Intransigent türkçesi Intransigent nedir

Intransigent ingilizcede ne demek, Intransigent nerede nasıl kullanılır?

Intransigently : İnatçı bir şekilde. Boyun eğmez bir şekilde. Uzlaşmaz bir şekilde. Uzlaşmaz bir biçimde. Sert bir şekilde.

Intransigents : İnatçı. Uzlaşması olanaksız. Uzlaşmaz.

Intransigence : İnatçılık. Uzlaşmazlık. Uyuşmazlık.

Intransitive : Geçişsiz fiil. Nesnesiz. Geçişsiz (eylem). Geçişsiz. Nesnesiz fiil.

Intransitive verb : Hiçbir zaman dolaysız nesne ile birlikte olmayan fiil (gelmek, oturmak, yürümek, vs.). Geçişsiz eylem. Geçişsiz fiil. Gösterdiği oluş ve kılış yapana yönelen, yani özneyi etkileyen ve nesne istemeyen fiil: gel-, uyu-, yat-, kal- gibi. mümtaz nuranı her eve bırakışında bunu sonuncu zannederek korkardı (a. h. tanpınar, huzur, s. 189). yağmur altında nereye gittiğinin farkında olmadan yürüyordu (a. h. tanpınar, huzur s. 20). herşey bu baş döndürücü dönüşte küçülüyor, ufalıyor, renk ve mahiyetini diğiştiriyor, garip bir pelte, suad’ın sefil ve bulaşık şahsiyetinin iğrenç hamuru haline geliyor… (a. h. tanpınar, göst. e., s. 205). tutuşan yüreklerinden kopan ateş damlalarıyla ağladılar (a. h. müftüoğlu, çağlayanlar, s. 45). gün batıyor; sevgili, korkun gönlümde doğuyor (a. h. müftüoğlu, çağlayanlar: yakarış, s. 149). bak… sızan göz yaşları ne ağlıyor?… sızlayan yürekler ne inliyor? (a. h. müftüoğlu, göst. e., s. 151). o güldüğü zaman insanın yüzüne bütün saffeti, kadınlığıyla bakar (s. f. abasıyanık, bütün eserleri, s. 97). vb. karşıtı geçişli fiil’dir. Geçisisz fiil.

 

Make intransitive : Geçişsiz hale getirmek.

Intransitiveness : (gramer) dolaysız nesne ile birlikte olmama niteliği (fiil hakkında). Geçişsiz olma durumu. Geçişsizlik.

Intransitives : Nesnesiz. Nesnesiz fiil. Geçişsiz. Geçişsiz fiil. Geçişsiz (eylem).

Intransitively : (gramer) dolaysız nesne olmadan (fiil hakkında). Geçişsiz olarak.

İngilizce Intransigent Türkçe anlamı, Intransigent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intransigent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hardliner : Kendi görüşlerine sıkı sıkıya bağlı olan. Tutucu. Kendi fikir veya görüşlerine sıkı bir biçimde bağlı olan kimse. Boyun eğmeyi reddeden kimse. Muhafazakar.

Declared : Tanımlanmış. Şaşmaz. Olarak kabul edilen. Bildirilen. Aleni. Deklare. Beyan olunan. Açık. Kesin.

Hardliners : Boyun eğmeyi reddeden kimse. Muhafazakar. Kendi görüşlerine sıkı sıkıya bağlı olan. Kendi fikir veya görüşlerine sıkı bir biçimde bağlı olan kimse. Tutucu.

Changeless : Hiç değişmeyen. Sabit. Değişmeyen.

Pertinacity : Yapışkanlık. İnatçılık. Direngenlik. Azim. Israr. Sebat. Kararlılık.

Bullheaded : Dik başlı. Dik kafalı. Dikbaşlı. Kendi bildiğini okuyan.

Obstinacies : İnatçılık. Hırçınlık. Dik başlılık. Temerrüt. Domuzluk. Mükabere. Kronikleşme. Müzmin olma. İnatçı olma durumu.

 

Dogmatical : Kati. Kalıplaşmış. Dogmatik. Otoriter. Dik kafalı. Kesin.

Adamant : Hoşgörüsüz. Çok sert. Çok sert efsanevi bir taş. Dik başlı. Son derece kararlı. Sert. Katı.

Persistence : Sürüp gitme. Devamlılık. Sürerlik. Israr. İnatçılık. Israr etme. Kararlılık. İz bırakma. Süreğenlik.

Intransigent synonyms : baulkier, hard shell, uncompromising, unreconstructed, naysayer, hard core, irreconcilable, constant, fastest, baulkiest, dogged, balky, die hard, cantankerous, hard hitting, baulky, intransigents, spite, bigots, contumacy, bullet head, stubborner, bullish, balkiest, a one track mind, equable, firm, obstinacy, hardcore, frozen, doggedness, obstinateness, fixed.

Intransigent zıt anlamlı kelimeler, Intransigent kelime anlamı

Flexible : Esner. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Yumuşak başlı. Bükülme esnekliği gösteren. Sabit olmayan. Eğilebilir. Hareket kabiliyeti yüksek. Bükülgen. Esnek. Değişken.

Intransigent ingilizce tanımı, definition of Intransigent

Intransigent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Uncompromising. Refusing compromise. Irreconcilable.