Invite türkçesi Invite nedir
- Davet etmek.
- Çağırmak.
- Çanak tutmak.
- Davetiye çıkarmak.
- Yüreklendirmek.
- Çekmek.
- Yol açmak.
- Neden olmak.
- Rica etmek.
- İstemek.
Invite ile ilgili cümleler
English: Ali didn't invite Mary to his wedding.
Turkish: Ali Mary'yi nikâhına çağırmadı.
English: Ali and Mary didn't invite John to their wedding.
Turkish: Ali ve Mary John'u düğünlerine davet etmediler.
English: Ali didn't invite me to his birthday party.
Turkish: Ali beni doğum günü partisine davet etmedi.
English: Ali and Mary didn't invite me to their wedding.
Turkish: Ali ve Mary beni düğünlerine davet etmediler.
English: Ali didn't invite me.
Turkish: Ali beni davet etmedi.
Invite ingilizcede ne demek, Invite nerede nasıl kullanılır?
Invite tenders for : İhale açmak.
Invited : Davetli. Davetiye almış. Davet edilmiş. Orada bulunması rica olunmuş.
Invitee : Davetli. Davet edilen. Davet edilen kimse. Davetiye alan kimse. Davet edilmiş olan kimse.
Invitees : Davetiye alan kimse. Davet edilmiş olan kimse. Davetliler. Davetli.
Inviter : Davetiye çıkaran kimse. Davet eden. Davet eden kimse. Davet sahibi. Davetçi. Çağrıcı. Çağıran kimse.
Inviters : Çağıran kimse. Davetiye çıkaran kimse. Davet sahibi. Çağrıcı. Davet eden. Davet eden kimse. Davetçi.
Invites : Çağırmak. Çekmek. İstemek. Çanak tutmak. Neden olmak. Rica etmek. Davet etmek. Davetiye çıkarmak. Yol açmak.
Invitations : Çağrı. Davet. Davetiye.
Invitation : Çağırma. Davetiye. Çağrı. Davet. Celp. Getirtme. Davetname.
Uninvited guest : Davetsiz misafir. Davetsiz gelen misafir.
İngilizce Invite Türkçe anlamı, Invite eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Invite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Embolden : Gaza getirmek. Cesaret vermek. Teşvik etmek.
Adjuring : Yalvara yakara istemek. Yeminle istemek. Yalvarmak.
Beckons : Baş işareti yapmak. İşaret etmek. Parmak işaretiyle çağırma. El etmek. Baş işaretiyle çağırmak. El işaretiyle çağırmak. İşaretle çağırmak.
Beseeched : İstirham etmek. Yalvarmak. Dilemek.
Elicit : Tepki göstermek. Çıkartmak. Edinmek (bilgi). Ortaya çıkarmak (gerçeği). Çıkarmak. Temin etmek. Tepkiye neden olmak. Sağlamak. Aydınlatmak. Öğrenmek.
Beckoned : Baş işareti yapmak. El etmek. Baş işaretiyle çağırmak. İşaret etmek. El işaretiyle çağırmak. İşaretle çağırmak. Parmak işaretiyle çağırma.
Caused : Yol açtı. Doğurmak. Sebep oldu. Mütevellit. Meydan vermek. Sebep olmuş. Sebep olmak. Sebep olan.
Adjures : Yalvara yakara istemek. Yeminle istemek. Yalvarmak.
Aspire to : Arzu etmek. Amaçlamak. Amaç edinmek.
Adjure : Yalvarıp yakarmak. Yeminle istemek. Yalvarmak. Yalvara yakara istemek. İstirham etmek.
Invite synonyms : begot, absorbs, call out, accite, begetting, emboldening, favor, blaze the trail, bring about, attracts, allured, begged, evoke, exhorts, tempt, bidden, arrest, ask out, stir, bring forth, brought, conduces, heartened, encourages, appeals, exhort, adjured, call forth, ask for, bring on, abided, convoke, beget.
Invite ingilizce tanımı, definition of Invite
Invite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., to ask to an entertainment or visit. To ask. To request. As, to invite to dinner, or a wedding, or an excursion. To ask to do some act, or go to some place. To bid. To summon. To request the company of. To give invitation.

Bu kısımda Invite kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Invite ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Invite anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Invite ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.