Inhabited türkçesi Inhabited nedir

  • Mekün.
  • Oturulan.
  • Yerleşilen.
  • İskan edilen.
  • İçinde insanlar yaşayan.
  • İskan edilmiş.
  • Meskun.
  • Yaşanılan.

Inhabited ile ilgili cümleler

English: The island was inhabited by a fishing people.
Turkish: Birtakım balıkçılar adada yaşıyordu.

English: The word "house" evokes the mental image of a rectangular building with a roof and smoking chimney, which may be surrounded by grass and trees and inhabited by a happy family.
Turkish: "Ev" kelimesi bir çatısı ve tüten bacaları olan bir dikdörtgen binanın zihinsel görüntüsünü anımsatır, ki bu çimenlerle ve ağaçlarla çevrili olabilir ve mutlu bir aile tarafından oturulabilir.

English: The region has never been inhabited by people.
Turkish: Bölge insanlar tarafından hiç iskan edilmedi.

English: When Columbus discovered America, bison (American buffalo) inhabited a wide-ranging area.
Turkish: Columbus Amerika'yı keşfettiği zaman, bizon ( Amerikan mandası ) geniş bir alanda yaşıyordu.

English: Indians inhabited this district.
Turkish: Hintliler bu bölgede yaşadılar.

Inhabited ingilizcede ne demek, Inhabited nerede nasıl kullanılır?

Inhabited place : Mesk-n mahal.

Inhabited world : Yerleşilmiş yer. İlk ve ortaçağlarda, insanların yeryüzünde yerleşip yaşayabildikleri alanlar için kullandıkları terim.

 

Uninhabited : Gayri mesken. Oturulmamış. Boş. Issız. Gayri meskun. Tenha. Gayrimeskun.

Inhabiter : Mukim. Sakin. Bir yerde yaşayan kimse. Bir yerde ikamet eden. Bir yerin sakini. Bir yerde eğleşen (eski kullanım).

Inhabit : İskan etmek. -de yaşamak. -de oturmak. Yaşamak (içinde). Oturmak. Yaşamak. İkamet etmek.

Inhabitancies : Ev. Mesken. İkamet süresi. İkamet.

Inhabitancy : Mesken. Ev. İkamet. İkamet süresi.

Inhabitability : Yaşanırlık. Yaşanabilir olma durumu. Yaşanabilirlik. Oturulabilir olma durumu. Oturulabilirlik.

Inhabitant : Mukim. Oturan kimse (bir yerde). Yerleşik halk. Oturan kimse. Sakin. Oturan. İkamet eden. Yerli.

Inhabitable : Yaşanabilir. Oturmaya elverişli. Oturulabilir. İçinde oturulur. İçinde oturulabilir.

İngilizce Inhabited Türkçe anlamı, Inhabited eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inhabited ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Populated : Nüfusunu artırmak. İskan ettirilmiş. Yerleşim bölgesi haline getirmek. İnsan yerleştirmek.

Colonized : Sömürgeye yerleşmek. Sömürgeleşmiş. Sömürgeleştirilen. Kolonileştirilmiş. Sömürgeye yerleştirmek. Sömürge kurmak. Sömürgeleştirilmiş.

Tenanted : Kiracı. Kirada oturan. Kiralamak. Oturmak.

Haunted : Tekin olmayan. Perili. Cinli. Kem. Lanetli. Kötü. Nazarı değen. Hayaletli.

Habitable : Oturmaya elverişli. Oturulur. Yaşanabilir. Oturulabilir. İkamete elverişli. İkamet edilebilir. İskanı mümkün.

Residential : İçinde oturulmaya müsait. İkametgah ile ilgili. Oturmaya ayrılmış. Özel konutların bulunduğu (mahalle veya semt). Oturmaya ayrılmış (alan veya mahalle veya semt). İkametgah. Oturmaya elverişli. Yerleşim. Oturmaya özgü.

 

Thickly settled : Sıkı yerleştirilmiş.

Commorant : Oturan. Sakin olan. Yaşayan. İskancı. Konut ile ilgili. Sakin. İkamet eden.

Settled : Kararlı. Ödenmiş. Meskã»n. Değişmez. Yerleşik. Düzenli. Durgun. Sabit. Devamlı.

Occupied : Meşgul. Dolu.

Inhabited synonyms : owner occupied, rock inhabiting, peopled, underpopulated, colonised, populous.

Inhabited zıt anlamlı kelimeler, Inhabited kelime anlamı

Uninhabited : Gayri meskun. Oturulmamış. Gayrimeskun. Boş. Gayri mesken. Issız. Tenha.

Inhabited ingilizce tanımı, definition of Inhabited

Inhabited kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Uninhabited.