Insulted türkçesi Insulted nedir

  • Hakarete uğramış.
  • Aşağılanmış.
  • Kaba veya kırıcı sözlerle incitilmiş.
  • Hakaret edilmiş.

Insulted ile ilgili cümleler

English: He insulted me by calling me a donkey.
Turkish: Bana eşek diyerek beni aşağıladı.

English: Ali insulted Mary.
Turkish: Ali Mary'ye hakaret etti.

English: He acted as though we had insulted him.
Turkish: O, sanki ona hakaret etmişiz gibi davrandı.

English: Ali insulted Mary. That's why she's so upset.
Turkish: Ali Mary'ye hakaret etti. Bunun sebebi çok üzgün olmasıdır.

English: He insulted her. That is why she got angry.
Turkish: O ona hakaret etti. Onun sinirlenme nedeni budur.

Insulted ingilizcede ne demek, Insulted nerede nasıl kullanılır?

Being insulted : Küçümsenmiş olma. Aşağılanmış olma. Küçümsenme. Aşağılanma.

Uninsulted : Onuru kırılmamış. Aşağılanmamış. Kırılmamış. İncitilmemiş.

Add insult to injury : Çoktan yerde olduğu halde birini itmek. Üstüne üstlük yapmak. Yaraya tuz basmak. Birini önceden yaralandığından daha kötü incitmek. Tuz biber ekmek. Üstüne tuz biber ekmek. Kaş yapayım derken göz çıkarmak.

Added insult to injury : Yaraya tuz bastı. Birini önceden yaralandığından daha kötü incitti. Acı veren bir durumu daha da kötü yaptı.

Adding insult to injury : Birini önceden yaralandığından daha kötü incitmek. Yaraya tuz basmak. Acı veren bir durumu daha da kötü yapmak.

 

Insultingly : Hakarete uğratarak. Kaba veya kırıcı sözlerle inciterek. Hakaret ederek. Aşağılayarak. Aşağılayıcı bir şekilde.

Insula sanguis : İlk kan hücrelerinin yapmış olduğu topluluk, kan adacığı. vitellus kesesinin iç organları oluşturacak olan mezodermindeki mezenkim hücreleri farklılaşarak kan hücrelerini yaparlar. İnsula sanguis. Kan adacığı.

Insults : Şerefini iki paralık etmek. Aşağılamak. Hakaret etmek. Onurunu kırmak.

Insulting : Küçük düşürücü. Tahkir eden. Küçümseyici. Küstah. Rencide edici. Aşağılayıcı. Onur kırıcı.

Insult : Ağır konuşmak. Şerefini iki paralık etmek. Hor görmek. Onurunu kırmak. Saldırmak. Aşağısamak. Hakaret. Hakaret etmek. Aşağılamak. Tahkir etmek.

İngilizce Insulted Türkçe anlamı, Insulted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Insulted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ghettoise : Gettolara yerleştirmek. Gettoya çevirmek. Tecrit etmek. Gettolaştırmak.

Seclude : Görüştürmemek. Tecrit etmek. Ayırmak. Kimseyle görüştürmemek. Eve kapamak. İnzivaya çekmek. Başkalarından uzak tutmak.

Hurt : Yaralamak. Kalbini kırmak. Acımak. Acıtmak. Gücenmiş. Kırgın. Rencide etmek. Ağrımak. İncitmek. İncinmek.

Separate : Yollarını ayırmak. Dağılmak. Ayrı. Ayrıbasım. Ayrıştırmak. Ayrı yaşamak. Ayrık. Bireysel. Tecrit etmek. Kopmak.

Humbled : Daha az gururlu ve daha az önemli hissettirilmiş. Mütevazi hale getirilmiş. Mütevazı. Basitleştirilmiş. Konumu indirgenmiş. Statüsü düşürülmüş.

 

Withdraw : Çekinmek. Ayrılmak. Geri çekilmek. Almak. Geri çekmek. Kabuğuna çekilmek. Para çekmek. Çekilmek. Çekmek. Geri almak.

Single out : Seçip ayırmak. Seçmek (diğerlerinden birini). Ayrı tutmak. Aralarından seçmek. Birer birer almak. Belirlemek. Seçmek. Ayırmak.

Offend : Suç işlemek. Rahatsız etmek. Gücendirmek. Kırmak. Hoş gelmemek.

Ghettoize : Tecrit etmek. Gettoya yerleştirmek. Gettoya çevirmek. Gettolara yerleştirmek. İzole etmek (ayrıca ghettoise). Gettolaştırmak.

Injure : Alınan malla ödenen karşılık arasında bir yana aşırı yarar sağlayacak büyük fark. Yaralamak. İncitmek. Zarar vermek. Sakatlamak. Aşırı yarar. Kötülük etmek. Zedelemek. Yaralamak (bir uzvu).

Insulted synonyms : diss, discriminate, sequestrate, spite, bruise, quarantine, humiliated, ride roughshod over, affronted, segregate, wound, belittled, isolate, reviled, affront, sequester, cloister, maroon, abased.

Insulted zıt anlamlı kelimeler, Insulted kelime anlamı

Matched : Eşlenmiş. Eşlemek. Eş. Uygun. Evlendirmek. Lamba-kinişli. Birleştirmek. Uygun olmak. Uyumlu. Eşlenen.

Uninsured : Sigorta edilmemiş. Sigortasız.