Kerpiç nedir, Kerpiç ne demek

  • Duvar örmekte kullanılmak için kalıplara dökülüp güneşte kurutulmuş saman ve balçık karışımı ilkel tuğla
  • Bu tuğladan yapılmış.

"Kerpiç" ile ilgili cümle

  • "Kerpiç evler, ipe serili çamaşırlar gibi ay ışığında sallanıyorlar." - P. Safa

Yerel Türkçe anlamı:

Gübre, tezek

Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:

(Mimarlık) Güneşte kurutulmuş topraktan tuğla.

Almanca'da Kerpiç ne demek?:

luftziegel, lehmstein

Fransızca'da Kerpiç ne demek?:

brique crue

Kerpiç hakkında bilgiler

Kerpiç, duvar örmek için kullanılmak üzere tahta kalıplara dökülerek güneşte kurutulmuş balçık. Kerpiç, daha çok köy evlerinin yapımında kullanılır. Hem iktisadi bakımdan ucuz, hem de kışın sıcak tuttuğu için tercih edilir. Bir çeşit pişirilmemiş tuğla gibidir.

Kerpiç yapılacak toprak, su ile karıştırılarak içine saman serpilir ve karışım ayakla çiğnenip ezilmek suretiyle çamur haline getirilir. Bu işe çamurun özlendirilmesi denir. Özlendirilmiş çamur, kerpiç biçimine sokulmuş, tahta bölmelerden yapılı kalıplara dökülür. Çamur, kalıplara döküldükten sonra iyice sıkıştırılır. Bu sıkıştırma yapılmazsa kerpiç zayıf olur. Sıkıştırılan çamurun üstü düzgünce bir tahta ile düzeltilir ve fazla çamur da atılmış olur. Sonra kalıp çekilerek, çamur düz bir yerde kalır. İmkan varsa önce gölgede kurutulduktan sonra güneşte bırakılır. Kerpiçin her tarafının kuruması için güneşe bakan yüzleri zamanla değiştirilerek çabuk kuruması sağlanır.

 

Kerpiç çok eski çağlardan beri yapı malzemesi olarak kullanıla gelmiştir. Kaldeliler ve Sümerler yapılarında kerpiç kullanmışlardır. Bunlar kerpiçleri birbirine ziftle yapıştırırlardı. Bu bakımdan yaptıkları evler sağlam olurdu. Bu evlerin üzerini de çamur, kireç veya zift tabakasıyla örterlerdi.

Anadolu'da yapılmış olan çeşitli kazılar, Hititlerin bile evlerini kerpiçten yaptıklarını göstermiştir. Günümüzde de Anadolu köylüsü evini ekonomik bakımdan ve sıcağı muhafaza bakımından kerpiçten yapmaktadırlar. Kerpiç aynı zamanda rutubetlenmeyi önlediğinden bununla yapılmış olan evler daha sıhhi olur, oturanlarda romatizma pek görülmez ve tedavi için uygundur.

Kerpiç ile ilgili Cümleler

  • Gencin aynada gördüğünü ihtiyar kerpiçte görmez mi a hoca?
  • Kerpiç bir evde yaşıyorum.

Kerpiç anlamı, tanımı:

Duvar : Engel. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Sonuç alınamayan yer.

Örmek : Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak. Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak. Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak. Duvar yapmak veya onarmak. İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak veya geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak. Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak.

 

Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.

Kalıp : Genellikle küp biçiminde yapılan. Bir şeye biçim vermeye veya eski biçimini korumaya yarayan araç. Yenilikten uzak, özgün olmayan. Biçki modeli, patron. Biçim, durum. Gösterişli görünüş.

Güneş : Güneş ışınlarının ve ısısının etkilediği ortam. Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi.

Kurut : Kurutulmuş süt ürünü.

Saman : Ekinlerin harmanda dövülüp taneleri ayrıldıktan sonra kalan, hayvanlara yedirilen ufalanmış sapları.

Balçık : Güçlük çıkartan. İçindeki kil oranı yüksek, yağlı, su geçirmez, koyu toprak. İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, genellikle killi, koyu, yapışkan çamur, mil.

Karışım : İki veya daha çok maddenin kimyasal tepkimeye girmeden bir araya gelmesi, mahlut. Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey.

Tuğla : Balçığın kalıplara dökülüp güneşte kurutulduktan sonra özel ocaklarda pişirilmesiyle yapılmış olan ve duvar örmekte kullanılan yapı malzemesi.

Kerpiç dökmek : Saman ve balçık karışımını kalıplara boşaltarak kerpiç yapmak.

Kerpiç gibi : Çok sert ve kuru.

Samanlı kerpiç : İçine saman karıştırılarak dökülen kerpiç.

Kerpiççi : Kerpiç yapan veya satan kimse.

Kerpiçleşme : Kerpiçleşmek işi.

Kerpiçleşmek : Çok sert ve kuru bir duruma gelmek. İyice yerleşmek.

İlkel : Basit, karmaşık olmayan. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz. İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif.

Tahta : Çimlenen tohumlar için bahçede hazırlanan uzun tarh. Sebze bahçelerinde ayrılan küçük yer. Bu malzemeden oluşmuş yüzey, döşeme, ağaç. Bu ağaçtan yapılmış. Kara tahta. Çeşitli işlerde kullanılmak üzere düz, enlice, uzun ve az kalın biçimde işlenmiş ağaç parçası.

İktisadi : Ekonomik.

Bakım : Bakma işi. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek.

Ucuz : Bayağı. Fiyatı yüksek olmayan, pahası az, düşük fiyatlı, pahalı karşıtı. Az emekle elde edilen.

Sıcak : Isısı yüksek olan, çok ısınmış. Sıcak yer. Yakmayacak derecede ısısı olan, yakmayacak kadar ısı veren, soğuk karşıtı. Dostça olan, sevgi dolu. Havadaki yüksek ısı. Hamam.

Tercih : Yeğleme.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Kerpiç kenesi : Kantlılardan kan emerek kondüsyon düşüklüğüne ve büyük ekonomik kayıplara neden olan en önemli kene türlerinden biri. İran, Hindistan, Mısır, Avustralya ve Brezilya’da kanatlı spiroketozisi adlı hastalığı taşımaktadır. Etken Argas americanus, A. miniatus, A. persicus, mavi böcek, Miana böceği, tampan kenesi.

Kerpiççik : Yozgat şehrinde, Sarıkaya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Kerpiççilik : Kerpiççinin yaptığı iş.

Kerpiçköy : Ankara ili, Yenice nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kerpiçli : Samsun şehri, Tekkeköy belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Kerpiçli yelen : Kilimlerde bir çeşit kenar süsü.

Kerpiçlik : İzmir kenti, Ödemiş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kastamonu şehri, Azdavay ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Manisa şehri, Demirci belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Diğer dillerde Kerpiç anlamı nedir?

İngilizce'de Kerpiç ne demek? : n. adobe, cob

Fransızca'da Kerpiç : pisé [le]

Almanca'da Kerpiç : n. Erdziegel, Kloß, Luftziegel

Rusça'da Kerpiç : n. кирпич (M)

adj. кирпичный