Abidal türkçesi Abidal nedir

  • Lyonlu fransız futbolcu.
  • Bir soyadı.
  • Eric abidal (1979 doğumlu).

Abidal ingilizcede ne demek, Abidal nerede nasıl kullanılır?

Abidance : Boyun eğme. Yaşam. Oturma. İtaat. Verilen emirleri dinleme. İkametgah. Teslimiyet. Uysallık. Uygunluk.

Abidance by rules : Düzenlemelere uyulması eylemi. Kanunlara itaat.

Abidden : İkamet etmek. Beklemek. Çekmek. Sadık kalmak. Durmak. Dayanmak. Katlanmak. Baki kalmak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Uymak.

Abide : Çekmek. Sabit durmak. Uymak. Durmak. Yaşamak. Çıdamak. İkamet etmek. Sadık kalmak (vaade veya karara). Kalmak. Olmak.

Abide by : Uymak. -e uymak. Sözünde durmak. (sözünü) tutmak. Tutmak. Dayanmak. Katlanmak. Sadık kalmak. İtaat etmek. -e göre davranmak.

Abide by the rules : Kurallara bağlı kalmak.

Abided : Sadik kalmak. Kalmak. İkamet etmek. Beklemek. Kurala uymak. Sadık kalmak. Tahammül etmek. Uymak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Dayanmak.

Abiding by the law : Yasalara uygun şekilde. Kanunlara itaat etme.

Abiders : Boyun eğen veya itaat eden kimse. Oturan veya ikamet eden kimse. İtaat eden kimse. Bir yerin sakinleri.

Abideth : Sineye çekmek. Katlanmak. Boyun eğmek. Yaşamak. Tahammül etmek. Sadık kalmak. Kalmak. İtaat etmek. Devam etmek. Uymak.

İngilizce Abidal Türkçe anlamı, Abidal eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Abidal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Domestic animal : Ehli hayvan. Evcil hayvanı. Evcil hayvan. Ürünleri ve hizmetleriyle insana yarar sağlayan, insan çevresinde yaşayan, yabani formlarına göre davranış biçimleri değiştirilmiş ve insan kontrolünde yetiştirilip çoğaltılabilen hayvan.

Pureblood : Safkan. Soylu.

Pet : El üstünde tutmak. Ev hayvanı. Evde beslenen hayvan. Sevgili. Kıymetli. Pet. Evcil hayvan. Şımartmak. Okşamak.

Fertilized egg : Döllenmiş yumurta. Sperm tarafından döllenmiş yumurta, fertilize olmuş yumurta, oosperm, spermoviyum. zigot. Fertilize olmuş yumurta.

Fauna : Fauna. Doğay. Bir bölgede yaşayan çeşitli türde hayvanların tümü. Hayvanat. Bir ülke, bölge, özel bir çevre ya da devreye has tüm hayvanlar. Bir ülkede, yetiştirme işlemlerine bağlı olmadan yaşayan ve çoğalan hayvanların tümü. a. bk. asalakbilimsel direy. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bölge hayvanlarının tümü. Direy. Belirli bir coğrafi alanda bulunan hayvan türlerinin tümü.

Conceptus : Cenin. Konseptus. Gelişen implante olmuş embriyo. Konseptüs. Gelişen implante olmuş embriyoyu tanımlamak için kullanılan bir terim.

Young : (hayvan) yavru. Gençlik. Taze. Küçük. Döl. Hayvan yavrusu. Yeni. Genç. Yavru. Gençler.

Abu : Asya ile büyük okyanus ülkelerinin radyo-televizyon kuruluşlarını bir araya getiren birlik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Asya yayın birliği.

Feeder : Besleme kablosu. Hayvanların gereksinimleri olan yemlerin konduğu ve yem yedikleri, çeşitli malzemeden yapılmış, çeşitli tip ve biçimlerde olabilen kap veya yapılar. Besleyici hat. Anayolu besleyen yan yol. Şebeke hattı. Besleyici. Kesim ağırlığına ulaşıncaya kadar beslenilmek amacıyla satın alınan genç çiftlik hayvanı. Biberon. Öfkelendirmek. Yolluk.

 

Female : Dişi. Dişil. Sadece dişi gamet ya da yumurta meydana getiren birey ya da yavru doğuran organizma. Yavru doğuran, yumurta hücresi üreten organizma. eşeyli üremede erkeğin eşi, femina. hlk. deri üzerinde serpili olarak çıkan siğiller. Kadınlara ait. Atletizmi uğraş edinip, dallarındaki bayanlar arası yarışlara katılan sporcu. Dişi gamet veya yumurta meydana getiren birey veya yavru doğuran organizma. Bayan atlet. Bayan. Kancık.

Abidal synonyms : animalia, creepy crawly, sea animal, animate being, moulter, pleurodont, sea creature, kingdom animalia, work animal, molter, range animal, migrator, homotherm, marine creature, ectotherm, abaya, scavenger, chordate, adamson, peeper, biped, abramovitch, caput, herbivore, survivor, purebred, pest, being, stayer, insectivore, abdel, thoroughbred, head.

Abidal zıt anlamlı kelimeler, Abidal kelime anlamı

Male : Erkek fiş. Erkek. Bay. Eril. Spermatozoonları meydana getirecek üreme sistemine sahip olan organizma.

Female : Dişi. Dişil. Kız. Dişi gamet veya yumurta meydana getiren birey veya yavru doğuran organizma. Bayan atlet. İçi oyuk öğe. Sadece dişi gamet ya da yumurta meydana getiren birey ya da yavru doğuran organizma. Atletizmi uğraş edinip, dallarındaki bayanlar arası yarışlara katılan sporcu. Kadın. Kadınlara ait.

Mental : Akıl hastası. Zeka. Fikri. Zihinsel. Çatlak. Akılsal. Akıl. Ruhsal. Zihinsel. çene bölgesi. Kaçık.