International labour conventions türkçesi International labour conventions nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Dernek kurma, örgütlenme ve toplu pazarlık hakkı, zorla çalıştırma ve çocuk emeğinin yasaklanması, çalışma hayatında ayrımcılığın yok edilmesi, çalışma yönetimi, endüstriyel ilişkiler, işlendirme politikası, çalışma koşulları, sosyal güvenlik, iş güvenliği ve sağlığı, kadınların işlendirilmesi ile göçmen işçiler ve denizciler gibi çalışma hayatıyla ilgili her türlü konuda 1919dan bu yana uluslararası çalışma örgütü tarafından hazırlanan ve üye ülkelerin işçi-işveren-hükümet üçlüsü tarafından kabul edilip yasama organları tarafından onaylanmasıyla birlikte öngörülen koşulların uygulanması konusunda bağlayıcı hükümler içeren ve uluslararası çalışma ölçünlerini belirleyen sözleşmeler.
- Uluslararası çalışma sözleşmeleri.
International labour conventions ingilizcede ne demek, International labour conventions nerede nasıl kullanılır?
International : Devletlerarası. Arsıulusal. Beynelmilel. Uluslararası. Enternasyonel. Milletlerarası. Enternasyonal. İnternasyonel.
Labour : Çaba harcamak. Doğurma. Güçlükle hareket etmek. Emekle meydana getirmek. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. İş. ä°şçi partisi'ne ilişkin. Boğuşmak. Uğraşmak. Ayrıntılara girmek.
Conventions : Teamüller. Düzen. Adet. Toplanma. Kongre. Yapılagelişler. Toplantı. Toplama.
Basic international labour conventions : Temel uluslararası çalışma sözleşmeleri. Uluslararası çalışma sözleşmelerinin çalışma hayatıyla ilgili temel hakları kapsayan zorla çalıştırma sözleşmesi, örgütlenme özgürlüğü ve örgütlenme hakkının korunması sözleşmesi, örgütlenme ve toplu sözleşme hakkı sözleşmesi, eşit ücret sözleşmesi, zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi, ayrımcılık (istihdam ve meslek) sözleşmesi, asgari yaş sözleşmesi, çocuk işçiliğinin en kötü biçimleri sözleşmesinden oluşan sözleşmeler.
International labour conference : Uluslararası çalışma konferansı. Ulusalararası çalışma örgütü tarafından üye ülkelerin işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinin katılımıyla her yıl düzenlenen ve temel uluslararası çalışma sözleşmeleri ve uluslararası çalışma tavsiyeleri konuları ile üye ülke uygulamalarının değerlendirildiği konferans.
International labour office : Uluslararası çalışma bürosu. Uluslararası çalışma örgütünün etkinliklerini yöneten ve eşgüdümünü sağlayan uluslararası çalışma örgütü sekreteryası. krş. uluslararası çalışma örgütü.
International labour organization : Uluslararası çalışma örgütü. Uluslararası çalışma teşkilatı. Uluslararası çalışma sözleşmeleri ve uluslararası tavsiye kararları aracılığıyla tüm dünyada sosyal adaleti geliştirmek, uluslararası düzeyde insan ve emek haklarını korumak amacıyla 1919 yılında kurulan ve 1946 yılında birleşmiş milletlerin ilk uzmanlık kuruluşu haline gelen örgüt. örgütün kırkı aşkın ülkede, bölge, alan ve ülke büroları bulunmaktadır. krş. uluslararası çalışma bürosu.
International labour standarts : Uluslararası çalışma ölçünleri. Adaletsiz ve insanlık dışı çalışma koşullarını ortadan kaldırmak amacıyla uluslararası çalışma sözleşmeleri ile uluslararası tavsiye kararlarınca belirlenen normlar.
International labour recommendations : Uluslararası çalışma tavsiyeleri. Uluslararası çalışma sözleşmelerinin kapsadığı konularda politika geliştirme, yasama ve uygulama konularında rehberlik görevi üstlenen uluslararası çalışma örgütü tarafından hazırlanan ve üye ülkelerin işçi-işveren-hükümet üçlüsü tarafından kabul edilen ancak bağlayıcı hükümleri olmayan kararlar.
International labour law : Uluslararası iş hukuku.
İngilizce International labour conventions Türkçe anlamı, International labour conventions eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak International labour conventions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
International labour conventions synonyms : abnormal budget expenditures, a pass through certificate, a type mutual funds, a change in demand, ability rent, abnormal budget.

Bu kısımda International labour conventions kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede International labour conventions ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce International labour conventions anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz International labour conventions ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.