Inventing türkçesi Inventing nedir

Inventing ile ilgili cümleler

English: He is very bad at inventing excuses.
Turkish: Bahaneler icat etmekte çok kötüdür.

Inventing ingilizcede ne demek, Inventing nerede nasıl kullanılır?

Reinventing : Yeniden oluşturmak. Yeniden icat etmek. Yeniden keşfetmek. Yeniden şekil vermek.

Invention : Yalan. Düzen. İnsanoğlunun, yaratıcısı olduğu kültür ürün ve olaylarına dayanarak oluşturduğu, daha önceleri benzeri bulunmayan, yeni kültür ürün ve olaylarından her biri. bk. halk yaratısı, yayılım, insanbilim okulu, karşılaştırma yöntemi, tarihsel yöntem. Varolup da bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarma. Türeti. Yaratıcılık. Bulma. Buluş. İcat. Bulgu.

Invention disclose : Bulgunun, çeşitli yollarla kütüğe yazımdan önce açıklanıp yayılması (bu durumda olan bulgular kütüğe yazılmaz). Bulgunun yayılması.

Invention evaluation : Bulguyu değerlendirme. Bulgunun, öbür bulgular karşısındaki durumunu inceleme ve yaratıcılık yönünden değerlendirip yeniliğini araştırma.

Invention of reduction : Teknik bir sorunun çözümü için, var olan öğelerden birinin çıkarılmasıyle elde olunan bulgu. Eksiltmeli bulgu.

Inventions applicable to industry : Salt kuram olmayıp, yapım alanında bir üretim için kullanılma olanağı olan belgeler. Yapımda uygulanabilir bulgular.

 

Inventions : Uydurma. Buluş. Bulma. İcat. Buluşlar. Yaratıcılık. Yalan.

Inventions purely mathematical : Yapım uygulaması için olanaksız ve yetersiz olan buluşlar. Salt matematik buluşlar.

Invention purely scientific : Salt bilimsel buluşlar. Yapıma uygulama olanağı bulunmayan buluşlar.

Invention principle : Bulgu belgesi iyesi olarak, bulguyu yapanı kabul eden anlayış. Bulgu ilkesi.

İngilizce Inventing Türkçe anlamı, Inventing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inventing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Catapult : Mancınık. Fırlatmak. Sapan. Vurmak. Mancınıkla atmak. Fırlatma düzeneği ile ilgili. Topun bulunmasından önce, kaleleri dövmek için taş gülle fırlatmakta kullanılan bir tür büyük sapan. Katapült uçak.

Adapting : Uymakalıntı yapmak. Aktarmak. Uyarlamak. Alıştırma. Uyumlu hale getirme. Adapte etmek.

Ascertains : Tespit etmek. Saptamak. Belirlemek. Tayin etmek. Aslını öğrenmek. Meydana çıkarmak. Öğrenmek. Doğrusunu öğrenmek. Soruşturmak.

Contriving : Becermek. Yapmak. Akıl etmek. Tasarlamak. Yolunu bulmak. Planlamak. Ev idare etmek.

Fabricate : Kurmak. Üretmek. Kandırmak amacıyla uydurmak. Yapmak. İmal etmek. Yalan söylemek. Sahtesini yapmak.

Adjust : Uymak. Standartlaştırma. Halletmek. Alışmak. Ayar çekmek. Ayarlama. Adapte olmak. Belirlemek. Düzenine koymak.

Neology : Yenilik. Yeni kelime. Bazı ruhsal sorunlardan ötürü yeni kelimeler uydurma. Yeni sözcük yaratma. Yeni kelimeler bulma. İlahiyatta veya dini düşünüşte yenilik. Yeni kelimeler kullanma.

 

Chuck away : Boşa harcamak. Tepmek. Savurmak. İsraf etmek. Kaybetmek. Fırlatmak.

Cogitating : Enine boyuna düşünmek. Dikkatle düşünmek. Tasarlamak. Kavram yaratmak. Düşünmek. Ciddi olarak düşünmek. Düşünüp taşınmak. İyice düşünmek.

Attunes : Alıştırmak. Uyumlamak. Ayak uydurmak. Uyum sağlamak. Akort etmek.

Inventing synonyms : creating by mental acts, attemper, conception, creativity, adapt, coinage, cashier, neologism, cast offs, catapulting, cogitated, cashiered, hammering out, concocted, catapults, axe, cast aside, contrives, adapts, come up with, ascertaining, assimilates, accommodated, chuck, clear up, cashiering, cogitates, conjure up, creativeness, fathered, catapulted, bung, attune.

Inventing zıt anlamlı kelimeler, Inventing kelime anlamı

Uninviting : İtici. Çekici olmayan.

Unattractive : Tipsiz. Çekici olmayan. Albenisiz. Alımsız. Cazibesiz. Çirkin. Sevimsiz. Güzel olmayan. İtici. Gösterişsiz.

Inventing antonyms : uncreativeness.