Inviting türkçesi Inviting nedir

Inviting ile ilgili cümleler

English: His wife liked inviting guests.
Turkish: Karısı davetkar konukları severdi.

English: He will figure on inviting a lot of guests to the opening ceremony.
Turkish: O, açılış törenine çok sayıda misafir davet etmeyi planlayacak.

English: How about inviting Tom to our party?
Turkish: Tom'u partimize davet edelim mi?

English: How about inviting Ali and Mary over for dinner this evening?
Turkish: Ali ile Mary'yi bu akşam yemeğe davet etmeye ne dersiniz?

English: How about inviting Meg to the party?
Turkish: Meg'i partiye davet etmeye ne dersin?

Inviting ingilizcede ne demek, Inviting nerede nasıl kullanılır?

Invitingly : Davetkar bir şekilde. Cazip bir şekilde. Davetkar bir biçimde. Çekici bir şekilde. Ayartıcı bir şekilde. Cezbedici bir şekilde.

Uninviting : İtici. Çekici olmayan.

Uninvitingly : Çekici olmayan bir şekilde. Cazip olmayan bir şekilde.

Invitation : Davet. Getirtme. Çağırma. Davetiye. Çağrı. Celp. Davetname.

Invitation for tenders : Açık eksiltme. Sözlü teklif yöntemiyle gerçekleştirilen eksiltme. krş. kapalı eksiltme.

Invitational : Davetiye ile ilgili. Davetiye ile birlikte olan. Davetli turnuva. Davetle ilgili.

Invite : İstemek. Davetiye çıkarmak. Neden olmak. Çekmek. Rica etmek. Davet etmek. Yüreklendirmek. Çanak tutmak. Çağırmak. Yol açmak.

 

Invitation to bid : Satışa davet. İhale daveti. İhaleye çağrı.

Invitees : Davetliler. Davetiye alan kimse. Davetli. Davet edilmiş olan kimse.

Invite tenders for : İhale açmak.

İngilizce Inviting Türkçe anlamı, Inviting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inviting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enticing : Kandırıcı. Cazibeli. Ayartan. Ayartma. İkna edici. Baştan çıkarıcı. Kışkırtıcı. Fettan.

Eyeful : Güzel kız. Bir içim su. Güzel şey. Göze batan. Göz dolduran. Göz dolduran şey.

Arrestive : Alımlı. Dikkat çeken. İlginç. Etkileyici.

Braw : Harika. İyi. Gösterişli ve canlı bir şekilde renkli. (iskoçça) gösterişli. Gösterişli. Güzel. Yetkin. Seçkin. Yerinde.

Amusing : Şaka yapan. Zarif. Komik. Ahenkli. Matrak. Zevkli. Oyalayıcı. Gülünç. Eğlenceli.

Eyefuls : Güzel kız. Güzel şey. Göz dolduran. Göze batan. Bir içim su. Göz dolduran şey.

Catchy : Hileli. Aldatıcı. Akılda kalıcı. Kolayca akılda kalan. Hoş ve kolaylıkla akılda kalan. Alımlı. Akılda kolay kalan.

Amiable : Tatlı. İyi huylu. Cana yakın. Sevimli. Dost canlısı. Sıcakkanlı. Sokulgan. Yumuşak başlı. Samimi.

Dashy : Fiyakalı. Gösterişli. Son moda. Dikkat çekici. Modaya uygun. Havalı. Şık.

Bobbish : Cıvıl cıvıl. Parıltılı. Canlı.

Inviting synonyms : attractive, allures, dashier, tantalising, allure, suggestive, glam, tempting, calli, come hither, brilliants, canny, allured, bonnier, bonnie, attractor, affable, becoming, breakdown lorry, bonny, catchier, attracting, appealing, desirable, adorable, beautiful, canniest, becomings, bewitching, catching, attractant, cannier, eye catching.

 

Inviting zıt anlamlı kelimeler, Inviting kelime anlamı

Uninviting : İtici. Çekici olmayan.

Unattractive : Cazibeli olmayan. İtici. Çirkin. Çekici olmayan. Sevimsiz. Cazibesiz. Tipsiz. Gösterişsiz. Güzel olmayan. Albenisiz.

Inviting ingilizce tanımı, definition of Inviting

Inviting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, an inviting amusement or prospect. Tempting. Alluring.