Ingestant türkçesi Ingestant nedir

  • Ağız yoluyla alınan.
  • Vücuda alınmış madde.
  • İçe çekilmiş madde.
  • Sindirilen.
  • Ağız yoluyla alınmış madde.
  • Yutulmuş madde.
  • Yenmiş madde.
  • Mideye indirilmiş madde.

Ingestant ingilizcede ne demek, Ingestant nerede nasıl kullanılır?

Ingesta : Vücuda alınmış (özellikle yemek). İnjesta. İçe çekilmiş. Yenmiş. Mideye indirilmiş. Yutulmuş.

Ingest : Yutmak. Yemek. İçine çekmek. Mideye indirmek.

Ingested : Mideye girmiş. Mideye alınmış. Yutmak. Mideye indirmek. Yemek.

Ingestible : Hazmedilebilir. Vücuda alınabilir. Mideye indirilebilir. İçe çekilebilir. Yutulabilir. Yenebilir. Ağız yoluyla alınabilir (örneğin yemek).

Ingesting : Yutmak. İçine çekmek. Yemek. Mideye indirmek.

Cringes : Kuyruk sallamak. El etek öpmek. Yalakalık yapmak. Korkudan sinmek. İki büklüm olmak. Köpeklenmek. Korkuyla eğilmek. Yaltaklanmak. Korkuyla çekilmek. Yaltaklık etmek.

Ingests : İçine çekmek. Mideye indirmek. Yemek. Yutmak.

Hinges : Menteşelemek. Menteşe takmak.

Binges : Tıkınmak. Çok fazla içki içilen süre. Eğlence. Aşırı veya çok yemek. Bir şeyin aşırı derecede yapıldığı süre. Alem. Cümbüş. İçki alemi. Çilingir sofrası. İçki alemi yapmak.

Ingestive : Besin alma işlevi olan. Beslenmeyle.

İngilizce Ingestant Türkçe anlamı, Ingestant eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Ingestant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eleventh hour : Son dakika. Geç kalmış olmadan bir şeyi gerçekleştirmenin mümkün olan son anı. Son an.

Heartbeat : Yürek vuruşu. Ruh. Öz. Kalp atışı. Esas. Kalp vuruşu.

Blink of an eye : Göz kırpma.

Wink : Kestirmek. Parıldamak. Gözetmek. Pırıldamak. Çabuk açıp kapamak (farları). Çok kısa süre. Çakmak. Titreyerek parlamak. Kırpmak. Göz yummak.

Time : Tempo tutmak. Kere. -in zamanını ölçmek. Süre tutmak. Zaman. Süre. Saat tutmak. Vakit. Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi. Yerbilim zamanı.

Trice : Hisa etmek. Kısa zaman dilimi. Lahza. An.

Last minute : Son dakika.

Point : Fermaya oturmak. Bitirmek. İşaret etmek. Sivrilmek. Doğrultmak (silah). Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır. Puan. Noktalamak. Ferma yapmak (av köpeği). Nokta.

Flash : Atmak (bakış). Böbürlenmek. Parlama. Parlamak. Flaş. Yıldırım haber. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Akla gelmek. Şimşek çakmak. Gerek kısalığı gerek özü yönünden seyirci üzerinde sarsıcı, vurucu bir etki yapmak üzere hazırlanmış, çok kez ayrıntı ya da baş çekiminden oluşan çekim çeşidi.

Culmination : Bir kemer yapısının en yüksek kesimi. Sonuçlanma. Sonuç. En yüksek nokta. Bitme. Zirve. Son. Doruk. En yüksek noktaya varma. Meridyen üzerinde bulunma.

Ingestant synonyms : new york minute, psychological moment, point in time, jiffy, twinkling, moment, moment of truth, split second, second, minute, mo, pinpoint, climax, bit.

Ingestant zıt anlamlı kelimeler, Ingestant kelime anlamı

Slow : Geri. Bati. Uzun süren. Yavaş. Yavaşlamak. Acelesiz. Yavaşlatmak. Geç anlayan. Ağırlaşmak. Geç.

Discontinuous : Aralıklı. Fasılalı. Devamsız. Kesikli. Kesintili. Süreksiz. Ayrı. Kesik.