Introductive türkçesi Introductive nedir
Introductive ingilizcede ne demek, Introductive nerede nasıl kullanılır?
Introduction : Giriş. Bilgisayar, edebiyat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir eserin daha iyi anlaşılması maksadiyle yazılarak onun baş tarafına eklenen açıklamalı kısım. Yaygın ortaklık kuruluşları için, kurucularınca anamalın tümünü oluşturmak için verilen her çeşit başlangıç anamalı, (para, pay belgiti, borç ve alacak belgitleri, döşeme, demirbaş, bina ve benzeri mallar). Takdim. Önsöz. Tanışma. Başlangıç. Tanıtım. Önanamal.
Introductions : Tanıtma. Getirme. Başlangıç. Önsöz. Tanıtım. Tanıştırma. Takdim. Giriş.
Letter of introduction : Tavsiye mektubu. Referans mektubu. Referans. Bonservis. İşinden ayrılan işçiye işveren tarafından verilen ve görevini iyi yaptığını belirten belge.
Reintroduction : Yeniden aşılama.
Reintroductions : Yeniden aşılama.
Introducer : Tanıştıran. Sunucu. Herhangi bir boşluk içine tüp sokmak için kullanılan araç. İnsanlara bilgi veren kimse. Tesis eden kimse. Başlatan kimse. Tanıtıcı. Tanıştıran kimse. Spiker. Takdim eden kimse.
Introductory situation : Oyunu, havası, rengi ve anlamı açısından seyirciye tanıtan olay dizisinin ilk durumu. Başlangıç durumu.
Introducers : Spiker. Takdim eden kimse. Tesis eden kimse. İnsanlara bilgi veren kimse. Başlatan kimse. Tanıtıcı. Herhangi bir boşluk içine tüp sokmak için kullanılan araç. Tanıştıran. Tanıştıran kimse. Takdim eden.
Introductory text : Tanıtıcı metin. Açıklama yazısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir filmin, bir televizyon izlencesinin başında yer alan ve bunlarla ilgili herhangi bir bilgi sunan yazı.
Introduces : Tanıtmak. Sunmak. Göstermek. Takdim etmek. Getirmek. Öğretmek. Tanıştırmak. Uygulamak. Lanse etmek. Ortaya koymak.
İngilizce Introductive Türkçe anlamı, Introductive eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Introductive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Introducers : Spiker. Takdim eden. Herhangi bir boşluk içine tüp sokmak için kullanılan araç. İnsanlara bilgi veren kimse. Takdim eden kimse. Sunucu. Tesis eden kimse. Tanıştıran. Tanıştıran kimse.
Prelusory : Girişte yer alan. Giriş.
Foreword : Önsöz. Kitabın amacını, konusunu, işleniş biçimini açıklayan ve (ya da) hazırlanmasında emeği geçen kişileri anan yazı.
Preliminary : Hazırlık. Ön. Mukaddime. İlk. Giriş. Ön sınav. Yeterlik sınavı. Ön hazırlık. Eleme maçı.
Yarn : Hikaye anlatmak. Seyahat maceraları anlatmak. Pamuk ipliği. Hikaye. Uzun ve uydurma hikaye. Masal. Muhabbet etmek. Halat ipliği. Seyahat macerası. İplik.
Prolusion : Önsöz.
Preface : Önsözünü yazmak. Giriş yapmak. Önsöz yazmak. Kitabın amacını, konusunu, işleniş biçimini açıklayan ve (ya da) hazırlanmasında emeği geçen kişileri anan yazı. Önsöz. Mukaddime. Mukaddeme. Ön söz. -e ile başlamak.
Starter : Yarışa katılan kimse. Elektrotların ön ısınmasını ve sıra bağlanmış endüktans bobiniyle birlikte bir yüksek gerilim yaratarak boşalmalı lambanın ve özellikle flüorışıl lambanın yanmasını sağlayan aygıt. Çıkış yargıcısı. Yarışa girecek koşucuları çağıran, yer ve sıralarını belirterek durumlarının, yönetmeliklere uygun olup olmadığını inceledikten sonra, başlama imini veren yargıcı. Bisiklet, madencilik alanlarında kullanılır. Başlayan kimse. Meze. Marş motoru. Yarışta çıkışı veren kimse.
Subdivision : İfraz. Bir daha bölme. Yerbölümleme. Bölüm. Altbölüm. Genellikle tarımsal nitelikte olan belli bir toprak parçasının, kentin düzentasarısına ve bayındırım kurallarına uygun biçimde, anayolları ve yeşil alanları belirtilmiş yapı alanlarına adacıklara, küçük parçalara ayrılması işlemi. Ayırma. Alt bölüm. Parselasyon. Parsellenmiş arazi.
Presenter : Takdimci. Sunan. Sunucu. Spiker. İbraz eden. Sunan kişi.
Introductive synonyms : ushering in, first appearance, product introduction, preparative, promotional, openers, identifier, identifier list, address, initiators, advertiser, presenters, initiator, initiative, preparer, section, instigative, preambulatory, entry, introductory, incitive, recital, unveiling, naturalization, exordium, introducer, start, opener, speech, informative, prolegomenon, beginning, prologue.
Introductive zıt anlamlı kelimeler, Introductive kelime anlamı
Finish : Sona ermek. Mahvetmek. Tüketmek. Mükemmelleştirmek. Varış. Tamamlamak. Son vermek. Noktalamak. Sonuçlanmak. Gitar boya veya cilasının dışarıdan görünen katı.
Trade edition : Alışveriş broşürü.
Introductive ingilizce tanımı, definition of Introductive
Introductive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Introductory. Serving to introduce.

Bu kısımda Introductive kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Introductive ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Introductive anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Introductive ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.