Interferant türkçesi Interferant nedir

  • Karışan.
  • Patent ofisine şikayette bulunan.
  • Burnunu sokan.

Interferant ingilizcede ne demek, Interferant nerede nasıl kullanılır?

Interfere : [#karışma Karışmak]. Engellemek. Parazit yapmak. Müdahale etmek. Burnunu sokmak. Yoluna çıkmak. Dokunmak. Girişmek. Araya girmek. Çatışmak.

Interfered : Girişmek. Müdahale etmek. Yoluna çıkmak. Karışmak. Araya girmek. Dokunmak. Engellemek. Parazit yapmak. Çatışmak. Burnunu sokmak.

Interference : Müdahale. Parazit. Bir gözlem ya da bir ölçme sürecine bozucu ya da saptırıcı etkenlerin girmesi durumu. Bir ışınım titreşimlerinin genliğinin, aynı dalga dizisinin bölümlerinin üst üste gelmesiyle yer yer zayıflaması ya da büyümesi. Burnunu sokma. Tezat. Engel. Girişim. Engelleme. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Interference colors : Girişim renkleri. Eşyönsüz kristallerde nikollerin haclanması ile görülen renkler. (nikol esas kesitlerinin, birbirleriyle çakışmadıkları durumlarda görülen bu renkler, eşyönsüz kristalin çift kırıcılığına ve kesitinin kalınlığına bağlıdır.).

Interference field : Karışma alanı.

Interference from power lines : Güç hatlarından karışma.

Interference susceptibility : Karışma duygunluğu.

Interference guard bands : Karışımönler bantlar.

 

Interference immunity : Girişim dayanıklılığı. Karışma dayanıklılığı.

Interference suppression : Antiparazit.

İngilizce Interferant Türkçe anlamı, Interferant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Interferant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Officious : Yılışık. İşgüzar. Her şeye burnunu sokan. Her işe burnunu sokan. Ukala. Çokbilmiş. Yarı resmi.

Intrusive : Zorla giren. İzinsiz ve davetsiz giren. Kullanışsız. Zorla içeri giren. İzinsiz giren. Elverişsiz. Mütecaviz. Araya giren. Davetsiz. Sırnaşık.

Intermeddler : Müdahale eden kimse. Başkalarının işine karışan kimse. Burnunu sokan kimse. İşe karışan kimse.

Snoop : Burnunu sokmak. Merakla gözetlemek. Gizlice aramak. Meraklı taze. Meraklı. Hafiye. Başkalarının işine burnunu sokmak. Her işe burnunu sokan kimse.

Interfering : Müdahil. Müdahaleci. Çatışan. Müdahale eden. İşgüzar. Aykırı düşen. Karışma. Herşeye karışan. Her şeye burnunu sokan.

Busy : Hareketli. Başı kalabalık. Faal. Kullanımda. İşlek. Yoğun. Meşgul.

Intervenient : Ayıran kimse. Karışan kimse. Araya giren kimse. Bölen kimse. Sözünü kesen kimse.

Intervening : Araya girmek. Aracılık etmek. Aradan geçen. Müdahale eden. Nüfuzunu kullanmak. Müdahaleci. Müdahil. Karışmak. Arada olmak.

Antiviral : Virüslerin üreme adımlarından bir veya bir kaçını engelleyerek virüs üremesini durduran veya baskılayan ajanlar. Virüs-önler. Virüslere karşı etkili olan. Antiviral. Virüslere karşı etkili, virüsün etkisini kıranveya azaltan. Virüs önler.

Snoops : Gizlice aramak. Meraklı taze. Merakla gözetlemek. Meraklı. Hafiye. Burnunu sokmak. Her işe burnunu sokan kimse.

 

Interferant synonyms : alpha interferon, gamma interferon, antiviral agent, beta interferon, busybodied, antiviral drug, snooped, meddling, meddlesome, intermeddling.

Interferant zıt anlamlı kelimeler, Interferant kelime anlamı

Interferant antonyms : unintrusive.

Interferant ingilizce tanımı, definition of Interferant

Interferant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the contestants in interference before the Patent Office.