Abie türkçesi Abie nedir

  • Bir erkek adı (abraham'ın kısaltması).
  • Nebraska eyaletinde yerleşim yeri.

Abie ile ilgili cümleler

English: Ali died of rabies after having been bitten by a bat.
Turkish: Ali bir yarasa tarafından ısırıldıktan sonra kuduzdan öldü.

English: Babies can become dehydrated from a high fever, so I was told that it would be better to send him to the hospital.
Turkish: Bebekler yüksek ateşten dolayı su kaybedebilirler, bu yüzden bana onu hastaneye göndermenin daha iyi olacağı söylendi.

English: A mother rabbit keeps her babies warm with her own body.
Turkish: Anne tavşan kendi vücudu ile yavrularını sıcak tutar.

English: About 360 000 babies are born every day and about 152 000 people die every day.
Turkish: Her gün yaklaşık 360 000 çocuk doğuyor, buna karşın 152 000 insan ölüyor.

English: Babies are interesting to watch.
Turkish: Bebekleri izlemek ilginçtir.

Abie ingilizcede ne demek, Abie nerede nasıl kullanılır?

Abient : Bir durum veya uyarıcıdan uyaran organizmanın alınması (psikoloji terimi).

Abies : Köknar olarak bilinen iğne yapraklı ağaç cinsi. Beyazcam. Akçam. Göknar. Bir tür kozalaklı ağaç.

Abietate : (kimya) abiyetik asit tuzu (silvik asit). Abiyetik asit tuzu.

Abietic : Abiyetik. Köknar ağacına veya köknar ağacından elde edilen ürünlere ait.

 

Abietic acid : Abiyetik asit. Reçine asidi. Çam asidi.

Norwegian scabies : Sarcoptes scabiei’nin neden olduğu, akarlara karşı normal olmayan bir bağışık cevaba sahip olan, genç, metal yetersizliği olan veya bağışıklığı baskılanmış, duyarlılığı zayıf veya ciddi sistematik hastalıkları bulunan bireylerde seyrek olarak görülen, ellerde ve ayaklarda kabuklu deri yangısı, boyunda eritrematöz plak oluşumu, lenfadenopati ve eozinofili gibi belirtilerin görüldüğü ciddi ve ağır akar enfestasyonu, kabuklu uyuz. Kirli kimselerin derisinde, kalın kabuklanmalarla ortaya çıkan ve ilk önce norveç'te görülen bir çeşit süreğen uyuz; kabuklu uyuz. Norveç uyuzu.

Babies : Sorumluluk. Çocuksu kimse. Bebek. Yavru. Çocuk. Bebekler. Eser. Piliç (kız).

Crybabies : Sulu gözlü kimse. Mızmız. Sulugözlü.

Anti rabies vaccine : Kuduz hastalığına neden olan virüs ile enfeksiyonu engelleyen aşı. Anti-kuduz aşısı.

Abietin : Abiyetin.

İngilizce Abie Türkçe anlamı, Abie eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Competent : Yetkin. İşin ehli. Çok iyi. Doyurucu. Yetkili. Usta. Muktedir. Yeterli. Salahiyetli. Yetenekli.

Ability : Özlü toprak. Hüner. Liyakat. Herhangi bir şeyi öğrenmek, bir işi yapmak ve tamamlamak ya da bir duruma başarıyla uymak konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç. kişinin kalıtımsal olarak öğrenmesini çerçeveleyen sınır. dışarıdan gelen bir etkiyi alabilme gücü. Özgüç. Hukuk, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır. Zeka. Beceri. Bilinen koşullara göre gerçekleşen ya da gizli kalan üretim ve satış gücü. Yetenek.

 

Power : Güç. Yetenek. Enerji. Bilgisayar, hukuk, fizik, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Fors. Derman. Birim zamana düşen iş birimleriyle ölçülen iş yapma oranı. vatla ölçülen iş yapma oranı; elektrik gücü (1 vatlık bir güç, saniyede 1 jul iş yapar). Hegemonya. Birim zamanda yapılan işin niceliği ile ölçülen iş yapabilme yeteneği. Yeti.

Capable : Meyilli. Muktedir. Yatkın. Eğilimli. Duyarlı. Etki altında kalabilen. Kapasiteye sahip. Ehliyetli. Kabiliyetli. Becerikli.

Abie zıt anlamlı kelimeler, Abie kelime anlamı

Inability : Güçsüzlük. Yeteneksizlik. Yetersizlik. İktidarsızlık. Aciz. Beceriksizlik. Acziyet. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Olanaksızlık. Bir kimsenin borçlarını ödeyemeyecek durumda olması. gücü bir işi başarmaya yetmez olanın durumu.

Unable : Olanaksız. Yapamaz. Elinden gelmez. Aciz. Liyakatsiz. Yapamayacak durumda. Gücü yetmez. Yapamıyacak durumda. İktidarsız.

Incompetent : Yetersiz. Yetkisiz. Eksik. Gereken yetenekte olmayan. Beceriksiz. İstidatsız. Kabiliyetsiz. Na-ehil. Beceriksiz (kimse). Ehliyetsiz.