Catapult türkçesi Catapult nedir

  • Fırlatma düzeneği ile ilgili.
  • Mancınıkla atmak.
  • Topun bulunmasından önce, kaleleri dövmek için taş gülle fırlatmakta kullanılan bir tür büyük sapan.
  • Fırlatmak.
  • Katapült uçak.
  • Tarih alanında kullanılır.
  • Atmak.
  • Vurmak.
  • Sapan.
  • Mancınık.

Catapult ingilizcede ne demek, Catapult nerede nasıl kullanılır?

Catapult aircraft : Katapult uçağı.

Catapult seat : Katapult yuvası.

Catapulted : Fırlatmak. Atmak. Katapült uçak. Mancınıkla atmak. Mancınık. Vurmak. Fırlatma düzeneği ile ilgili. Sapan.

Catapulting : Mancınık. Vurmak. Atmak. Fırlatma düzeneği ile ilgili. Fırlatmak. Mancınıkla atmak. Sapan. Katapült uçak.

Catapults : Mancınık. Atmak. Katapült uçak. Fırlatmak. Sapan. Vurmak. Fırlatma düzeneği ile ilgili. Mancınıkla atmak.

Cataphract : Antik yunan savaş gemisi. Scaled antik romalılar'ca giyilen pullu zırh giysisi. Antik bir kuşatma silahı. (zooloji) bazı sürüngen ve balıkların vücutlarını kaplayan sert pullar sistemi. (savaşlarda giyilen) zırh. Savaş zırhı. Zırhlı elbise giyen roma askeri.

Cataphylaxis : Katafilaksi.

Cataphrenia : Zeka gerileme durumu gösteren bit tür bunama. Katafreni.

Cataphoric : Cataphora ile alakalı. Öngönderimle ilgili. İlgili olduğu kelimeden önce gelen (ör. bir zamirin).

Cataphoretically : Kataforeze ait olarak. Kateforez yoluyla. Cataphoresis (pozitif elektrik akımı kullanarak bir ilacın doku boyunca gönderilmesi) yoluyla.

 

İngilizce Catapult Türkçe anlamı, Catapult eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Catapult ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arblast : Ok ya da yay fırlatan ortaçağ tatar yayı.

Archives : Resmi evrak ve kayıtlar. Kayıtlar. Arşiv binası. Arşivler. Belgelerin saklandığı yer. Arşiv. Arşiv odası. Evraklar. Belgelik.

Chucking : Bırakmak. Son vermek. Gıdaklamak. Savurmak. Çenesini okşamak. Aynaya bağlama.

Peashooter : Bezelye fırlatma çubuğu. Tabanca (amerikan ingilizcesi).

Chucked : Savurmak. Çenesini okşamak. Kusarak çıkarmak. Vazgeçmek. Gıdaklamak. Bırakmak. Son vermek. Kusmak.

Impel : Devindirmek. Sevketmek. Yöneltmek. Zorlamak. Sürmek. Harekete geçirmek. İtmek. Sevk etmek.

Aberrants : Anormal. Sapkın. Normal olmayan. Gerçekten sapma. İnhiraf eden. Sapkın kimse. Doğru yoldan ayrılmış. Atipik. Sapık.

Bunged : Tıkamak. Savurmak. Tıpalamak.

Acropolis : Akropol. Eski yunan kent devletlerinde yüksekte kurulan ve içinde bir saray ile tapınaklar bulunan berkitilmiş yer. İç kale.

Catapult synonyms : arbalests, launcher, bunging, areopag, propel, bung, onagers, autocracy, birch, barricade, diverging, biffed, birched, chuck away, apostle, barbarian, cast away, onager, biffs, areopagite, banged, be reflected, sling, cashiered, batter, hurtle, backstrap, cashier, arbalest, arbalist, beat, cast aside, bang.

 

Catapult ingilizce tanımı, definition of Catapult

Catapult kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An engine somewhat resembling a massive crossbow, used by the ancient Greeks and Romans for throwing stones, arrows, spears, etc.