Component parts türkçesi Component parts nedir

  • Mütemmim cüz.
  • Tamamlayıcı ya da bütünleştirici parça.
  • Tamamlayıcı parça.
  • Mütemmim cüzü.
  • Bütünleyici parça.

Component parts ingilizcede ne demek, Component parts nerede nasıl kullanılır?

Component : Unsur. Cüz. Öğe. Bir dizgeyi oluşturan özdeklerin her biri. bir bileşkeyi oluşturan yöneylerin her biri. Birleşen. Birleştirme yoluyla kurulan birleşik kelimelerde, birleşmeye katılan kelimelerden her biri: aslanağzı «bir çiçek adı», hanımeli «bir çiçek adı», kadıngöbeği «bir tatlı türü», katırtırnağı «bir bitki adı» birleşik kelimelerinde bu birleşimi oluşturan aslan, ağız, hanım, el, kadın, göbek vb. kelimeler birer birleşen durumundadır. üretici-dönüşümlü (transfoarmational) gramerde, tabanı oluşturduğu kabul edilen ögelerden her biri. Eleman. Yönleçsel bir niceliğin yerlem eksenleri üzerindeki izdüşümleri. bir bütünü oluşturan parçalar. Parça. Bir bileşkeyi oluşturan yöneylerin her biri.

Parts : Yetenek. Semt. Parça. Parçalar. Bölge. Aksam.

Component analysis : Bileşen çözümlemesi.

Component bar chart : Çeşitli değerlere ve seçeneklere ilişkin gözlemleri, tüm alanı toplam ya da yüzde yüz sayılan bir çubuk dikdörtgenin altbölümleri (bileşenleri) biçiminde gösteren bölümlü çizim. bk. çizim, çizimleme. Bileşen çubuk grafiği. Bileşenli çubukçizim.

 

Component density : Bileşen yoğunluğu.

Component force : Bileşen kuvvet.

İngilizce Component parts Türkçe anlamı, Component parts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Component parts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Components : Eleman. Elemanlar bütünü meydana getiren. Parça. Öğe. Bileşen.

Integral part : Tümsayısal parça. Ayrılmaz parça. Bir bütünü tamamlayan gerekli bölüm veya parça. Tamsayısal parça.

Fixtures : Fikstür. Bağlama. Müştemilat. Teferruat. Tesisat. Demirbaşlar. Demirbaş. Mefruşat. Sabit eşya.

Component : Komponent. Bileşen. Cüz. Bir bileşim ya da bireşimi oluşturan öğelerden her biri. Yönleçsel bir niceliğin yerlem eksenleri üzerindeki izdüşümleri. bir bütünü oluşturan parçalar. Birleşen. Birleştirme yoluyla kurulan birleşik kelimelerde, birleşmeye katılan kelimelerden her biri: aslanağzı «bir çiçek adı», hanımeli «bir çiçek adı», kadıngöbeği «bir tatlı türü», katırtırnağı «bir bitki adı» birleşik kelimelerinde bu birleşimi oluşturan aslan, ağız, hanım, el, kadın, göbek vb. kelimeler birer birleşen durumundadır. üretici-dönüşümlü (transfoarmational) gramerde, tabanı oluşturduğu kabul edilen ögelerden her biri. Parça. Unsur.

Part and parcel : Önemli bir parçası. Temel kısım. Tamamlayıcı kısım. Ana bölüm. Pılı pırtı. Pılı pırtıyı toplayarak. Ayrılmaz parça. Pılıyı pırtıyı toplayarak. Pılını pırtısını toplayarak.

Fixture : Tamamlayan bölüm. bir bütünü tamamlayan diğer küçük eklentiler. Demirbaş. Aksesuar. Sabit eşya (bir yapıya veya odaya ait). Müştemilat. Bağlama. Tesisat. Eklentiler.

Component parts synonyms : component part.