Integral part türkçesi Integral part nedir
- Ayrılmaz parça.
- Bir bütünü tamamlayan gerekli bölüm veya parça.
- Tümsayısal parça.
- Bütünleyici parça.
- Mütemmim cüz.
- Tamsayısal parça.
- Tamamlayıcı parça.
Integral part ile ilgili cümleler
English: Travel and public speaking are integral parts of Tom's job.
Turkish: Seyahat ve toplum önünde konuşma, Tom'un işinin ayrılmaz parçalarıdır.
English: Death is an integral part of life.
Turkish: Ölüm hayatın tamamlayıcı bir parçasıdır.
Integral part ingilizcede ne demek, Integral part nerede nasıl kullanılır?
Integral : Değişken aralıkları ile her aralık ortasındaki işlev değerleri çarpımları toplamının aralıklar küçüldükçe vardığı erey. Cüz. Entegral. Tamamlayıcı. Bir bütünün ayrılmaz bir parçası olan. Gerekli. Tam şey. Bütün şey. Önemli. Tamsayılardan oluşan.
Part : Bir oyuncunun bir filmde ya da televizyon oyununda yaratması gereken kişilik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Taraf. Ayrılmak. Hisse. Ayırmak. Yan. Parça. Rol. Fasıl.
Integral absolute error criterion : Tümlenik mutlak hata ölçütü.
Integral action time constant : Tümlenik davranış zaman sabiti. Tümlevsel davranış zaman sabiti.
Integral calculus : Matematiğin uzunluk alan ve hacim hesaplanması yöntemlerini belirleme ile uğraşan dalı. İntegral hesap. İntegral hesabı. Tümlev hesabı. Entegral hesabı. Tümlev işlencesi. Entegral kuramı ile ilgilenen matematik dalı. İntegral kalkulus.
Integral curves : Tümlev eğrileri. Genel çözüm. İntegral eğrileri.
İngilizce Integral part Türkçe anlamı, Integral part eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Integral part ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Component part : Mütemmim cüzü. Tamamlayıcı ya da bütünleştirici parça.
Components : Öğe. Eleman. Bileşen. Parça. Elemanlar bütünü meydana getiren.
Component parts : Tamamlayıcı ya da bütünleştirici parça. Mütemmim cüzü.
Part and parcel : Pılı pırtıyı toplayarak. Ana bölüm. Pılı pırtı. Önemli bir parçası. Temel kısım. Tamamlayıcı kısım. Pılıyı pırtıyı toplayarak. Tüm eşyası ile birlikte. Pılını pırtısını toplayarak.
Fixture : Kablo. Sabit eşya (bir yapıya veya odaya ait). Eklentiler. Aksesuar. Müştemilat. Sabit eşya. Tamamlayan bölüm. bir bütünü tamamlayan diğer küçük eklentiler. Demirbaş. Armatür.
Fixtures : Fikstür. Teferruat. Müştemilat. Sabit eşya. Demirbaş. Bağlama. Tesisat. Mefruşat. Demirbaşlar.
Component : Birleştirme yoluyla kurulan birleşik kelimelerde, birleşmeye katılan kelimelerden her biri: aslanağzı «bir çiçek adı», hanımeli «bir çiçek adı», kadıngöbeği «bir tatlı türü», katırtırnağı «bir bitki adı» birleşik kelimelerinde bu birleşimi oluşturan aslan, ağız, hanım, el, kadın, göbek vb. kelimeler birer birleşen durumundadır. üretici-dönüşümlü (transfoarmational) gramerde, tabanı oluşturduğu kabul edilen ögelerden her biri. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Katkı maddeleri de dahil olmak üzere, gıdanın üretiminde ve hazırlanmasında kullanılan ve son üründe bulunan maddeler. Kimyasal bileşikleri oluşturan daha yalın bileşikler ya da öğeler. Komponent. Parça. Bir bileşim ya da bireşimi oluşturan öğelerden her biri. Unsur. Bölük. Bileşken.

Bu kısımda Integral part kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Integral part ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Integral part anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Integral part ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.