İnat nedir, İnat ne demek
İnat; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Bir konuda direnme, ayak direme, diretme, direnim.
- İnatçı.
- Birine karşı çıkma, karşı düşünce ileri sürme

"İnat" ile ilgili cümle örnekleri
- "İddia kızışmış, âdeta inat hâlini almıştı." - Ö. Seyfettin
- "Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir." - T. Buğra
Yerel Türkçe anlamı:
Israr, inat
Bostan dolaplarında suyun düşüş yönüne karşı çakılan kazıklara destek olarak konulan ağaç.
Edebi terim anlamı:
(inat) bk. iltizam
İnat kısaca anlamı, tanımı:
İnat etmek : Direnmek, diretmek, ayak diremek.
İnadı tutmak : Çok direnmek.
İnadım inat olmak : Söylediğinden veya yaptığından vazgeçmemek, çok direnmek.
Eşek inadı : Söylediğinden veya yaptığından dönmeme, çok direnme.
Katır inadı : Fazla inatçı olma durumu.
Keçi inadı : Bir türlü yumuşamayan, vazgeçilmeyen, sürdürülen inat.
İnatçı : Ayak direyen, inat eden, anut, muannit, direngen.
İnatçı keçi : Çok inat eden kimse.
İnatçılık : İnatçı olma durumu, direngenlik, inatlık, anutluk, muannitlik.
İnatlaşma : İnatlaşmak işi.
İnatlaşmak : İnat etmek. Karşılıklı inat etmek.
Bir inat bir murat : "inatçı kişi, her inadında istediği bir şeyi elde eder" anlamında kullanılan bir söz.
Direnme : Direnmek işi.
Ayak : Göl ayağı. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Basamak. Halk edebiyatında uyak. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Vücudun belden aşağı bölümü. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Bacak. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.
Direme : Diremek işi.
Diretme : Diretmek işi, inat.
Direnim : Temerrüt. Direnme işi, inat, taannüt.
Çıkma : Çıkmış. Çıkmak işi. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Desteklemek amacıyla verilen para. Eski, kullanılmış. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.
Düşünce : Dış dünyanın insan zihnine yansıması. Niyet, tasarı. Tasa, kaygı, sıkıntı. İlke, yönetici sav. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea.
İnat ile ilgili Cümleler
- Fransız'ın bu kadar kaba, inatçı ve kibirli olması beni şaşırttı.
- İnatçılıklarını sürdürüyorlar.
- Sanırım Mustafa inatçı.
- Ben inatçıyım.
- Tom'un inatçı olduğunu düşünüyorum.
- İnatçı olduğumu düşünüyor musun?
- Ben sadece senin kadar inatçı olabilirim.
- Senin bok inatçılığın insanları hasta ediyor.
- İnatçı yanım babamdan gelmedir.
- İnatçı olduğumu bilirsin.
- İnatçı olmak sana yardımcı olmayacak.
- Kadınları ömür boyu mutsuzluğa, çaresizliğe ve yıkımlara sürükleyen üç şey aşırı naz, kuru inat ve yersiz gururudur.
- İnatçı bir öksürüğüm var.
- İnatçı bir aptal olma.
Diğer dillerde İnat anlamı nedir?
İngilizce'de İnat ne demek? : adj. intransigent
n. obstinacy, stubbornness, persistence, pertinacity, contumacy, doggedness, spite, tenacity, waywardness
Fransızca'da İnat : obstination [la], ténacité [la]
Almanca'da İnat : n. Beharrlichkeit, Eigensinn, Halsstarrigkeit
Rusça'da İnat : n. упрямство (N), упорство (N), своенравие (N)

Bu kısımda İnat nedir? İnat ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İnat tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İnat hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.