Calling in türkçesi Calling in nedir

  • Toplamak.
  • Telefonla görüşmek.
  • Tedavülden kaldırmak.
  • İadesini istemek.
  • Davet etmek.
  • Çağırmak.
  • Ödenmesini istemek.

Calling in ile ilgili cümleler

English: I'm calling in sick tomorrow.
Turkish: Yarın işten hastalık izni alıyorum.

Calling in ingilizcede ne demek, Calling in nerede nasıl kullanılır?

Calling : Ticari unvan. Çağrı. Ticari ünvan. Heves. Görev aşkı. Tutku. Meslek. İstek. İş. Telefon etme.

In : Tutulan. İktidardaki. İçeri doğru yönelen. Da. Halinde. Gelmiş olan. İçinde. Dahili. İç. De.

Calling into question : Şüphe uyandıran. Şüpheye düşüren. - hakkında endişeleri artıran.

Calling a meeting : Toplantı ayarlama. Toplantıya çağırma. Toplantı organize etme.

Calling an alert : Hazırlık durumu başlatma. Alarm verme. Alarm durumu ilan etme.

Calling card : Telefon kartı. Kartvizit. Kart. Arama kartı.

İngilizce Calling in Türkçe anlamı, Calling in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calling in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agglomerating : Yığılmak. Yığmak. Toplanmak. Bir araya getirmek.

Demonetizing : Parayı tedavülden kaldırmak. Para birimi olarak kullanımına son vermek. Parayı tedavülden çıkarmak.

Ask : Soru sormak. Hak etmek. Dilemek. Aranmak. Talep etmek. İstirham etmek. Sormak. İstemek.

 

Dun : Boz. Borçluyu sıkıştırmak. Zorla alacağını istemek. Sıkıştıran alacaklı. Boz renk. Esmer. Borçlusunu sıkıştıran alacaklı. Karanlık. Borcunu ödemeye zorlamak. Dun.

Beckons : Parmak işaretiyle çağırma. Baş işaretiyle çağırmak. Baş işareti yapmak. El işaretiyle çağırmak. İşaret etmek. İşaretle çağırmak. El etmek.

Retire : Emekliye ayırmak. Yatmaya gitmek. İnzivaya çekilmek. Emekliye sevketmek. Uyumaya gitmek. Bir köşeye çekilmek. Ödemek (senet). Uzaklaşmak. Emekli etmek. Yatağa yatmak.

Immobilises : Kımıldayamaz duruma getirmek. Hareketsiz kılmak. Sabitlemek. Hareketini kısıtlamak. (britanya ingilizcesi) hareketsiz kılmak. Hareketini sınırlamak. Felce uğratmak. (finans) madeni veya kağıt paraları tedavülden çekmek. (finans) varlıkları sabit sermayeye dönüştürmek (immobilize olarak da yazılır). Yerinde tutmak.

Immobilizes : Bloke etmek. Hareketini kısıtlamak. Felce uğratmak. Hareketsiz hale getirmek. Sabitlemek. Hareketsiz kılmak. Kımıldayamaz duruma getirmek. Hareketsizleştirmek. Yerinde tutmak.

Convokes : Resmi çağrı yapmak. Toplantıya davet etmek. Toplamak (toplantı vb). Resmi davette bulunmak. Toplantıya çağırmak.

Convoke : Resmi davette bulunmak. Resmi çağrı yapmak. Toplamak (toplantı vb). Toplantıya çağırmak. Toplantıya davet etmek.

Calling in synonyms : agglomerated, add up, demonetizes, duns, bid come, drum, aggregate, accumulate, beckon, agglomerates, add together, accumulates, demonetise, agglomerate, cry out, evocate, immobilizing, amasses, bidden, retires, dunning, convoking, add, call in, aggregated, convoked, asks, adding up, reclaimed, dunned, reclaims, call on, amass.