Abditory türkçesi Abditory nedir

  • Değerli eşyaların saklandığı yer.

Abditory ingilizcede ne demek, Abditory nerede nasıl kullanılır?

Rhabditoid larva : Rhabditiform larva. Toprakta serbest olarak yaşayan rhabditida’larda olduğu gibi bir özofagus bulbusuna sahip olan nematod larvası. bulbuslu özofagusa sahip ikinci dönem nematod larvası.

Rhabditic : Rhabditis cinsine ait. Rabditik.

Rhabditic dermatitis : Kirli ve nemli yataklıklarda yatan evcil hayvanlarda ve ara sıra insanlarda rhabditis strongyloides türü nematod larvalarının neden olduğu deri yangısı. Rabditik dermatitis.

Rhabditida infections : Rhabditidaenfeksiyonları. Rhabditida takımındaki nematodların neden olduğu enfeksiyonlar.

Rhabditiform larva : Toprakta serbest olarak yaşayan rhabditida’larda olduğu gibi bir özofagus bulbusuna sahip olan nematod larvası. bulbuslu özofagusa sahip ikinci dönem nematod larvası. Rhabditiform larva.

Abdicating : İstifa etmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Çekilmek. Tahttan çekilmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Vazgeçmek. El çekmek. Tacını ve tahtını terketmek. Bırakmak.

Abdication : Tahtı terketme. Kaçınma (sorumluluktan). Hakkından vazgeçme. Feragat. Tahttan çekilme. Çekilme. Çekilme (yüksek bir mevkiden). Tahttan vazgeçme. El çekme. Yüksek bir mevkiden çekilme.

 

Rhabditis : Rabditis. Bazı iplik solucanlarının (nematoda) larvaları.

Abdicated emperor : Tahttan feragat eden imparator.

Abdication of the throne : Tahttan çekilme.

İngilizce Abditory Türkçe anlamı, Abditory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abditory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Perceiver : Algılayan.

Beholder : Seyirci. Bakan kimse. Seyreden.

Audience : Eylem içinde, topluluk karşısında yapılan bir gözlem ya da deneylemede duruma katılmamakla birlikte gözlemci üstlencesi bulunan kimse. bk. kümeölçüm. (okuyucu veya dinleyici) kitle. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dinleyici. İzleyiciler. Huzur. Dinleyiciler. Okuyucu veya dinleyici kitlesi. Seyirciler. İzleyiciler veya dinleyiciler topluluğu.

Attender : Yardım eden. Servis yapan. Eşlik eden. Eşlik eden kimse. Hizmet eden. Katılımcı.

Pupil : İriste, içinden görüntüyü doğuran ışınımların geçtiği, değişken açıklık. Gözbebeği. Öğrenim görmek amacıyla herhangi bir öğretim kurumunda okuyan kimse. bir öğretmenin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konu üzerinde çalışan kimse. Biyoloji, eğitim alanlarında kullanılır. Öğrenci. Omurgalı gözünde irisin ortasında bulunan ve ışınların geçerek ağ tabakaya ulaştığı, irisin çevresindeki silli yapının kasılması ile genişliği değişen, aydınlıkta daralan, karanlıkta genişleyen küçük açıklık. Göz bebeği.

Percipient : İdrak yeteneği olan. Kolay kavrayan. Seziş. Algılaması güçlü. İdraki keskin. Çabuk kavrayan. Anlayış. Anlayışlı.

 

Observer : Kurallara uyan kimse. Gözlem yapan kimse. Futbol, uzay alanlarında kullanılır. Ölçünlü yordamlar ve nicelleştirici araçlar kullanarak gözlem saptamalarını bilimsel bilgiye dönüştüren, kişi. İtaat eden kimse. Gözetmen. Müşahit. Gözlem. Rasıt. Gözleyici.

Eavesdropper : Kulak misafiri. Komşu evi dinleyen kimse. Gizlice dinleyen kimse.

Student : Gözlemci. Uzman. Öğrenim görmek amacıyla herhangi bir öğretim kurumunda okuyan kimse. bir öğretmenin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konu üzerinde çalışan kimse. Stajyer. Mektepli. Araştırıcı. Öğrenci. Okuvcu. Tilmiz.

Listener : Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Televizyon ve radyo izlencelerini işlikte ya da almaçtan izleyen kimse. Dinleyen kimse. Söylenen ya da çalınan şeyi dinleyen kişi. Dinleyici. Dinleyen. Söylenen ya da çalınan bir şeyi dinleyen kimse. radyo oyunlarının dinleyicisi gibi.

Abditory synonyms : educatee, hearer.

Abditory ingilizce tanımı, definition of Abditory

Abditory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A place for hiding or preserving articles of value.