Intensive care türkçesi Intensive care nedir
Intensive care ile ilgili cümleler
English: Ali is still in intensive care.
Turkish: Ali hala yoğun bakımda.
English: Ali is in intensive care.
Turkish: Ali yoğun bakımda.
English: The hospital restricts the number of visitors who can enter the intensive care unit.
Turkish: Hastane yoğun bakım ünitesine girebilen ziyaretçi sayısını kısıtlıyor.
Intensive care ingilizcede ne demek, Intensive care nerede nasıl kullanılır?
Intensive : Pekiştirilmiş kelime. İntansif. Şiddetli. Yoğun. Aşırı. Yoğunlaştırılmış. Türkçede ad, sıfat ve zarf soylu sözlerin açık veya kapalı ilk hecelerinin p, m, r, s ünsüzlerinden biriyle kapatılması ve meydana gelen hecenin, o kelimenin başına eklenmesiyle, benzer hecelerin tekrarı esasına dayanılarak kurulan ve bu yolla ilgili olduğu adın veya fiilin taşıdığı anlamı yoğunluk bakımından güçlendiren kelime: || durum yüzünden zaten sarsılan şerif, handan'ın artık kendisine bambaşka bir gözle baktığını fark eder etmez büsbütün çileden çıktı; bir şeyler yapabilmek hırsıyla yanmaya başladı (t. buğra, dönemeçte, s. 140). en tatlısı kapıyı, pencereyi sımsıkı kapatıp eski yaşantıyı sürdürmekti (t. buğra, göst. e., s. 88). donuk yüzü pembeleşmiş, o her zamanki kıpkırmızı dudakları ise aksine uçuk bir renk almıştı (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 125). bir haftadır kupkuru kesildi kurabiyeler (p.safa, matmazel noraliya'nın koltuğu, s. 22) vb. || pekiştirilmiş kelimelerde anlamı daha da güçlü kılmak için ek yığılması olayında görüldüğü gibi, pekiştirme öncesi ile asıl kelime arasında bir (a) ünlüsü daha eklenir: sap-a-sağlam, cep-e-çevre gibi. geçirdiği korkunç kazaya rağmen arabadan sap-a-sağlam çıkabildi. gittikleri yerde etrafları çep-e-çevre sarılmıştı vb. bk. pekiştirme ve pekiştirme ünlüsü. Pekiştirmeli. Entansif.
Care : Önem vermek. İlgilenmek. Önemsemek. İstemek. Koruma. Kendini üzmek. Hoşlanmak. Sevmek. İlgili olmak. Beğenmek.
Intensive care unit : Yoğun bakım. Ameliyattan sonra hastalar çok yoğun bakım uygulanan hastane birimi. Yoğun bakım ünitesi. Yoğun bakım servisi.
Neonatal intensive care unit : Nıcu. Yenidoğan yoğun bakım ünitesi. Sağlık durumu kritik yeni doğan bebeklerin tedavisi için özel donanımlı özel hastahane birimi (tıp veya medikal terimi).
Intensive agricultural farming : Yoğun tarıma dayalı olarak yapılan üretim. Yoğun tarımsal üretim.
Intensive agricultural production : Yoğun tarıma dayalı olarak yapılan üretim. Yoğun tarımsal üretim.
İngilizce Intensive care Türkçe anlamı, Intensive care eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Intensive care ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Reanimation : Bedenin çeşitli nedenlerle yitirilmiş veya yitirilmekte olan yaşamsal işlevlerini yani canlılığını geri kazandırmak için hızla tıbbi girişimlerde bulunulması, resusitasyon. Ayılma.
Intensive care unit : Ameliyattan sonra hastalar çok yoğun bakım uygulanan hastane birimi. Yoğun bakım servisi. Yoğun bakım ünitesi.
In depth treatment : Ayrıntılı terapi. Derinlemesine tedavi. Kapsamlı sağaltım. Derinlemesine iyileştirme.
Reanimations : Ayılma.

Bu kısımda Intensive care kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Intensive care ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Intensive care anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Intensive care ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.