Beckoned türkçesi Beckoned nedir

  • El etmek.
  • İşaret etmek.
  • Parmak işaretiyle çağırma.
  • Baş işareti yapmak.
  • Çağırmak.
  • Baş işaretiyle çağırmak.
  • El işaretiyle çağırmak.
  • İşaretle çağırmak.

Beckoned ile ilgili cümleler

English: She beckoned me to come in.
Turkish: O bana içeri girmem için işaret etti.

English: He beckoned me nearer.
Turkish: Yaklaşmam için çağırdı.

English: He beckoned me to follow him.
Turkish: Onu izlemem için bana işaret etti.

English: She beckoned me into the room.
Turkish: O, beni odaya çağırdı.

Beckoned ingilizcede ne demek, Beckoned nerede nasıl kullanılır?

Beckoner : İşaret veren. İşaret yapan. Baş işaret yapan. Başıyla işaret yapan. İşaretçi.

Beckoners : İşaret veren. İşaretçi. Başıyla işaret yapan. İşaret yapan. Baş işaret yapan.

Beckon somebody in : Girmesini işaret etmek.

Beckon : Baş işareti yapmak. El etmek. İşaretle çağırmak. El işaretiyle çağırmak. İşaret etmek. Parmak işaretiyle çağırma. Parmak işaretiyle çağırmak. Baş işaretiyle çağırmak. Çağırmak.

Beckoning : Çağırmak. Baş işaretiyle çağırmak. Baş işareti yapmak. El işaretiyle çağırmak. Parmak işaretiyle çağırma. İşaretle çağırmak. İşaret etmek. El etmek.

Beckoning cat : Sağ veya sol patisini kaldıran kedi biçiminde japon iyi şans nazarlığı. Maneki neko. Yalvaran kedi.

 

Becket : Makara bülbülü. Küçük ip halkası. İlmek. Sancak bağı. İskota bağı. Rigavo mapası. İlik. Uskota bağı.

Baal beck : Lübnan'da bir kasaba.

Beckons : İşaret etmek. El işaretiyle çağırmak. Baş işareti yapmak. İşaretle çağırmak. Parmak işaretiyle çağırma. El etmek. Baş işaretiyle çağırmak. Çağırmak.

Becke line : Becke hattı.

İngilizce Beckoned Türkçe anlamı, Beckoned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beckoned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Call in : İadesini istemek. Ödenmesini istemek. Davet etmek. Çağırmak (yardımcı veya danışman olarak). Şüphelendirmek. Ödenmesini istemek (borcun). Yardıma çağırmak. İade edilmesini istemek (bir şeyin). Toplamak.

Call for : Çağrıda bulunmak. Gönderilmesini istemek. Gerektirmek. Uğrayıp almak. İhtiyaç duymak. İstemek. Gidip gelmek. İcap ettirmek. Gerekli olmak.

Appeal : Temyiz. Temyize gitmek. Müracaat etmek. Çağrı. Karşıtlama. Çekmek. Hoşuna gitmek. Davayı temyiz etmek. Yüksek mahkemeye yapılan rica.

Designates : İsimlendirmek. Görevlendirmek. Adlandırmak. Düzenlemek. Uygulamak. Seçmek. Tayin etmek. Belirlemek. Tanımlamak.

Calling in : Tedavülden kaldırmak. Ödenmesini istemek. Telefonla görüşmek. Davet etmek. İadesini istemek. Toplamak.

Asks : Sormak. Soru sormak. Davet etmek. İstemek. İstirham etmek. Rica etmek. Aranmak. Talep etmek. Hak etmek.

Call away : Saptırmak.

Bid come : Çağırtmak. Davet etmek. Toplamak.

Call : Söylemek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Aramak. Davet etmek. Seslenmek. Farzetmek. Lakap takmak. Çağrıda bulunmak. Telefon etmek.

 

Denote : Anlamına gelmek. İfade etmek. Göstermek (belirtmek vb). Adı olmak. Delalet etmek. İşareti olmak. Belirtmek. Göstermek. Simgelemek.

Beckoned synonyms : denotes, betokened, gesticulate, drum, call out, beckons, beckon, ask, attract, beck, wave, gesture, bode, evocate, cry out, betokens, motion, betokening, designate, betoken, beckoning, boded, allude.

Beckoned zıt anlamlı kelimeler, Beckoned kelime anlamı

Repel : Geri püskürtmek (düşmanı). Geçirmemek. İtelemek. Geri çevirmek. Geri püskürtmek. Tiksindirmek. İtmek. (su veya hava vb) geçirmemek. Püskürtmek. İğrendirmek.