On board türkçesi On board nedir

  • Araca monteli.
  • Uçakta.
  • Trene.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Kişinin gemi veya tekne vb'ye binmiş olması durumu.
  • Gemide.
  • Uçağa.
  • Yerleşik.
  • Hemfikir.
  • Güvertede.
  • Bordada.
  • Gemiye.
  • Trende.

On board ile ilgili cümleler

English: A few passengers went on board the plane.
Turkish: Birkaç yolcu uçağa bindi.

English: Everyone on board was safe.
Turkish: Uçaktaki herkes güvendeydi.

English: How many people are on board the ship?
Turkish: Gemide kaç kişi var?

English: The passengers on board were mostly Japanese.
Turkish: Gemideki yolcular çoğunlukla Japondu.

English: A party of scientists were on board with them.
Turkish: Bir grup bilim adamı onlarla birlikte gemideydi.

On board ingilizcede ne demek, On board nerede nasıl kullanılır?

On : Üstünde. Hazır. Açık. Çakırkeyif. İle. Yanmak. Esnasında. Üzerinde. Devrede. Giyilmiş.

Board : Kart. Heyet. Tahta döşemek. Pano. Daire. Sofra. Yiyecek sağlamak. Komisyon. Kurul. Yolcu almak.

On board bill of lading : Yükleme konşimentosu.

On board ship : Gemide. Teknede. Güvertede.

Come on board : Kabul edenler arasına katılmak.

Free on board : Güvertede teslim. Güvertede teslim kaydıyla satış. Gemi bordosunda teslim fiyatı. Gemide (çıkış limanında) teslim. Bordada teslim. Gemide teslim. Gemi güvertesinde teslim. Gemi bordasında teslim. Vapurda teslim.

 

Hang on board : Askıya almak.

İngilizce On board Türkçe anlamı, On board eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On board ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Builtin : Oluşumiçi.

Abstract syntax tree : Soyut söz dizimi ağacı. Soyut sözdizim ağacı.

Nonmigratory : Göç etmeyen. Göçmen olmayan.

Aboard : (bir taşıtın) içinde. Atobüse. Otobüse. İçinde (taşıt için). İçinde (gemi veya uçak veya tren vb). -e.

Abort sequence : Durdurma dizisi.

Acception : Kabul edilmiş anlam. Onaylama. Benimseme. Kabul.

Onboard : Bütünleşik. Teknede.

Access key : Erişim anahtarı. (internet, bilgisayar) bilgisayar kullanıcısının klavyeyi kullanarak anında bir web sitesinin belirli bir bölümüne atlamasına izin veren tuş. Erişim tuşu.

Unanimous : Oybirliğiyle. Aynı fikirde. Ortak. Oybirliği ile verilmiş. Uyuşmuş olan. İttifakla. Müttefik. Bağlaşık. Oybirliğiyle alınmış.

Agreed : Anlaşmaya varılmış. Mutabık kalınmış. Mutabık. Anlaşması sağlanmış. Anlaşmış. Tamam. Ortak (karar). Aynı fikirde olan. Kabul. Birlikte alınmış.

On board synonyms : localized, absolute device, afloat, shipboard, access control, on shipboard, localised, abort, topsides, abovedeck, agreeable, access mechanism, access control entry, topside, entrenched, built in, prescriptive, ac adapter, on board ship, abbreviate, permanents, abnormal end, on deck, permanent, absolute loader, accent bar, likeminded, at one, accelerator key, located, accent char, established, intrinsic.