Beckons türkçesi Beckons nedir

  • El etmek.
  • Baş işaretiyle çağırmak.
  • El işaretiyle çağırmak.
  • İşaretle çağırmak.
  • Çağırmak.
  • İşaret etmek.
  • Parmak işaretiyle çağırma.
  • Baş işareti yapmak.

Beckons ingilizcede ne demek, Beckons nerede nasıl kullanılır?

Beckon somebody in : Girmesini işaret etmek.

Beckon : Çağırmak. İşaretle çağırmak. Baş işareti yapmak. Parmak işaretiyle çağırma. Baş işaretiyle çağırmak. El işaretiyle çağırmak. İşaret etmek. El etmek. Parmak işaretiyle çağırmak.

Beckoned : Baş işareti yapmak. Baş işaretiyle çağırmak. El işaretiyle çağırmak. İşaret etmek. Çağırmak. El etmek. İşaretle çağırmak. Parmak işaretiyle çağırma.

Beckoner : Baş işaret yapan. İşaret veren. İşaret yapan. Başıyla işaret yapan. İşaretçi.

Beckoners : Başıyla işaret yapan. İşaretçi. İşaret yapan. Baş işaret yapan. İşaret veren.

Becke line : Becke hattı.

Dye beck : Boya teknesi. Boya kabı.

Becker grossman murphy model : Becker-grossman-murphy modeli.

Beck : İşaret etmek. Dere. Çay. Baş işareti. Birisini işaretle çağırmak. Irmak.

Beckoning cat : Maneki neko. Yalvaran kedi. Sağ veya sol patisini kaldıran kedi biçiminde japon iyi şans nazarlığı.

İngilizce Beckons Türkçe anlamı, Beckons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beckons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Drum : Dümbelek. Davul çalmak. Bk. mıknatıslı davul. Sınava çalışmak. Dom. Tekrar ede ede öğretmek. Parmaklarıyla tempo tutmak. İneklemek. Çok çalışmak.

Evocate : Düşmanı teslim olmaya davet etmek. Emirle davet etmek. Çağırtmak. Celp etmek.

Wave : Bir ortamda ya da uzayda, parçacıkların esnek kıpırdanmalarına yol açan dönemsel olay ya da sıcaklık, basınç, elektromıknatıs alan gücü, elektrik gücü gibi fiziksel niceliklerde dönemsel değişiklik. Sallamak. Geniş su yüzeylerinde rüzgarla oluşan, sırt ve çukur bölümleriyle durgun su yüzünü pürüzlendirip bir salınım devinimiyle birbirini kovuşturarak ilerleyen dizilerden her biri. Özdeğin, erke niteliğini taşımak ve alan görünümünde ortaya çıkmak koşuluyla, parçacıkların dönemli titreşimlerinden oluşan, yeğinlik ve uzanımı, bulundukları yer ve zamanın izleviyle belirlenen varlık türü. Kıvrım. Saç dalgası. Sallanmak. Yeğinliği, genliği yer ile zamana göre düzenli biçimde yinelenerek değişen işlev ya da nicelik. Dalga. Bilgisayar, coğrafya, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Boded : İşareti olmak. -e işaret etmek. -e delalet etmek. Beklemek. Alamet olmak. Belirtisi olmak. İowa eyaletinde şehir. Kötüye işaret olmak.

Call in : Telefonla görüşmek. Tahsil etmek. Şüphelendirmek. Yardım çağırmak. Ödenmesini istemek (borcun). Ödenmesini istemek. Tedavülden kaldırmak. Yardıma çağırmak. Çağırmak (yardımcı veya danışman olarak). İade edilmesini istemek (bir şeyin).

Cry out : Davet etmek. Haykırmak. Feryat etmek. Şikayet etmek. Bağırmak. Çığlık atmak.

 

Call away : Saptırmak.

Forecast : Tasarlamak. Öngörüde bulunmak. Tahmin etmek. Tahmin. Bir olay, durum ya da sonucu henüz gerçekleşmeden, sağduyusal ya da sezgisel ipuçlarına dayanarak önceden kestirme yeteneği. Önceden tahmin etmek. Tahmin yürütme. Önceden planlamak. Kestirmek. Öngörü.

Betokened : Göstermek. Belirtisi olmak.

Motion : Kımıltı. İşaret. Fizik, kimya, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Güdü. Yer değiştirme. Çalışma. El ile işaret etmek. Hareket ettirmek. Toplumdaki nesne ve olayların temel özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin tümü.

Beckons synonyms : bode, allude, designate, allow, beckon, figure, beckoned, count on, denotes, judge, evaluate, denote, calling in, betokens, call, betoken, gesticulate, betokening, gesture, designates, asks, calculate, call out, estimate, take into account, ask, pass judgment, beckoning, beck, call for, bid come.

Beckons zıt anlamlı kelimeler, Beckons kelime anlamı

Disrespect : Saygısızlık. Hürmet etmemek. Nezaketsizlik. Saymamak. Saymazlık. Saygısızlık etmek. Saygısızlık yapmak. Kabalık etmek. Hürmetsizlik. Kabalık.

Exclude : Saymamak. Dışlamak. Hesaba katmamak. İçeri almamak. Kovmak. Hariç tutmak. Dahil etmemek. Dışarıda bırakmak. Önlemek. Kapsamdan çıkarmak.

Esteem : Saygı. Sanı. Kanı. İnanmak. İtibar. Gözüyle bakmak. Takdir etmek. Saygı duymak. Saymak. Saygı göstermek.

Beckons antonyms : disesteem, respect, divide, integrate, add, differentiate, multiply, subtract.