Intensiveness türkçesi Intensiveness nedir

Intensiveness ingilizcede ne demek, Intensiveness nerede nasıl kullanılır?

Intensive agricultural farming : Yoğun tarıma dayalı olarak yapılan üretim. Yoğun tarımsal üretim.

Intensive agricultural production : Yoğun tarımsal üretim. Yoğun tarıma dayalı olarak yapılan üretim.

Intensive agriculture : Yoğun tarım. Yoğunlaştırılmış tarım. Daha fazla ürün elde etmek amacıyla ekstra para ve işgücü harcanılan tarım. Tarımsal alanda göreli olarak daha çok sermaye ve işgücü kullanılarak gerçekleştirilen ve bir yılda birden çok aynı ya da farklı ürünün alındığı tarımsal etkinlik. krş. yaygın tarım.

Intensive agriculture farming : Yoğun tarıma dayalı olarak yapılan üretim. Yoğun tarımsal üretim.

Intensive agriculture production : Yoğun tarıma dayalı olarak yapılan üretim. Yoğun tarımsal üretim.

Intensive property : Yeğinsel özellik. İntensif özellik. Özdeğin uzam ve nicelliğine bağlı olmayan özellik; uzamsal özelliğin tersi. (örn. sıcaklık, yeğinsel özellik olduğu halde ısı kapsağı (yığa), uzamsal bir özelliktir). Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Büyüklükten bağımsız özellik. Büyüklüğü, bulunduğu dizge ya da nesnenin niceliğinden bağımsız olan basınç, sıcaklık gibi özellik.

 

Intensive care : Yoğun bakım. Reanimasyon.

Intensive fattening : Entansif besi. Bir besi hayvanından bilim ve tekniğin tüm olanaklarını kullanarak en yüksek bir düzeyde verim elde etme.

Intensive distribution : Üreticilerin satışlarını ençoklamak ve çok sayıda perakendecinin farklı marka ve ürün sunabilmesini sağlamak amacıyla geliştirdikleri dağıtım biçimi. Yoğun dağıtım.

Intensive sampling : Entansiv örnekleme. Yoğun örnekleme.

İngilizce Intensiveness Türkçe anlamı, Intensiveness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intensiveness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extreme : Aşırı. En uç. Mutlak. Son had. Sınır. Şiddetli. Olağanüstü. Çıkmaz. Son. Uçdeğer.

Dodoism : Aptallık. Kalınlık. Tembellik.

Energies : Gayret. Erke.

Ability : Yeterlik. Herhangi bir şeyi öğrenmek, bir işi yapmak ve tamamlamak ya da bir duruma başarıyla uymak konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç. kişinin kalıtımsal olarak öğrenmesini çerçeveleyen sınır. dışarıdan gelen bir etkiyi alabilme gücü. İktidar. Özgüç. Hukuk, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Öğrenilmeden kazanılan ve kişinin ansal yeterlik ya da edim ve eylem konularında iş başarma gücü. Özlü toprak. Becerik. Beceri.

Doughtiness : Cesaret. Yiğitlik.

Consistence : Tutarlık. Katılık. Koyuluk. Sabitlik. Kıvam. Uyum. Kararlılık. Tutarlılık. Bkz.consistency.

Densities : Ahmaklık. Sıkışıklık. Kalınlık. Sıklık. Kalın kafalılık.

Abyss : Abis. Cehennem. Boşluk. Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Varta. Hufre. Uçurum. Tamu. Dipsiz gibi görünen yer.

 

Arduous : Gayret isteyen. Çetinlik. Müşkül. Gayretli. Çok çaba isteyen. Meşakkatli. Çalışkan. Sarp. Dik.

Perspective : Görünge. Açı. Perspektif (resimde). Uzaklık duygusu veren manzara resmi. Derinlemesine inceleme yeteneği. Geniş bakış açısı. Perspektif. Geriye, gözerimine doğru ufalan düzeniyle ilk kez rönesans'ta bilincine varılmış görsel özellik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uzaydaki nesnelerin belli bir görüş noktasına göre, belli bir yüzeye gerçek görünüşüyle aktarılması; böylelikle ikiboyutlu yüzeyde üçboyutlu, derinlemesine görünüş sağlanması.

Intensiveness synonyms : wildness, capability, degree, exaggeration, activity, jazziness, go, excesses, impetus, congestions, extremeness, peps, extravagance, consistencies, badness, compactness, emphasis, exorbitance, extravagancy, abilities, furiousness, capabilities, depths, abysses, birr, capacities, strength, level, dissipations, baffling, perspectives, clout, deepness.

Intensiveness ingilizce tanımı, definition of Intensiveness

Intensiveness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality or state of being intensive. Intensity.