Infectious dose 50 türkçesi Infectious dose 50 nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Patojen etkenin, bir deney grubunun % 50’sini enfekte etmesi için gerekli olan dozu, ıd50, ortalama enfeksiyon dozu.
  • Enfeksiyöz doz 50.

Infectious dose 50 ingilizcede ne demek, Infectious dose 50 nerede nasıl kullanılır?

Infectious : Bulaşıcı. İntani. Atların bulaşıcı anemisi. Enfeksiyonun neden olduğu, enfeksiyon yapan, enfeksiyöz hastalık oluşturucu, infeksiyöz. Enfeksiyöz. Geçici. Bir canlıdan diğer bir canlıya kolayca geçebilen, bulaşıcı. enfeksiyon yapan, bulaşıcı hastalık meydana getirici. Enfeksiyöz at anemisi. Sari.

Dose : Bir parça. Belirli bir dozda ilaç. Bir defada verilen ilaç miktarı. Dozlamak. Miktar. Düze. Dozunu ayarlamak. Kamışı kırma. Cinsel hastalık kapma.

Lethal dose 50 : Öldürücü doz 50. Belirlenmiş bir zaman içinde bir deney grubundaki canlıların %50’sini öldüren madde miktarı, letal doz 50.

İngilizce Infectious dose 50 Türkçe anlamı, Infectious dose 50 eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Infectious dose 50 ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

 

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abattoir : Salhane. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon.

Abaxial : Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Eksen dışı.

Infectious dose 50 synonyms : abdominal distention, abdomen, a c deformity, abamectin, abdominal pain, a c syndrom.