Insult türkçesi Insult nedir

Insult ile ilgili cümleler

English: Do you actually want to insult me?
Turkish: Gerçekten bana hakaret etmek istiyor musun?

English: Are you trying to insult me?
Turkish: Bana hakaret etmeye mi çalışıyorsun?

English: Ali said that he hadn't intended to insult you.
Turkish: Ali sana hakaret etmek niyetinde olmadığını söyledi.

English: Don't insult me, Tom.
Turkish: Bana hakaret etme, Tom.

English: Ali and Mary insult each other all the time.
Turkish: Ali ve Mary sürekli birbirlerine hakaret eder.

Insult ingilizcede ne demek, Insult nerede nasıl kullanılır?

Add insult to injury : Üstüne tuz biber ekmek. Üstüne üstlük yapmak. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Birini önceden yaralandığından daha kötü incitmek. Yaraya tuz basmak. Çoktan yerde olduğu halde birini itmek. Tuz biber ekmek.

Added insult to injury : Yaraya tuz bastı. Birini önceden yaralandığından daha kötü incitti. Acı veren bir durumu daha da kötü yaptı.

Adding insult to injury : Birini önceden yaralandığından daha kötü incitmek. Acı veren bir durumu daha da kötü yapmak. Yaraya tuz basmak.

Be smarted under insult : Töhmet altında kalmak.

 

Insultation : Hor görme. Aşağılama.

Insulant : İzolasyon maddesi. Yalıtkan madde. Yalıtma maddesi. Yalıtım maddesi. Yalıtıcı. Yalıtım malzemesi.

Insula : Insula. Island of reil (reil adası). İnsula. Beynin bir bölümü. Ada. (anatomi) insula.

Insula sanguis : İnsula sanguis. İlk kan hücrelerinin yapmış olduğu topluluk, kan adacığı. vitellus kesesinin iç organları oluşturacak olan mezodermindeki mezenkim hücreleri farklılaşarak kan hücrelerini yaparlar. Kan adacığı.

Insulted : Aşağılanmış. Hakarete uğramış. Kaba veya kırıcı sözlerle incitilmiş. Hakaret edilmiş.

Insultingly : Kaba veya kırıcı sözlerle inciterek. Hakarete uğratarak. Aşağılayarak. Hakaret ederek. Aşağılayıcı bir şekilde.

İngilizce Insult Türkçe anlamı, Insult eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Insult ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Revilement : Kötüleme. Küfür. Yerin dibine sokma.

Bring into contempt : Küçük düşürmek. Mahçup etmek. Mahcup etmek.

Vitriol : Camsı metal sülfatı. Çok acı söz. Vitriyol. Acı. Acı eleştiri. Kezzap. Yakıcı. İğneleyici söz.

Contemns : Küçümsemek. Adamdan saymamak.

Cuss word : Küfür. Küfürlü konuşma.

Offend : Suç işlemek. Rahatsız etmek. Hoş gelmemek. Gücendirmek. Kırmak.

Trifle with : Hafife almak. Önem vermemek. Oyalanmak. Vakit öldürmek. Önemsememek. İle oynamak. Ciddiye almamak.

Assaulted : Tecavüz etmek. Hücum etmek. Saldırılmış. Irza geçmek.

Disdaining : Tepeden bakmak. Küçümseme. Tenezzül etmemek. Küçümsemek. Reddetmek. Hafife almak. Küçük görmek. Horgörmek.

Assailed : Dil uzatmak. Hücum etmek.

 

Insult synonyms : diss, low blow, hotfoot, defamed, dishallow, hurt, invective, drawled, drawling, scorch, disdains, disrespect, depreciates, beating up, affront, injure, disdained, assailing, spite, drawl, aggressing, give affront to, scorches, disdain, despises, wound, drawls, aggresses, desecrating, abase, despise, contempt, contemn.

Insult ingilizce tanımı, definition of Insult

Insult kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of leaping on. Attack. To leap or trample upon. Onset. To make a sudden onset upon. To leap or jump.