Aboard türkçesi Aboard nedir
- İçinde (taşıt için).
- -e.
- İçinde (gemi veya uçak veya tren vb).
- -de.
- Uçakta.
- Trene.
- Uçağa.
- Gemide.
- (bir taşıtın) içinde.
- Atobüse.
- Otobüse.
- İçine (gemi veya uçak veya tren vb).
- Gemiye.
Aboard ile ilgili cümleler
English: Moustapha was the only one aboard the ship when it sank.
Turkish: Gemi battığında Mustafa gemideki tek kişiydi.
English: How many sailors were aboard the ship that sunk?
Turkish: Batan gemide kaç tane denizci vardı?
English: I slept aboard the ship.
Turkish: Ben gemide uyudum.
English: It is very dangerous to jump aboard the train when it is moving.
Turkish: Hareket eden trene atlamak çok tehlikelidir.
English: He went aboard the plane.
Turkish: O, uçağa bindi.
Aboard ingilizcede ne demek, Aboard nerede nasıl kullanılır?
Aboard a ship : Bir gemide.
All aboard : Herkes gemiye!.
Get aboard : Gemiye veya uçağa binmek.
Go aboard : Binmek. Tekneye çıkmak. Tekneye binmek. Güvertede gitmek. Gemiye binmek veya çıkmak.
Seaboard : Kıyı şeridi. İskele. Kıyı. Deniz kenarı. Geminin sol yanı. deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış denize doğru uzanan yer. Kıyı bölgesi. Kıyıya yakın. Yalı boyu. Sahil. Deniz kıyısı.
Seaboards : Kıyı. Yalı boyu. Deniz kenarı. Sahil kesimi. Deniz kıyısı. Kıyı şeridi. Sahil. Kıyı bölgesi. Kıyıya yakın.
Abode of demons : Şeytanların ikamet ettiği yer. Şeytanların yaşadığı yer.
Abodes : Sükna. İkametgah. İkamet etme (bir yerde). İkamet yeri. İkamet. Oturulan yer. Oturma. Konut. Bir yerde ikamet etmek.
Abo : Yerli (avustralya'da kullanılır). (kırıcı argo) aborijin.
Aboding : Konut. İkamet etme (bir yerde). Oturulan yer. İkametgah. Oturma. İkamet. Bir yerde ikamet etmek. İkamet yeri. Sükna.
İngilizce Aboard Türkçe anlamı, Aboard eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Aboard ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Onboard : Güvertede. Trende. Yerleşik. Teknede. Bütünleşik.
Shipboard : Gemi içinde. Gemi bordası. Gemi güvertesi. Gemi güvertisinde. Geminin güvertesinde bulunan.
As of : -den. -den başlayarak. İtibarı ile. Esnasında. Olarak. Bir şeyin başladığı veya sona erdiği tarihi veya zamanı belirtmek için kullanılan ifade (örneğin, darren 31 aralık'tan itibaren işine son verdi”). -den itibaren. İtibaren. Başlayarak.
On board : Hemfikir. Kişinin gemi veya tekne vb'ye binmiş olması durumu. Bordada. Yerleşik. Araca monteli. Trende.
On board ship : Güvertede. Teknede.
For : Zira. Karşılığında. -e elverişli. Çünkü. -dır. -dir. -e göre. Namına. Şerefine.
Into : Biçimine. Şekline. Haline. E. -in içine. İçine. -a. İçeriye. Ye.
On shipboard : Güvertede.
Afloat : Yüzer durumda. Su basmış. Yüzen. Havada. Yüzerek. Su dolmuş. Yüzmekte olan. Dolaşmakta (söylenti v.s.). Su içinde.
Likewise : Bir de. Hem. Dahi. Aynı biçimde. Ayrıca. Benzer şekilde. Zira. Aynı veçhile. Aynı şekilde.
Aboard synonyms : on base, per, cum, at sea.
Aboard ingilizce tanımı, definition of Aboard
Aboard kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : On board of. On board. Into or within a ship or boat. As, to go aboard a ship. Hence, into or within a railway car.

Bu kısımda Aboard kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Aboard ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Aboard anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Aboard ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.