Ables türkçesi Ables nedir

Ables ile ilgili cümleler

English: Ali bought some vegetables and fruit.
Turkish: Ali biraz sebze ve meyve satın aldı.

English: A busser is a person who clears tables in a restaurant.
Turkish: Bir komi bir restoranda masaları temizleyen kişidir.

English: Ali bought some vegetables at a roadside stand.
Turkish: Ali bir yol kenarı standında biraz sebze aldı.

English: A renowned tactician, Christopher Columbus once downed an entire pirate fleet by stealing all of their fruits and vegetables, thus giving them scurvy.
Turkish: Bir ünlü taktisyen, Christopher Columbus bir zamanlar onların tüm sebze ve meyvelerini çalarak, böylece onlara iskorbüt vererek tüm korsan filosunu yok etti,

English: Ali and Mary are at one of the tables in the back of the restaurant.
Turkish: Ali ve Mary restoranın arkasındaki masalardan birinde.

Ables ingilizcede ne demek, Ables nerede nasıl kullanılır?

All local variables as statics : Tüm yerel değişkenler durağan olarak.

All tables : Tüm tablolar.

Animal fables : Hayvanların ana karakterler olduğu ahlakla ilgili hikayeler. Hayvan masalları.

Any tables : Herhangi bir tablo.

Arables : Sürülüp ekilebilir. Ekilebilir arazi. Tarıma elverişli. Ekilebilir. İşlenebilir (toprak). Tarıma uygun. İşlenebilir. Sürülebilir. Ekilip biçilebilir.

 

Breakables : Bozulabilir. Kırılabilir. Kırılır. Ehlileşir.

Automatic except tables : Tablolar hariç otomatik.

Attach tables : Tablo iliştir.

Augean stables : Augean ahırları. (yunan mitolojisi) kral augeas'ın 3 bin öküz tuttuğu ve 30 yıl boyunca temizlenmemiş ahırları (herkül bu ahırlar içine bir nehir yönlendirerek onları temizlemiştir).

Bivariate random variables : İki değişkenli rastsal değişkenler.

İngilizce Ables Türkçe anlamı, Ables eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ables ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cognomens : Soyad (roma). Lakap. Takma ad. Soyadı. Aile ismi.

Cognoscente : Erbap.

Acute : Zeki. Açıkgöz. Sivri. Keskin. Dar (açı). Ağır. Dar. Aşırı. Akut.

Buckra : İyi. Beyaz adamın. Beyaz.

Capable of : Yapabilir. Onun kabiliyetleri dahilinde. Yeterli. -ebilmek. -ebilir.

Brawnier : Adaleli. Kuvvetli. Kasları gelişmiş. Kaslı.

Facultative : İsteğe bağlı. Zorunlu olmayan. Bilinçli. Fakültatif. Kaçınılmaz olmayan. Seçmeli. Seçimli. Çeşitli çevre koşullarında yaşayabilen.

Knower : Bilen kimse. Anlayan veya bilen kimse. Bilgili kimse. Uzman.

Skilful : Becerikli. Çevrimli. Uz. Ustalık gerektiren. Marifetli. Kabiliyet gerektiren. Usta.

Dexterous : Marifetli. Maharet sahibi. Maharetli. Marifet sahibi. Usta. Becerikli. Eli uz. Elinden her iş gelen. Eli çabuk.

Ables synonyms : daedalian, acutest, capable, craftiest, adepts, craftier, adroit, beefy, crafty, clever, cognoscenti, omnipotent, hand, beefiest, sciential, efficient, competent, talented, aptest, abler, worth, daedal, drastic, cunctipotent, worthed, discriminating, worths, the omnipotent, canniest, adept, beefier, acuter, connoisseur.

 

Ables zıt anlamlı kelimeler, Ables kelime anlamı

Inability : Acziyet. Beceriksizlik. Gücü olmama. Aciz. İktidarsızlık. Yeteneksizlik. Yapamama. Bir kimsenin borçlarını ödeyemeyecek durumda olması. gücü bir işi başarmaya yetmez olanın durumu. Acizlik. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır.

Unable : İktidarsız. Liyakatsiz. Yapamıyacak durumda. Gücü yetmez. Yapamayacak durumda. Yapamaz. Olanaksız. Elinden gelmez. Aciz.

Incompetent : İstidatsız. Kabiliyetsiz. Na-ehil. Beceriksiz (kimse). Yetkisiz. Ehliyetsiz. Yetersiz. Beceriksiz. Gereken yetenekte olmayan. Eksik.