Acidulate türkçesi Acidulate nedir

  • [#ekşit Ekşitmek].
  • Asitle.
  • Biraz ekşitmek.
  • Asitleşmek.
  • Ekşit.
  • Asitlemek.
  • Acılaştırmak.
  • Hafif asitli yapmak.
  • Belirli bir dereceye kadar asitleştirmek.

Acidulate ingilizcede ne demek, Acidulate nerede nasıl kullanılır?

Acidulated : Mayhoş. Ekşice.

Acidulated drops : Tartarik asitli pastil.

Acidulates : Ekşitmek. Asitlemek. Hafif asitli yapmak. Asitleşmek. Ekşit. Belirli bir dereceye kadar asitleştirmek. Acılaştırmak. Asitle.

Acidulating : Ekşitmek. Asitlemek. Acılaştırmak. Hafif asitli yapmak.

Acidulation : Hafif asitli yapma eylemi ya da süreci. Asitleştirme.

Aminoaciduria : Aminoasidüri. Hiperaminoasidüri.

Hyperaminoaciduria : Hiperaminoasidüri. İdrardaki amino asitlerin artması, aminoasidüri.

Acidulously : Aksi bir şekilde. Ekşice. Mayhoş.

Acidulousness : Mayhoşluk. Burukluk. Mayhoş olma durumu veya niteliği.

Aciduria : Asidüri. İdrarda asit bulunması. İdrarla asit atılması.

İngilizce Acidulate Türkçe anlamı, Acidulate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Acidulate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embitter : Körüklemek. Hırçınlaştırmak. Canından bezdirmek. Dünyadan nefret ettirmek. Gücendirmek. Hayata küstürmek. Üzmek. Ters ve huysuz yapmak.

Acidifying : Asitleştirme. Asitleşme. Asitleştirmek. Asitleşen. Asitleştiren.

 

Acid : Akü elektroliti. Ekşi. Acı (söz). Suda çözündüğünde hidronyum yükünü h3o+ veren kimyasalözdek. (yapısındaki hidrojenleri, baz kökleri ya da metallerle yer değiştirerek tuzları oluşturur, ph ölçeğinde 0-7 arasında değer gösterirler.) (bronsted) proton verme yatkınlığı olan kimyasal bileşik. (lewis) ortaklanmamış elektron çifti ya da çiftlerini almaya yatkın olan kimyasal özdek. Bir çözeltiye hidrojen iyonu veren, suda çözündüğü zaman hidrojen iyonları açığa çıkaran, bileşimindeki hidrojenin yerine herhangi bir mineral alarak tuz meydana getirebilen ve turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirme özelliği olan hidrojenli bileşim. Ekşime. Bir çözeltiye h+ iyonu (proton) çıkaran madde. Asitli. Asit gibi.

Acetify : Ekşimek. Asetikleştirmek. Asetik asit veya sirkeye dönüştürmek.

Acidified : Asitleştirmek. Asitlenmiş. Asitli.

Acetifies : Asetikleştirmek. Ekşimek. Asetik asit veya sirkeye dönüştürmek.

Acidify : Asitleştirmek. Asit yapmak. Asitlenmek. Aside dönüştürmek.

Acidic : Asit oluşturan. Yüksek oranda silika içeren. Asitsel. Aside benzeyen. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Asidik. Asitsi. Bir asidi içerme veya asitli olma durumu. asit benzeri ekşi tat. Asitli.

Acidulate synonyms : imbitter, cause to be bitter, acerbated, acerbate, acerbates, acidulates, clabbered, acidulating, clabbers, acetifying, acidifies, clabbering, change taste, acetified, cause to ferment, embitters, clabber, acerbating, sour.

Acidulate zıt anlamlı kelimeler, Acidulate kelime anlamı

Sweeten : Yumuşamak. Yumuşatmak. İticiliğini azaltmak. Tatlı yapmak. Pohpohlamak. Tatlanmak. Daha hoş yapmak. Şeker koymak. Tatlandırmak. Tatlılaşmak.

Acidulate ingilizce tanımı, definition of Acidulate

Acidulate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make sour or acid in a moderate degree. To sour somewhat.