Intombing türkçesi Intombing nedir

Intombing ingilizcede ne demek, Intombing nerede nasıl kullanılır?

Intomb : Mezar olmak. Gömmek. Mezara koymak.

Intombment : Toprağa verme. Mezara veya kabre koyma. Mezara koyma. Gömme. Defnetme.

Intombs : Mezar olmak. Mezara koymak. Gömmek.

Tintometer : Çözelti rengi ölçeri. Tintometre.

Tintometric : Renk ölçümü ile ilgili. Renklerin karşılaştırılması ile alakalı. Rengin ölçülmesi ile alakalı. Tintometrik. Renkleri karşılaştırma ile ilgili.

Tintometry : Tintometre kullanımı. Renk tonlarının mukayesesi. Tintometri. Renk ölçümü.

İngilizce Intombing Türkçe anlamı, Intombing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intombing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Registration : Beyana tabi olan yemlerin içerdikleri her türlü maddelerin adlarıyla yemin ticari adı ve çeşidinin, değer tayinine esas olacak temel besin maddeleri içeriğinin ve belirlenen diğer özelliklerinin uygun olmaları halinde ilgili kütüğe kaydedilmesi. Marka tescili. Kayıt. Taahhütlü göderme. Kaydetme. Bulguyu ya da markayı kütüğe geçirme. Yazılma. Gümrükçe kabul edilen bildirgenin, defterine kaydedilip üzerine sıra sayısı ve gününün yazılarak damgalanması. Tutma. Tescil.

 

Irruption : Püskürme. Akın. İstila. İçeriye baskın. Zorla girme. Hücum. İçeriye üşüşme. Baskın.

Digging in : Siper kazmak. Kalıcı olarak yerleşmek. Sipere girmek. İştahla yemek. Mevzilenmek.

Admission : Kabul. Katılma. İkrar. Giriş izni. İtiraf. İçeri alma. Giriş ücreti. Emme (mühendislik terimi). Motora yeni karışım ya da hava alınması işlemi ve bu işlemin yapıldığı çevrim evresi. Girme.

Encase : Sandığa koymak. Örtmek. Kapamak. Kılıfa koymak. Kılıflamak. Kılıfa sokmak. Tümüyle kapamak. Kaplamak. Kabına koymak. Ankre etmek.

Elect : Karar vermek. İntihap etmek. Oylayarak seçmek. Görevlendirmek. Seçmek. Atamak.

Intrusion : Davetsiz gelme. Sokulma. İzinsiz ve davetsiz girme. Magmanın, yarık ve çatlaklardan komşu kayaçların içine sokul. Zorla içeri girme. Fuzuli işgal. Zorla girme. Tecavüz. Fuzuli işgal etme.

Grave : Kalın. İşlemek. Önemli. Makber. Kazımak. Ağır. Karayer. Ciddi. Oymak. Pes.

Arrival : Varış. Mal girişi. Varma. Gelme. Muvasalat. Gelen şey. Varan kimse. Gelen kimse. Erişim. Gözükme.

Embed : Kafasına sokmak. İçine katmak. Kakmak. Yerleştirmek. Sokmak. Gömülmek. Oturtmak. İçine oturtmak.

Intombing synonyms : enrolment, intombs, influent, admittance, entombing, entering, inward, ingress, encases, bed, entry, incursion, buries, enrollment, entree, bury, commit to the ground, next, intomb, embeds, inbound, ensepulcher, entrance, future, inflowing, entombs, penetration, dig in, entombed, entomb, inpouring, succeeding, direction.

Intombing zıt anlamlı kelimeler, Intombing kelime anlamı

Past : Eski. Evveliyat. Dün. Geçe. Bir kimsenin geçmişi. Geçmiş. Öte. Yanından geçerek. -siz. Bitmiş.

 

Outgoing : Çıkış. Kalkan. Dışarı giden. Çıkan. Cana yakın. Sempatik. Dışa dönük. İçi dışı bir. Üstün gelme. Ayrılan.

Present : Şu anki. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Sunmak. Tanıtmak. Temsil etmek. Halihazır. Tanıştırmak. Hediye. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Şimdiki.