Injuria türkçesi Injuria nedir

  • Bir kimsenin haklarını ihlal etme.
  • Hakaret.
  • Aşağılama.
  • (latince) yaralama.
  • Şahsın hukukunun ihlali.

Injuria ingilizcede ne demek, Injuria nerede nasıl kullanılır?

Injuries : İncitme. Yara. Zarar. Hasar. Kırma.

Injuries to workman : İş kazası. Bazı durumlarda güvenceliyi hemen ya da sonradan beden ya da ruhça sakatlığa uğratan olay.

Injuring : Sakatlamak. Kötülük etmek. Yaralama. Yaralamak. Zarar vermek. İncitmek. Zedelemek.

Injurious : Kırıcı. Onur kırıcı. İncitici. Muzır. Yerici. Zararlı. Aşağılayıcı. Haksız. Ziyankar. Yaralayıcı.

Injurious insects : İnsan, hayvan ve ekonomik değeri olan bitkiler sağlığına gölge düşürücü böceklerin tümü. (besinlerimize, ambarlanmış ekin ürünlerine, giyim ve ev eşyasına üşüşerek zarar yapanları da bu tanıma eklemimiz gerekir.). Zararlı böcekler.

Injure : Yaralamak. Zarar vermek (bir uzva). Zarar vermek. Alınan malla ödenen karşılık arasında bir yana aşırı yarar sağlayacak büyük fark. Halel getirmek. İncitmek. Zedelemek (bir uzvu). Zedelemek. Yaralamak (bir uzvu).

Compensation for injuries : Dokuncalı olaylarda işçiye verilen dokunca ödencesi. Kaza ödencesi.

Noninjurious : Zarar verici olmayan. Zarar vermeyen. Zararsız. Yaralayıcı olmayan.

Injuriously : Yaralayan bir şekilde. Zararlı bir şekilde. Hasar veren bir şekilde. Zarar veren bir şekilde. Zararlı olarak. Gücendirici bir şekilde. Kırıcı bir şekilde. Aşağılayıcı bir şekilde.

 

Injuriousness : Gücendiricilik. Kırıcılık. Zarar vericilik. Yaralayıcı olma durumu. Zarar. Zarar veren özellikte olma durumu. Hasarcılık. Zararlılık.

İngilizce Injuria Türkçe anlamı, Injuria eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Injuria ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disable : Menetmek. Alıkoymak. Pasifleştirme. Yetkisini almak. Hizmet dışı bırakmak. Kullanılmaz hale sokmak. Yasal olarak ehliyetsiz kılmak. Etkisiz kılmak. Ehliyetini almak.

Maim : Sakat etmek. Sakatlamak.

Stab : Batırmak. Yavaş yavaş düşmek (kıymet veya fiyat). Saplamak. Denemek. Şişlemek. Bıçaklamak. Hançerlemek. İhanet etmek. Zımbalamak. Delmek.

Demeaning : Küçük düşürme. Alçaltılmış. Alçaltan. Küçültme.

Denigrations : Kötüleme. İftira. Karalama. İftiraya uğrama.

Traumatise : Sarsıntıya uğramak. Travmaya neden olmak. Travma geçirmek. Sarsıntıya uğratmak. Ağır sert ve kronik ruhsal ve duygusal gerilime sebep olmak. Ani ve ağır fiziksel yaralanmaya sebep olmak (ayrıca traumatize).

Overstretch : Aşırı germek. Aşırı germe.

Run down : Akmak. Tenkit etmek. Ezmek. İzlemek. Çarpıp batırmak (bir başka tekneye). Çarparak batırmak (gemi). Üretimi düşürmek. Kötülemek. Arayıp bulmak. Çiğnemek.

Contumelies : Küfür. Tahkir. Gözden düşme.

Incapacitate : Yetersiz kılmak. Güçsüz duruma getirmek. Güçsüz kılmak. Kudretsiz kılmak. Aciz bırakmak. Alıkoymak. Yapamaz hale getirmek. Güçsüz bırakmak. Kudretsiz hale getirmek. İş yapamaz duruma getirmek.

 

Injuria synonyms : pip, subluxate, contempt, derisiveness, traumatize, break, cuss word, sprain, defamations, abasement, hit, calk, fracture, torment, handicap, bruise, affronting, cusswords, cussword, shock, wrick, graze, invalid, turn, shoot, contuse, wound, concussion, accident, excruciate, affronts, pull, derogatoriness.

Injuria zıt anlamlı kelimeler, Injuria kelime anlamı

Good health : İyi sağlık durumu. Hastalığı olmayan durum. İyi oluş (fiziksel veya ruhsal). İyilik. Sağlıklı olma. Sağlık.

Sound : Söylemek. Sapasağlam. İşitme duyusunu, uyaran dalga; bu tür dalgaların beynin işitme özeğini etkilemesi. Öttürmek. Geçerli. Ses vermek. Selen. Sondalamak. Derin (uyku). Bozulmamış.

Uninjured : Zarar görmemiş. İncinmemiş. Yaralanmamış.

Injuria antonyms : unimpaired, unbroken, undamaged.

Injuria ingilizce tanımı, definition of Injuria

Injuria kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Injury. Invasion of another`s rights.