanayi bölgesi. Endüstri alanı. Bir yerleşim biriminde üretim tesislerinin toplandığı bölge. İşleyim bölgesi.

 

İngilizce Industrial goods Türkçe anlamı, Industrial goods eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Industrial goods ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Industrial goods synonyms : ability rent, a shift in supply, abnormal budget receipts, ability to pay approach, manufactured goods, a pass through certificate, a shift in demand.