Aamof türkçesi Aamof nedir

  • Fiilen.
  • As a matter of fact (aslına bakılırsa).
  • Gerçekte.
  • Aslında (internet argosu).

Aamof ingilizcede ne demek, Aamof nerede nasıl kullanılır?

Aam : Bir hollanda ve alman sıvı ölçü birimi. Air-to-air missile (havadan havaya füze). Bir hava aracından ateşlenen ve yine havadaki başka bir aracı vurmayı hedefleyen füze.

Ahad haam : Asher tzvi ginsberg'in (1856-1927) takma adı. Modern ibrani edebiyatının kurucularından biri. Musevi filozof. Siyonist bir organizasyonun lideri.

Amraam : Orta uzaklıkta etkili olan havadan havaya ileri teknoloji füze (hedef tanıması için radarla donatılmıştır). Advanced medium-range air-to-air missile (gelişmiş havadan havaya orta uzaklık füzesi).

Balaam : Kuzey rusya'da bir ada (coğrafya). Bir incil karakteri.

Kaama : (zooloji) kama. Büyük afrika antilobu türü. İnek antilobu.

Maam : Majesteleri.

Salaam : Selamlamak. Selam vermek. Temenna. Selam.

Salaamed : Selam vermek. Selamlamak. Selam. Temenna.

Raamses ii : Iı. ramses. (ölümü mö. 1225) çok sayıda piramit inşa eden mısır firavunu.

Salaams : Selam. Selam vermek. Selamlamak. Temenna.

İngilizce Aamof Türkçe anlamı, Aamof eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aamof ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Really : Sahi. Mutlaka. Hakikat. Gayet. Gerçekten. Cidden. Aslında. Hakikaten. Sahiden.

In reality : Aslında. Gerçek hayatta.

In effect : Gerçi. Tesir itibarıyla. Yürürlükte. Gerçekten. Aslında. Yürürlükte olan. Filhakika. Aslına bakılırsa. Geçerli.

In point of fact : Aslında. Hakikaten. Aslına bakarsanız. Gerçek şu ki. Gerçekten. Şu bir gerçek ki. Aslını sorarsan. Aslına bakıldığında. Aslını ararsan.

As big as life : Yaşam kadar büyük. Bizzat. Ta kendisi (bir de ne göreyim veya tam karşımda veya gelmiş). Canlısı veya gerçeği kadar büyük. Hayatta olduğu gibi. Şahsen.

De facto : Genelgeçer. Genel geçer. Fiili olarak. Fiili. Gerçekleşen biçim. Fiilen yapılan. Gerçekten yapılan. Hakikatte. Bilfiil.

As it is : Şu anki durumda. Olduğu gibi. Bu durumda. Bu şekliyle. Bulunduğu durumda olduğu gibi. Aynıyla. Hakikatte.

Efficaciously : Uygulamada. Yeterli olarak. Etkili bir şekilde. İstenilen sonucu veren bir şekilde. Etkin bir şekilde. Verimlice. Etkili olarak.

In specie : Nakit olarak. Nakden. Nakit.

In practice : Uygulamada. Pratikte. İcraatta.

Aamof synonyms : in fact, in sober fact, ipsofacto, as it happens, effectively, in sooth, in actual fact, admittedly, virtually, actually, essentially, bodily, defacto.