Abietate türkçesi Abietate nedir
- Abiyetik asit tuzu.
- (kimya) abiyetik asit tuzu (silvik asit).
Abietate ingilizcede ne demek, Abietate nerede nasıl kullanılır?
Abietic : Abiyetik. Köknar ağacına veya köknar ağacından elde edilen ürünlere ait.
Abietic acid : Abiyetik asit. Reçine asidi. Çam asidi.
Abietin : Abiyetin.
Scabietic : Uyuzla alakalı. Skabietik. Parazitik maytlar tarafından meydana getirilen deri hastalığı ile alakalı. Uyuza ait veya uyuzdan etkilenmiş, skabetik.
Abie : Bir erkek adı (abraham'ın kısaltması). Nebraska eyaletinde yerleşim yeri.
Crybabies : Mızmız. Sulugözlü. Sulu gözlü kimse.
Abient : Bir durum veya uyarıcıdan uyaran organizmanın alınması (psikoloji terimi).
Kohlrabies : Yer lahanası.
Lullabies : Ninni.
Babied : Çocuk. Bebeksi. Hayvan yavrusu. Şımartmak. Yavru. Her ihtiyacını karşılamak. Bebek muamelesi yapmak. Bebek. Aşırı bir özenle bakmak.
İngilizce Abietate Türkçe anlamı, Abietate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Abietate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Estrange : Aralarını açmak. Soğutmak (argo terim). Soğutmak. Uzaklaştırmak. Yabancılaştırmak. Aralarını bozmak.
Drift apart : Bağları kopmak. Bağı kopmak. Irak düşmek. Birbirlerinden ayrı düşmek. Uzak düşmüş. Birisiyle olan bağı kopmak. Irak düşmüş. Sürüklenmek. Bağı kopmuş. Uzaklaşmış.
Stimulate : Tahrik etmek. Canlandırmak. Sinirlendirmek. Gayrete getirmek. Kışkırtmak. Güdülemek. Tetiklemek. Uyandırmak. Özendirmek. Teşvik etmek.
Wean : Soğutmak. Memeden kesmek. Vazgeçirmek. Bebek veya çocuk. Yetiştirmek. Büyütmek. Sütten kesmek.
Alien : Yabancı. Değişik. Farklı. Yabancı uyruklu kimse. Başka bir ülkeye ait. Haklardan mahrum bırakılan kimse. Zıt. Uzaylı. Yaratık. Karşıt.
Modify : Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Değişiklik yapmak. Hafifletmek. Bir tüzenin temelini, bir nesnenin biçimini, özelliğini değiştirme. Biraz değiştirmek. Nitelemek. Tadil etmek. Üzerinde değişiklik yapmak. Değiştirmek. Tamlamak.
Disaffect : Hoşnutsuzluk yaratmak. Bozmak. Memnuniyetsizliğe neden olmak. Soğutmak.
Rumpus : Gürültülü tartışma. Atışma. Kargaşa. Şamata. Kavga. Patırtı. Kıyamet. Gürültü patırtı. Gürültü. Velvele.
Change : Değişikliğe gitmek. Değiştirmek. Üzerini değişmek. Değişiklik. Değişim. Takas etmek. Tebdil etmek. Değişmek. Bozmak. Yer değiştirme.
Foment : Kışkırtmak. Ilık yaş pansuman. Sıcak kompres yapmak. Teşvik etmek. Fesat çıkarmak. Sıcak pansuman yapmak.
Abietate synonyms : stir up, drift away, alter, provoke.
Abietate zıt anlamlı kelimeler, Abietate kelime anlamı
Calm : Huzurlu. Teskin etmek. Sakinleştirmek. Dingin. Dinmek (fırtına). Soğukkanlı. Soğuk. Durgun. Yatıştırmak. Ağırbaşlı.
Resist : Dayanıklı olmak. Göğüslemek. Direşmek. Karşı durmak. Muhalefet etmek. -meden edebilmek. Dayanmak. Direnmek. Karşı çıkmak. Göğüs germek.

Bu kısımda Abietate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Abietate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Abietate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Abietate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.