Builtin türkçesi Builtin nedir

Builtin ingilizcede ne demek, Builtin nerede nasıl kullanılır?

Built in stabilizers : Kendiliğinden dengeleyiciler. Bir ekonomide iktisadi dalgalanmaların ortaya çıkması durumunda herhangi bir müdahale olmaksızın devreye girerek olumsuz gidişi yavaşlatan artan oranlı gelir vergisi ve işsizlik sigortası gibi dengeleyiciler.

Built in : İçinde var olan. Gömme. Dahili. Yerleşik.

Built in antenna : İç anten. Almacın içine yerleştirilmiş dalgalık çeşidi. İç dalgalık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Built in cupboard : Gömme dolap. Bir duvar içerisine veya boşluğuna inşa edilmiş dolap.

Built in dictionary : Yerleşik sözlük.

Built in method : Yerleşik yöntem.

Built in font : Bir yazıcının hafızasına kalıcı olarak depolanmış karakter tarzı veya tipi (yanlızca yazıcı tarafından okunması için). Sabit karakter tipi.

Built in role : Yerleşik görev.

Built in pointing device : Portatif bir bilgisayarın kasasına bağlı hareketli küçük top (eski mouse'ların içerisindeki küçük top benzeri) veya joystick.

Built in group : Yerleşik grup.

İngilizce Builtin Türkçe anlamı, Builtin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Builtin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Gaming house : Kumarhane.

Glasshouse : Camlı köşk. Sırça saray. Limonluk. Askeri hapishane. Çiçek, limon gibi ağaççıkları korumak ve özellikle yaz sebzelerini kış mevsiminde de yetiştirmek için ısıtılmış, zemini tarıma elverişli duruma getirilmiş özel ve kapalı sığınaklar. Cam atölyesi. Sera. Cam fabrikası.

Established : Kurulu. Oturmuş. Müesses. Belirlenmiş. Kurulmuş. Varolan. Resmileşmiş. Sabit. Yerleşmiş.

Room : Mahal. Fırsat. Neden. Mekan. Bir yapının, özellikle bir evin, oturmak, çalışmak, yatmak gibi eylemlere yarayan gözelerinden her biri. Apartman. Ç.daire. Kalmak. Olanak. Yer.

Nonmigratory : Göçmen olmayan. Göç etmeyen.

Structure : Bütünüyle tasarımlamak. Yapılandırmak. Kayaçların ve onların oluşturdukları katmanlarında yerkabuğu içindeki düzeni, durumu. İnşaat. Örgü. Düzenlemek. Parçaları ve öğeleri arasında yasalılık, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge ya da bütün. Kayaç kütlelerinin kıvrılma, kırılma gibi biçim değiştirme olayları ve iç itim sonucu birbirleriyle ilgili durumları. Bilgisayar, coğrafya, fizik, kimya, gramer, tiyatro, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Dikili.

Staircase : Pilleken. Merdiven (iki katı birbirine bağlayan). Merdiven boşluğu. Merdiven.

Wing : Dekorun gerisinde, bir kapı ya da pencere arkasına kulisi gizlemek için konulan pano. Kanat takmak. Kanat. Hızlandırmak. Ala. nematodlarda bulunan kütiküla değişikliği, vücudun yan tarafında bulunan ve dalgalanma biçimindeki hareketi destekleyen omurga benzeri kalınlaşmalar. Kanadından vurmak (kuşu). Kanadından vurmak. Sahne gerisi panosu. Ek bina. Kanatlanmak.

 

Built in : Gömme. Dahili. İçinde var olan.

Annex : Katmak. İlhak etmek. Kasaba ya da köy gibi küçük yerleşme yerlerini oluşturan kom, oba adı da verilen uzak komşuluk birimlerinden her biri. bir yapıya sonradan eklenmek üzere yapılan ve anayapıya bağlı olması her kez gerekmeyen yardımcı bölüm. İlave etmek. İlhak. Ek bina. İlave. Müsadere etmek. Habersiz almak. Topraklarına katmak.

Builtin synonyms : interior door, outside door, hotel casino, heating system, healthcare facility, skeletal frame, tap house, government building, cullis, roman building, house of prostitution, house of prayer, crawl space, health facility, casino hotel, house of worship, volary, house raising, telco building, gambling hell, heating plant, telecom hotel, residence hall, dry walling, cornerstone, eating house, bowling alley, greenhouse, house of god, localised, morgue, road construction, bawdyhouse.

Builtin zıt anlamlı kelimeler, Builtin kelime anlamı

Disassembly : Ayırma. Parçalara kısımlara ayırma. Söküş. Söküm. Parçalara ayırma. Demontaj. Sökme. Dağılım. Demonte.

Unimproved : Sürülmemiş (toprak). Gelişmemiş. İşlenmemiş. Geliştirilmemiş. Sürülmemiş. İyileştirilmemiş. Düzelmemiş.