Accelerin türkçesi Accelerin nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Akselerin.
  • Kan pıhtısı oluşumu sırasında protrombinin trombine dönüşümünde görev yapan bir yardımcı protein olan proakselerinin aktif durumu.

Accelerin ingilizcede ne demek, Accelerin nerede nasıl kullanılır?

Proaccelerin : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kan pıhtısının oluşumu sırasında protrombinin aktivasyonuna iştirak eden yardımcı bir protein. faktör v. Proakselerin. Faktör v.

Accelerable : Hızlanabilen.

Accelerando : Hızlanarak. Accelerando. Aççelerando.

Accelerans : Akselerans. Hızlandıran, uyaran.

Accelerant : Pozitif katalizör. Kimyasal tepkime oluşumunu hızlandıran. Artıran. Hızlandıran.

Accelerated failure time model : Hızlandırılmış durma zamanı modeli.

Accelerated depreciation : Ağır işlerde kullanılması nedeniyle çabuk yıpranan durağan değerler için uygulanan aşınma payı. Büyük oranlı aşınma payı. Gittikçe çoğalan amortisman. Olağanüstü amortisman. Hızlandırılmış amortisman. Süratli aşınma. Mülkiyet değerinin ilk aktif olduğu yıllarda büyük ölçüde düşmesi (muhasebe). Sabit kıymetlerin çabuk aşınması.

Accelerate the pace : Hızlı gitmek. Tempoyu hızlandırmak. Hızı çabuklaştırmak.

Accelerated circulation : Tulumbalı dolaşım. Suyun döşemde tulumba yardımıyla dolaştırılması.

 

Accelerated aging : Hızlandırılmış yaşlanma. Eskime. Hızlandırılmış eskitme. Hızlandırılmış yaşlandırma işlemi.

İngilizce Accelerin Türkçe anlamı, Accelerin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accelerin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

 

Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Salkım ağacı. Mimoza. Akasya sakızı. Akasya.

Accelerin synonyms : abductor muscle, aardvarks, abo blood groups system, abiotic environment, a protein, abiotic factor.