Abstemious türkçesi Abstemious nedir

  • Perhiz yapan.
  • Çok yemek ve içmekten sakınan.
  • Aşırı yiyip içmekten sakınan.
  • Perhizkar.
  • Aşırılıklar bulunmayan.
  • Tensel zevklerle az ilgilenen.
  • Özellikle yeme içme konusunda kendini tutan.
  • Aşırıya kaçmayan.
  • Yeme içmede azla yetinen.
  • Kendini tutan (özellikle yeme içme konusunda).
  • Az ile yetinen (yeme içmede).
  • Kanaatkar.

Abstemious ingilizcede ne demek, Abstemious nerede nasıl kullanılır?

Abstemiously : Bir dereceye kadar. Aşırıya kaçmadan. Ilımlı olarak. Kendini tutarak (özellikle yeme içme konusunda). Tutumlu bir şekilde. Perhiz yaparak. Özellikle yeme içme konusunda kendini tutarak.

Abstemiousness : Perhizkarlık. Feragat. Ölçülü olma. Riyazet. Çok yiyip içmekten sakınma. Aşırıya kaçmama. Azla yetinme. Kendini tutma (özellikle yeme içme konusunda). Özellikle yeme içme konusunda kendini tutma.

İngilizce Abstemious Türkçe anlamı, Abstemious eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abstemious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spartan : Sparta. Spartalı. Sert. Cesur kimse. Sıradan. Yiğit. Basit. Lüks olmayan. Yılmaz. Cesur.

Forehanded : Başarılı. Zengin. Hali vakti yerinde. İhtiyatlı. Tutumlu. Varlıklı. Dışa bakan avuç içi ile vurulan (tenis). Tedbirli.

Abstemiousness : Azla yetinme. Riyazet. Perhizkarlık. Aşırıya kaçmama. Kendini tutma (özellikle yeme içme konusunda). Feragat. Çok yiyip içmekten sakınma. Özellikle yeme içme konusunda kendini tutma. Ölçülü olma.

 

Light : Işıldamak. Bir görünçlüğün aydınlatılması için yönetmenin ışıkçılara verdiği komut. Görme organına bağlı ya da görme organı aracılığı ile olan bütün duyulanma ve algıların vergisi. görme organını uyarabilen ışınım. Bilgisayar, fizik, uzay, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Rastlamak. İnmek (attan veya arabadan). Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur). Yakmak. Işık. Açık (renk için).

Soberest : Sarhoş olmayan. Mat. Makul. Düşünceli bir hale sokmak. Sade. Ayıltmak. Aklını başına getirmek. Ölçülü. Ayık.

Contented : Memnun kalan. Doygun. Tokgözlü. Gönlü tok. Halinden memnun. Mutlu. Rahat. Memnun. Razı.

Austere : Ciddi. Özdenetimli. Çetin zor. Güç. Katı. Yalın. Süssüz. Sade. Rahatsız.

Ascetic : Münzevi. Çileci. Sofu. Dünya nimetlerinden elini eteğini çekmiş. Zahid. Nefsinin isteklerini kırarak çok sade bir hayat yaşayan kimse.

Abstinent : İçki içmeyen. Toktak. Riyazetçi. Nefsini kıran. Temkinli. Nefsini saklayan. Az yiyip içen.

Thrifty : Tasarruflu. İdareli. Tutumlu. Verimli. Gür. Hesaplı. İdareci.

 

Abstemious synonyms : nonindulgent, strict, complacent, thriftiest, ascetical, abstentious, thriftier, sober, satisfied, soberer, frugal, temperate.

Abstemious zıt anlamlı kelimeler, Abstemious kelime anlamı

Intemperate : Fırtınalı. Ölçüsüz. Taşkın. Sert. Ayyaş. Şiddetli. Bozuk. Şiddetli (söz). Bozuk (hava). İntemperat.

Gluttonous : Harın. Açgözlü. Boğazlı. Pisboğaz. Boğazına düşkün. Obur.

Indulgent : Göz yuman. Hoşgören.

Abstemious ingilizce tanımı, definition of Abstemious

Abstemious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Abstaining from wine.