Gemiye nedir, Gemiye ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Taş, toprak, kum taşımaya yarayan sedye şeklinde bir çeşit araç, teskere.
Teknik terim anlamı:
Yapılarda, çamur, kerpiç, harç ve benzerleri taşımakta kullanılan teskere. (Kırşehir).
Gemiye ile ilgili Cümleler
- Gemiye gel.
- Biz gemiye dönüyoruz.
- Gemiye dönelim.
- Gemiye gelsin.
- Onların gemiye binmesini gördün mü?
- Gemiye selam!
- Bu gemiye kimin ad koyduğunu merak ediyorum.
- Herkes gemiye!
- Gemiye geleyim.
- Biz gemiye geri gitmeliyiz.
- Korsanlar gemiye çıktı.
- Gemiye geri döneriz.
- Gemiye gelelim.
Gemiye tanımı, anlamı
Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine
Gemiye ilişkin bilgiler : Yabancı limanlardan gelen yerli ve yabancı gemilerin ne zaman, ne kadar yolcu ve yük ile geleceğine, nereye demirleyeceğine, limanda ne kadar süre kalacağına ve sonra hangi limana gideceğine ilişkin, acente ya da iyelerince o yer gümrüğüne verilen bilgiler.
Taş toprak : Yüzeyi taş ve toprakla kaplı alan.
Kırşehir : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Kum taşı : Kum tanelerinin kaynaşmasıyla oluşmuş bir tür tortul kayaç, kuvarsit.
Taşımak : Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürmek. Boru, kanal vb. ile sıvı maddeleri bir yerden başka bir yere aktarmak. Duymak, hissetmek. Giymek. Katlanmak, üstlenmek, yüklenmek, çekmek. Bir nesnenin ağırlığını yüklenmek. Sahip olmak, özellik olarak bulundurmak. Üstünde bulundurmak.
Teskere : Sedye. Yapılarda malzeme taşımak için kullanılan, dört kollu ve iki kişinin taşıdığı tahta araç.
Tesker : Hindinin kabararak yürümesi. Fırıldak.
Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.
Taşıma : Taşımak işi.
Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
Kerpiç : Duvar örmekte kullanılmak için kalıplara dökülüp güneşte kurutulmuş saman ve balçık karışımı ilkel tuğla. Bu tuğladan yapılmış.
Topra : Torba.
Şekli : Havuç. Biçimle ilgili, biçimsel, formel.
Taşım : Yemeğin taşacak kadar kaynaması.
Çamur : Su ile karışıp bulaşır ve içine batılır duruma gelmiş toprak, balçık. Sataşkan, çevresini tedirgin eden, sulu, arsız (kimse). Yapı işlerinde kullanılan çeşitli malzemeden oluşmuş harç.
Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
Sedye : Hasta veya yaralı taşımaya yarayan katlanabilir hasta yatağı, teskere.
Kırş : Bahçe ve tarlalarda ürün toplandıktan sonra kalan sebze gövdeleri: Çocuk kırş toplamaya gitti.
Şekl : Kıyafet, görünü.
Diğer dillerde Geminus anlamı nedir?
İngilizce'de Geminus ne demek ? : geminus

Bu kısımda Gemiye nedir? Gemiye ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gemiye tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gemiye hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.