Inhabitants türkçesi Inhabitants nedir
Inhabitants ile ilgili cümleler
English: It was not permitted that the inhabitants trespass in the area.
Turkish: Burada oturanların bu alandan geçmelerine izin verilmedi.
English: How many inhabitants are there?
Turkish: Kaç tane oturan kişi var?
English: In fact, the inhabitants have been exposed to radioactive rays.
Turkish: Aslında, yerleşik halk radyoaktif ışınlara maruz kalmaktadır.
English: In this country, most of the inhabitants are Sunni Muslims.
Turkish: Bu ülkede yaşayanların çoğu Sünni Müslümandır.
English: He was elected an official by the inhabitants of this town.
Turkish: O, bu kasabanın sakinleri tarafından bir yetkili seçildi.
Inhabitants ingilizcede ne demek, Inhabitants nerede nasıl kullanılır?
Inhabitant : Oturan. İkamet eden. Oturan kimse (bir yerde). Sakin. Yerli. Yerleşik halk. Mukim. Oturan kimse.
Inhabitance : Oturulan yer. İkamet etme. Yaşama. Mekan. Oturma. Yaşanılan yer. Konut.
Inhabitancies : Mesken. İkamet süresi. İkamet. Ev.
Inhabitancy : Mesken. İkamet. İkamet süresi. Ev.
Inhabitability : Yaşanabilirlik. Yaşanırlık. Oturulabilir olma durumu. Yaşanabilir olma durumu. Oturulabilirlik.
Uninhabitable : Oturulmaz. İçinde oturulmaz. Yaşanmaz. Yaşama elverişsiz. İçinde yaşanmaz.
Inhabited place : Mesk-n mahal.
Inhabit : İskan etmek. Oturmak. Yaşamak (içinde). Yaşamak. İkamet etmek. -de yaşamak. -de oturmak.
Inhabitable : İçinde oturulur. Yaşanabilir. Oturmaya elverişli. İçinde oturulabilir. Oturulabilir.
Inhabitation : İkametgah. Oturma. Ev.
İngilizce Inhabitants Türkçe anlamı, Inhabitants eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Inhabitants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Villager : Köylü.
Balmy : Hoş kokulu. Ilık. Rayihalı. Çatlak (argo terim). Yumuşak ve ılık (hava). Dinlendirici. (hava) yumuşak. Sıcacık ve hoş. Kaçık.
Occupiers : Mukim. Kullanan. İşgal eden.
European : Avrupa ile ilgili. Biseksüel. Avrupa'ya ait. Avrupai. Avrupalı. Avrupa'ya özgü. Avrupa. Frenk. Alafranga.
Habitancy : İkametgah. Belirli bir meskende ikamet etme eylemi. Bir bölgede yaşayan insanların toplam sayısı.
Landman : Bir soyadı. Karacı.
Cottager : Ufak evde oturan. Rençper. Sayfiye evinde oturan kimse. Köylü.
Citizens : Vatandaş. İkamet eden kimse. Yurttaş. Vatandaşlar. Sivil kimse. Hemşehri. Raiyyet. Uyruk.
Camping : Düşerge yapma. Kamp. Kampçılık. Kamp yapma. Kamping.
Mortal : İnsan. İnsanlık. Ölümlü. İnsanoğlu. Ölümle ilgili. Amansız. Ölüm. Çok büyük. Mortal. Aşırı.
Inhabitants synonyms : cottage dweller, galilaean, island dweller, domestic, balmier, citizen, shacker, somebody, easterner, autochthonous, landlubber, aborigin, autochthons, westerner, aborigine, occupier, someone, occupancy, inhabitation, commorant, population, folk, inholder, trinidadian, tenting, philistine, canniest, numidian, autochthonal, arcadias, encampment, publics, liver.
Inhabitants zıt anlamlı kelimeler, Inhabitants kelime anlamı
Nonresident : İkamet etmeyen. Ülke sakini olmayan kişi. Bölgeye ait olmayan. Okuduğu yerin yerlisi olmayan (öğrenci). Geçici olarak oturan. Ülke sakini olmayan. Yerleşik olmayan. Ülkesi dışında yaşayan (kimse). Görevli bulunduğu yerde oturmayan (kimse).

Bu kısımda Inhabitants kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Inhabitants ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Inhabitants anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Inhabitants ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.